20 Eylül 2018 Perşembe

İzel Sezer / @izelsezer

İstanbul Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ndeki 115 hamile çocuk skandalını ortaya çıkaran Ş.İ.N.’nin avukatı Erkan Akça, dava sürecini ve geçen hafta yapılan ilk duruşmada yaşanan gelişmeleri İleri Haber’e anlattı.  

Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde hastane personeli Ş.İ.N. tarafından 5 ayda, yaşları 18’in altında olan 115 çocuğun hamile olduğu saptanmış, çocukların emniyete ve savcılığa bildirilmediği belirlenmişti. Konuyla ilgili açılan davanın ilk duruşmasının ardından Ş.İ.N.’nin avukatı Akça, mahkemenin kararını İleri’ye değerlendirdi.

İLK DURUŞMADA NE OLDU?

Küçükçekmece Başsavcılığı’nın çocuk istismarı skandalıyla ilgili yürüttüğü soruşturmada Başhekim Yardımcısı A.A. ve Sosyal Hizmet Uzmanı N.D. hakkında açılan davanın ilk duruşması geçtiğimiz hafta görüldü. İlk duruşmada, sanıkların yurt dışı çıkış yasakları kaldırılırken, skandalı ortaya çıkaran uzman hakkında ise ‘zorla getirme kararı’ çıkarıldı. Mahkemeye, davanın sanıkları Başhekim Yardımcısı A.A. ve Sosyal Hizmet Uzmanı N.D.’nin skandal savunmaları damga vurdu.

‘KENDİNİ AKLAMAK İÇİN HERKESİ FETÖ ÜYESİ OLMAKLA SUÇLUYOR’

Sanıkların savunmalarını değerlendiren Av. Erkan Akça, sanık A.A.’nın ifadesinde Ş.İ.N.’yi FETÖ üyesi olmakla suçlamasına “Başhekim Yardımcısı’nın şu ana kadar 15-20 tane farklı insanla ilgili “bunlar FETÖ üyesidir” şeklinde başvurusu var ve bu insanlar birçok hastanenin başhekimi, başhekim yardımcısı ve uzman doktorları” yanıtını verdi.

“Bunlara ilişkin elimizde takipsizlik kararları da mevcut ve A.A. birçok kişiyle ilgili tazminat davasıyla karşı karşıya kalacak” diyen Akça şöyle devam etti: “Buna ilişkin ilk andan itibaren müvekkilimle ilgili “FETÖ üyesidir” diyor ama şu ana kadar hakkımızda başlatılmış bir soruşturma mevcut değil ve bize gelen bir bilgi yok. Buyursunlar, araştırsınlar. Bunun tamamen insanların kendini aklama çabası olduğunu düşünüyorum.”

‘SANIK N.D. İFADESİNDE O TARİHE KADAR GÖREVLİ OLDUĞUNU KABUL ETTİ

Davadaki bir diğer sanık N.D.’nin skandalın yaşandığı tarihte görevli olduğunu kabul ettiğine dikkat çeken Avukat Akça, “Sanık N.D. ifadesinde ‘ben 9 Mayıs’ta görevimden ayrıldım, ondan sonraki tarihte Ş.İ.N. görevliydi’ demiş. Zaten dosyaya bakarsanız 1 Ocak ila 9 Mayıs arasındaki kayıtlarla ilgili bir araştırma yapılmış durumda. Zaten 9 Mayıs’ta görevinden ayrıldığını kabul ederek, o tarihe kadar görevli olduğunu da kabul etmiş oluyor” dedi.

‘Ş.İ.N. BU SÜREÇTE PSİKOLOJİK BASKIYA MARUZ KALDI’

Skandalı ortaya çıkaran müvekkilinin görev yerinden sürgün edilmekle kalmayıp, süreç boyunca psikolojik şiddet gördüğünü de anlatan Akça, 
“Müvekkilim Ş.İ.N. bu olayların ardından Toplum Ruh Sağlığı Merkezi’ne sürüldü. Belli dönemlerde izin istediğinde izin verilmiyor, sabah geldi mi diye oradaki görevli personele soruluyor. Akşam çıkarken erken mi çıktı, zamanında mı çıktı diye sürekli personele soruluyor. Sürekli psikolojik bir baskı söz konusu” bilgisini verdi.

ÖDÜL GİBİ TAYİN: ‘YORUMU SİZE BIRAKIYORUM’

Avukat Akça, davanın sanıklarından Başhekim Yardımcısı A.A.’nın tayinine ilişkin ise şunları söyledi: “Söz konusu davada Başhekim Yardımcısı olan sanık A.A. daha önce de haberlere konu oldu. Kendisinin başka bir hastaneye tayini çıktı. Gerçi başka hastane dediğim hastane de Lepra Deri ve Zührevi Hastalıklar Hastanesi. Lepra hastanesi başhekimi ise söz konusu sanık hakkında soruşturma izni verilmemesi yönünde valiliğe görüş bildiren bir şahıs. Ortada böyle birtakım olaylar var, bunun yorumunu size bırakıyorum.”