14 Ağustos 2018 Salı

İleri Kitap

HİKAYE DEHASI – LISA CRON

Tarihte tekerleği kullanmamış büyük toplumlar vardır ancak hikâye anlatmamış hiçbir toplum yoktur.

- URSULA K. LE GUIN - 
Lisa Cron'un ilk kitabı olan “Wired for Story”nin ardından, bir hikâyeyle sahneye dayalı bir plan oluşturmak için yazım kılavuzu sayılabilecek bu kitabı, bilişsel hikâye anlatımı stratejilerinin nasıl kullanılacağını ortaya koyuyor.

Sonunda sadece bir sayfa elde edebilmek için kan ter içinde yüzlerce sayfa yazıp bir kenara atmak her yazarın en büyük korkusudur. Yazma topluluklarındaki geçerli bakış açısı, bu soruna dair sadece iki yol olduğunu söylüyor: Doğaçlama ve taslak oluşturma. Hikâye koçu Lisa Cron kariyerini, bu yöntemlerin neden işe yaramadığını ve beynimizin okuduğumuz her hikâyeden yararlanmak için ne yapması gerektiğini araştırarak geçirdi. Tüm bunları, nedenleri bilime dayanan güçlü kanıtlarla elde etti.

Cron, “Hikâye Dehası” adlı kitabında, bir fikrin ilk ışıltısından roman yaratma ve küçük bir fikirden büyük bir taslağa dönüştürme yolculuğuna dair detayları adım adım anlatıyor.

(Tanıtım Bülteninden)

KÜNYE: Hikaye Dehası, Lisa Cron, Sola Unitas, 2018, 320 Sayfa

ASKER DAHA FAZLA ELLIOT SMITH DİNLEMEK İSTEMİYOR – UTKU YILDIRIM

“İnsanın geçmişini tek başına inşa etmesi gerek, haliyle acısını da.”

Asker Daha Fazla Elliott Smith Dinlemek İstemiyor’da Utku Yıldırım zihninden, kendi gerçekliğinden fragmanlar sunuyor. Bu öykülerde eşyaların gizli tarihini, hayatın anlamını, kitapların sırlarını ortaya çıkarmaya çalışıyor. Yazarın dili iç sesi ile bütünleşiyor. Metinlerde bilinç akışını benzersiz bir biçimde kullanıyor. Hep bir arayışla, denemeyle geçen yaşamdaki “kez”lere ortak ediyor bizi.  Acının ve yenilginin karşısında her seferinde “belki bu kez başarabilirim” hissini güçlü tutmaya çalışıyor.

Utku Yıldırım bu ilk kitabıyla güçlü, üslup sahibi bir yazar olacağının sinyalini veriyor.

Elden ele dolaştıralım lütfen.

(Tanıtım Bülteninden)

KÜNYE: Asker Daha Fazla Elliot Smith Dinlemek İstemiyor, Utku Yıldırım, Dedalus, 2018, 102 Sayfa

DAHİ – KİM SLATER

Onlara her şeyi anlattım. Evsiz adamın bedeninin suda yüzen bir paçavra yığınına benzediğini anlattım. Polisin onun sarhoş olup suya düştüğünü zannettiğini anlattım. Onlara onun öldürüldüğünü düşündüğümü anlattım. Bir cinayet işlenmişti ama polis hiç umursamıyordu; ne de olsa ölen bir evsizdi.

Oysa Kieran’ın umurundaydı. Bir söz vermişti ve bir şeyi yüksek sesle söylediğinizde bunu gerçekten yapmanız gerekir. Küçük çocuk bu yüzden, güçlü gözlem yeteneği ve bildiği tüm dedektiflik sırlarını kullanarak Colin’e ve artık evlerine gelmeyen büyükannesine neler olduğunu öğrenmeyi kafasına koymuştu.

Ancak Kieran Woods gibi çizim yapmakta çok iyi, uyum sağlamakta çok kötüyseniz dedektiflik epey zordur. Bir de sadece sokakta değil, kendi çatınızın altında bile tehlikeli sırlar saklanıyorsa…

(Tanıtım Bülteninden)

KÜNYE: Dahi, Kim Slater, Çevirmen: Onur Kaya, Pegasus, 2018, 240 Sayfa

BİZİM ALZHEİMER HİKAYEMİZ – MERYL COMER

Alzheimer konusunda aktif olarak çalışan, Emmy Ödüllü televizyon muhabiri Meryl Comer, Bizim Alzheimer Hikâyemiz isimli bu kitabında, kocasının Alzheimer hastalığıyla mücadelesini ona sonuna kadar evinde bakmayı seçmiş bir eşin gözünden anlatıyor.

Meryl Comer’in kocası Harvey Gralnick’e 1996’da erken başlangıçlı Alzheimer teşhisi konduğunda, Ulusal Sağlık Enstitüsü’nde hematoloji ve onkoloji araştırmasını yönetiyordu. Meryl kocasındaki değişiklikleri fark ettiğinde ona teşhis konabilmesi için yıllarca mücadele ederken sevdiği insanın ve hayatlarının uğradığı değişimin her ânını yönetmek zorunda kaldı.

Yazar bu yıkıcı durumu ve onun hem hastalar hem de hasta yakınları üzerindeki etkilerini büyük bir dürüstlükle kaleme alıyor. Comer gündelik gerçekleri ve hasta bakımının getirdiği ağır ve yıpratıcı sorumlulukları ayrıntılarıyla anlatırken, yanlış anlaşılan bu hastalık ve onunla yaşamaya ilişkin herkesin bilmesi gereken doğruları kişisel deneyimleri yoluyla ortaya koyuyor ve bu sağlık krizine bir ışık tutuyor.

Kendisini Alzheimer hastalığıyla mücadele etmeye ve kamuoyunda bu konuda farkındalık yaratmaya adayan Meryl, “Yaptığım hiçbir şey aslında benimle ilgili değil; amacım kimsenin sonunun benim gibi olmamasını sağlamak,” diyor.

Bizim Alzheimer Hikâyemiz, hasta ya da hasta yakını olarak toplumun büyük kısmını hedefine alan Alzheimer hastalığı ve onun yol açtığı derin ve büyük hasarı anlamak için büyük bir içtenlikle kaleme alınmış en doğru kaynaklardan biri.

“Bizim Alzheimer Hikâyemiz, yaşlanma ve sevdiklerimize bakma ile ilgili bizim kuşağın düşüncelerine meydan okuyan fevkalade ve dokunaklı bir hikâye. Bakım, sevgi ve iyileşme üzerine muhteşem bir yolculuk.”

- Tom Rath- 

Çok satan Strenghts Finder 2.0, How Full Is Your Bucket, Strenght Based Leadership ve Eat Move Sleep kitaplarının yazarı

“Meryl Comer Bizim Alzheimer Hikâyemiz kitabında, Alzheimer hastalığını fevkalade ve hassas bir şekilde gün ışığına çıkarıyor. Kendi kişisel hikâyesi hepimize bilgi, ilham ve umut kaynağı oluyor. Kahramanlığı sayfalardan sıçrıyor ve gelecek nesilleri bu korkunç hastalığa karşı umutla motive ediyor.”

- Dr. David B. Agus - 

Güney California Üniversitesi Tıp ve Mühendislik Profesörü  Hastalıkların Sonu ve Uzun Ömrün Kısa Rehberi kitaplarının yazarı

“Adanmış bir destekçi olarak yaptığı çalışmalar ve erken başlayan, sonraki on yılda hastalığı hızla ilerleyen Alzheimer’lı kocasına yıllarca fevkalade bir şekilde bakan Meryl Comer 2004 yılında Sargent and Eunice Shriver Profiles in Dignity Ödülü’ne layık görüldü. Bizim Alzheimer Hikâyemiz’de Meryl rotada kalmanın gerçekten ne demek olduğunu gösteriyor.”

- Mark K. Shiver - 

Save the Children, Kıdemli Başkan Yardımcısı ve A Good Man: Rediscovering My Father, Sargent Schriver kitabının yazarı

“Kamuoyunda farkındalık yaratma amaçlı en heyecan verici ve yenilikçi programı yürüten Meryl Comer, 20 yıldan fazla bakıcılık deneyimiyle Alzheimer hastalığının her cephesinde gerçek bir yol açıcı. Tahrip edici hastalıkla yaptığı uzun ve dolambaçlı yolculuğun kaydını tuttuğu bu şahane yeni kitabın içinden yazarın ruhu yansıyor.”

- Dr. Rudy Tanzi - 

Çok satan Super Brain kitabının yazarı, Joseph P. and Rose F. Kennedy’de Nöroloji Profesörü, Massachusetts Genel Hastanesi, Harvard Tıp Fakültesi
“25 yıldan daha uzun bir süredir Alzheimer hastalığını inceleyen doktor-biliminsanı ve 99 yaşında Alzheimer demanslı bir annenin oğlu olarak bu kitabı Alzheimer bakımının azap dolu konularıyla boğuşan herkese tavsiye ederim.”

- Dr. Michael E. Wiener - 

San Francisco, California Üniversitesi, Radyoloji Profesörü

(Tanıtım Bülteninden)

KÜNYE: Bizim Alzheimer Hikayemiz, Meryl Comer, Çevirmen: Esengül Ayyıldız, Paloma Yayınevi, 2018, 216 Sayfa

FAYDASIZ BİLGİNİN FAYDASI – ABRAHAM FLEXNER

Merak ve hayal gücü bilgiden önemlidir!

Cep boy tasarımıyla dikkat çeken Faydasız Bilginin Faydası, Delidolu'nun kurmaca dışı kitaplar koleksiyonunun "Ne Yapmalı?" başlıklı alt dizisindeki yerini alıyor. 
İleri Araştırmalar Enstitüsü’nün kurucusu Abraham Flexner’in 1939 tarihli, zamanının çok ötesindeki makalesi Faydasız Bilginin Faydası, şu an enstitünün başkanlığını yürüten Robbert Dijkgraaf’ın özgür düşünce ve merak temelli engelsiz araştırma üzerine yazdığı önsözle sunuluyor.

Flexner’in, insan merakı üzerine yaptığı gözlemlerinin bugünün, hatta yarının dünyası için ne kadar yerinde ve güncel olduğuna dikkat çeken Faydasız Bilginin

Faydası, özgür ve bağımsız araştırmanın önemini vurgulayarak, pek çok buluşun bu temele dayandığını hatırlatıyor.

Albert Einstein, Carl Friedrich Gauss, James Clark Maxwell neden hâlâ yaşayan efsaneler olarak adlandırılıyor? Günlük yaşantımıza en ufak katkısı olmayan kuramların bize ne faydası var? Oysa pek çok buluşun temeli, ne işe yaradığı bilinmeyen, yararsız bilgi niteliğindeki bir başka keşfe dayanır. Bütün ömrünü, yaşadığı yüzyılın çok ilerisindeki bir hayatı düşleyerek geçiren Abraham Flexner, bu makalesinde, basit araştırmaların sınır tanımaz bir hayal gücü ile buluştuğunda ne denli büyük keşiflere evrilebileceğini gözler önüne seriyor. Abraham Flexner’in izinden yürüyen Robbert Dijkgraaf, “Yarının Dünyası” başlıklı önsözünde yaptığı analizlerle Flexner'in derin çalkantılarla ve endişeyle dolu bir zamanda yazdığı Faydasız Bilginin Faydası isimli makalesini emsalsiz bir zaman kapsülü olarak nitelendiriyor. 

Düşünce özgürlüğü, bilginin ilerlemesinde sadece bir araç değil, demokrasi ve hoşgörünün temel unsuru olarak da insan refahı için vazgeçilmez önemdedir. Özgür araştırma, ruhu yüceltir ve aşina olduğumuz şeylere yeni bir açıdan bakmamızı sağlar. Yani, dünyamızı gerçek anlamda değiştirir. Flexner’in ifadesiyle, “İnsan ırkının gerçek düşmanı, haklı ya da haksız, korkusuz ve sorumsuz düşünür değildir. Gerçek düşman, insan zihnini, kanatlarını açmaya cüret edemeyeceği bir kalıba sokmaya çalışan kişidir.”

 

(Tanıtım Bülteninden)

KÜNYE: Faydasız Bilginin Faydası, Abraham Flexner, Çevirmen: Mehmet Abayrak, DeliDolu Kitap, 2018, 76 Sayfa