20 Ağustos 2018 Pazartesi

Meryem Yıldırım / @meryem_yildrim

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG) 12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Günü kapsamında Türkiye’de çocuk işçiliğin geldiği durum, hükümet politikaları ve çocuk işçi cinayetlerine ilişkin bir rapor hazırladı.
 

Türkiye’de de vahim bir tablo sergileyen verilere göre, 2015 yılı itibariyle yarısından fazlası tarımda olmak üzere dünyada 168 milyon çocuk çalışıyor. Bu çocukların önemli bir kısmı çok kötü ve tehlikeli işlerde çalışırken, eğitim hakkından da yoksun bırakılıyor.


2 MİLYONUN ÜZERİNDE ÇOCUK İŞÇİ!

Türkiye’de ise resmi olmayan rakamlara göre 2 milyonun üzerinde çocuk işçi bulunuyor. Raporda, çocuk işçilik konusunda önlem alınmadığı gibi çocuklara giderek daha çok güvencesiz ve kötü çalışma koşulları dayatıldığı kayıt altına alınarak, çocuk işçiliğin gün geçtikçe daha tehlikeli işlerde yapıldığı ve çocuk iş cinayetlerinin arttığına dikkat çekildi.

AKP’NİN ÇÖZÜMDEN ANLADIĞI

Konuya ilişkin AKP hükümetinin 2018 yılını “Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Yılı” ilan ettiği hatırlatılan raporda, 2013 yılının başından AKP hükümetinin “Çocuk İşçilikle Mücadele Yılı” ilan ettiği 2018’in ilk 5 ayına kadar en az 319 çocuk işçinin hayatını kaybettiği aktarıldı.

OKUL HARÇLIĞI VE AİLEYE DESTEK OLMAK İSTERKEN ÖLÜYORLAR

En fazla ölümlerin Mayıs ayı ile Ağustos aylarında yaşandığı belirtilerek, okul masraflarını sağlamak ya da aile geçimine katkıda bulunmak üzere gündelik ya da geçici işlerde çalışmak zorunda olan çocuk işçi cinayetlerinde bu dönemler büyük bir artış görüldüğü aktarıldı.

ÖLÜMLERİN EN FAZLA GÖRÜLDÜĞÜ İLLER

İSİG raporuna göre, çocuk iş cinayetlerinin en fazla yaşandığı üç il sırasıyla Adana, Şanlıurfa ve Gaziantep. En fazla çocuk iş cinayeti yaşanan illerin mülteci nüfusun da yoğun olduğu iller olması dikkat çekiyor. En fazla çocuk iş cinayeti yaşanan Adana’da 5,5 yılda 24 çocuk çalışmak zorunda olduğu için hayatını kaybederken, onu 19 ölümle Şanlıurfa, 18 ölümle Gaziantep 15 ölümle İstanbul, 14 ölümle Konya’nın izledi.

29’U MÜLTECİ

Yaşamını yitiren 319 çocuk işçiden 29’unun göçmen çocuklar olduğu öğrenildi. Mülteci çocukların ölüm oranının yüksek olmasının nedeninin ise hem çok daha tehlikeli işlerde çalışmak zorunda kaldıklarını hem de mülteci çocuklara yönelik şiddetten kaynaklandığı belirtildi.

KIZ ÇOCUK İŞÇİ ÖLÜMLERİ, KADIN İŞÇİ ORANINDAN FAZLA

Çocuk iş cinayetlerinde ölen kız çocuklarının oranının ise yüzde 16 olduğu, bu oranın da genel iş cinayeti verilerindeki kadın işçi oranından fazla olduğu tespit edildi. Bunun da kız çocuklarının özellikle tarım sektöründeki yoğun sömürüye maruz kalmasından kaynaklandığı vurgulandı.

EN FAZLA ÖLÜM TARIMDA

Çocuk işçiler en çok, çocukların işçilerin yarıya yakının çalıştığı tarım sektöründe hayatını kaybetti. Ücretsiz aile işçiliğinin ve küçük yaşta çalışmanın yaygın olduğu tarım sektörü aynı zamanda 50 ve daha az işçi çalıştıran tarım işletmeleri bakımından denetlenmenin dışında bırakılan ve yaptırım uygulanmayan sektör. Raporda, en çok çocuk istihdamının olduğu ev hizmetleri ve 3 kişinin çalıştığı işyerleriyle birlikte tarımın da İş Kanunu’nun kapsamı dışında- dolayısıyla denetlemenin dışında- bırakılmasının çocuk emeğinin daha fazla sömürüsüne göz yumma politikası olduğu vurgulandı.

İNŞAATTA, MADENDE, ATÖLYELERDE, TAMİRHANALERDE…

Tarımdaki çocuk iş cinayetlerini yüzde 12 ile inşaat sektörü takip etti. Sanayide, madenlerde, taş ocaklarında, küçük atölye ve işletmelerde, tamirhanelerde ve sokaklarda çalışan çocuk işçiler trafik kazalarında, boğularak, yüksekten düşerek ya da ezilerek hayatlarını kaybetti.

100’ü 14 YAŞ ALTINDA

İş cinayetinde yaşamını yitiren 319 çocuktan 100’ünün 14 yaş ve altında olduğu belirtildi. Çalışması yasal olan 15 yaşın üstünde çocukların da kimya, metal gibi ağır ve tehlikeli olup çalışması kanunen yasak işlerde de çalıştırıldığı kaydedildi.

YASAL KILIF ALTINDA SÖMÜRÜ

Yasak çalışmanın yanı sıra Türkiye’de yasal kılıf altında “meşrulaştırılan” çıraklık ve stajyerlik de “mesleki eğitim” adıyla çocuk emeğini sömüren yaygın çalıştırma biçimleri olduğu biliniyor. Çıraklık ve stajyerlik yapan çocuklar, işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerinden uzak, sosyal güvenlik korumasından uzak bir biçimde çoğu zaman yetişkinlerle aynı iş yaptırılarak çalışmaya mecbur bırakılıyor.

İKTİDARIN PROGRAMI SORUNU ÇÖZMEDİ, KANGREN ETTİ

“Çocuk İşçilikle Mücadele Yılı” töreninde çocuk işçilerin yerinin işyeri değil okul olduğunu söyleyen patron temsilcilerinin bu durumdan sonuna kadar istifade ederek işveren teşviklerinden yararlanıp, MEB ile protokoller imzalayarak çocuk işçi ordusunu asgari ücretin çok altında ücretlerle çalıştırıldığı kaydedildi. Bu konuda yapılan yasal düzenlemelerin tümünün, çıraklık ve stajyerliğin artmasına vesile olduğu, çocuk işçilerin çalışma koşullarını daha da ağırlaştırdığının altı çizildi.

‘İSTİHDAM SEFERBERLİĞİ’ ÇOCUK İŞÇİLER İÇİNMİŞ

 

Raporda dikkat çekilen en önemli noktalardan biri ise hükümetin sözde 1 milyonun üzerinde olan “istihdam seferberliği”nin istatistiklere eklenen stajyer, çırak ve kursiyerlerden oluştuğu kayıt altına alındı.

1,5 MİLYON STAJYER

Bugün sayısı 1,5 milyona yaklaşan stajyer-kursiyer-çırak sömürüsüne ve çocukların diğer alanlarda çalıştırılmasına, 4+4+4 eğitim sisteminin de neden olduğu vurgulandı.

Çocuk işçiliğinin ve çocuk iş cinayetlerinin önlenememesinin nedenlerinden birinin de sorumlulara ve faillere dönük cezasızlık politikası olduğu işaret edildi. Yapılan soruşturmaların eksikliği, yargılama sürecinde yargı organlarının “yanlış” ve yanlı değerlendirmeleri, asıl sorumluların yargılanmaması, baskı ve yıldırma süreçleri ile yaşamını yitiren, zarar gören çocukların ailelerinin anlaşma yolunu seçmek zorunda bırakılmaları ve yargı sürecinin uzunluğu da çocuk emeğinin sömürüsünü daha da katmerleştirdiği belirtildi.

TALEPLER: ÇOCUK İŞÇİLİK YASAKLANMALIDIR!

Verileri hazırlayan Ankara İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi raporun sonunda Çocuk İşçilikle Mücadele Günü olan 12 Haziran kapsamında çocuk işçiliğe ilişkin şu taleplerin yerine getirilmesini istedi:

- Ucuz çocuk işgücünü teşvik eden ve bunun altyapısını oluşturan eğitim sistemi ve eğitim politikalarına sona verilmelidir.

- Çocuk emeğiyle ilgili veriler bilimsel, güvenilir ve düzenli bir şekilde yayınlanmalıdır.

- Kayıt dışı çocuk işçi çalıştırılan kişi ve kurumlara göz yumulmamalı, caydırıcı cezalar verilmelidir.

 - Yasa dışı çocuk işçi çalıştırmayı önlemeye yönelik tedbirler alınmalı, denetimler etkin ve sıkı bir şekilde yapılmalı, ilgili mevzuatlar yürürlüğe koyulmalıdır.

 - Çocuk işçilik yasaklanmalıdır.

ÇOCUK ‘SAVCIDAN’ TALİMAT: ÇOCUK İŞÇİ ÇALIŞTIRMAYIN!

Bodrum'da geçtiğimiz yılki 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı nedeniyle Cumhuriyet Başsavcısı Barış Duman'ı ziyaret eden Hüseyin Turgut Karabağlı Ortaokulu öğrencilerinden Egehan Uslu, makam koltuğuna oturarak, savcılık cübbesi giymişti. Başsavcılık makamına oturan Egehan Uslu, Başsavcı Duman'ın "Başsavcı olsan ne yapılmasını isterdin?" sorusu üzerine "Polisi ve belediye zabıtasını arayarak çocuk işçi çalıştırılmasının ve dilencilik yapmalarının önlenmesini, hepsinin okullu olmasının sağlanmasını isterdim" diyerek hafızalara kazınmıştı.