21 Eylül 2018 Cuma

Nazlı Eda Piyade @nazliieda

Tutuklu öğrenci sayısının her geçen gün arttığı AKP iktidarında bir tutuklama kararı da ODTÜ’lü öğrenciler için verildi.

Erdoğan’ın bitmeyen ODTÜ öfkesi ve yandaşların hedef göstermesi sonucu mezuniyet töreninde taşınan pankartlar tutuklama sebebi gösterildi. Tören sırasında özel güvenliklerin saldırısına uğrayan, ‘Tayyipler Alemi’ isimli pankartı taşıyan öğrenciler önce evleri basılarak gözaltına alındı ve 4 günlük gözaltı süresinin ardından çıkarıldıkları nöbetçi mahkemece dün tutuklandılar.

Öğrencilerin tutuklanmasını değerlendiren Ankara Barosu Başkan Yardımcısı Avukat Erinç Sağkan, öğrencilerin gözaltından tutuklamaya giden süreçte neler yaşandığını İleri Haber’e anlattı.

‘EV BASKINIYLA GÖZALTINA ALINMALARININ UYGULAMADA YERİ YOK’

Gözaltı aşamasından tutuklama kararına kadar olan süreçte usulsüzlük yaşandığını anlatan Avukat Sağkan, öğrencilerin evleri basılarak gözaltına alınmalarının doğru olmadığını söyledi. Öğrencilere yöneltilen ‘cumhurbaşkanına hakaret’ suçlamasında işlemesi gereken sürecin ifadeye çağrılıp, ifadeler bittikten sonra işlemlerin tamamlanması olması gerektiğini kaydeden Sağkan, ev baskınıyla gözaltına alınmalarının uygulamada yeri olmadığını vurguladı.

‘4 GÜNLÜK GÖZALTI SÜRESİ HUKUKLA AÇIKLANABİLİR BİR ŞEY DEĞİL’

İfadeler tamamlandıktan sonra gözaltı süresinin 4 güne uzatılmasına ise “Tamamen hukuka aykırı” diyen Avukat Sağkan, kendilerine gösterilen ‘şüpheli sayısının çokluğu, delillerin henüz toplanmamış olması’ gerekçelerini tamamen yapay bulduğunu belirterek, 4 günlük gözaltı süresi için ‘hukukla açıklanabilir bir şey değil’ dedi.

‘MAHKEME TUTUKLAMA KARARI VEREBİLMEK İÇİN GERÇEK DIŞI GEREKÇE ÜRETTİ’

Mahkemenin tutuklama kararını dayandırdığı gerekçeleri ”Kesinlikle gerçek dışı ve kabul edilemez” bulduğunu söyleyen Avukat Sağkan bu gerekçeleri şöyle değerlendirdi: “Mahkeme ‘şüphelilerin’ yakalanarak gözaltına alınması ve ‘kaçma şüphesi barındırmaları’ gerekçeleriyle tutuklama veriyor. Fakat öğrencilerin yakalanarak gözaltına alınması gibi bir durum yok, haklarında çıkarılmış bir yakalama kararı da yok. Evlerinden gözaltına alınan öğrencilerin yakalanması gibi bir şey söz konusu olamaz. Mahkeme tutuklama kararı verebilmek için bu gerçek dışı gerekçeleri önümüze sürdü.”

‘BİR HUKUK DEVLETİNDE 10 DEĞİL 1000 YIL DA GEÇSE CEZA VERİLEMEZ’

‘Cumhurbaşkanına hakaret’ suçlaması içerdiği iddia edilen pankartla ilgili de konuşan Sağkan “Bu karikatürle ilgili 2006 yılında beraat kararı var. Aradan 10 sene geçmesi bunu değiştirmez. Hukuk evrenseldir. Aynı gerekçeyle şu an bu insanların tutuklanması söz konusu olamaz.  Aradan 10 değil 1000 sene de geçse burası hukuk devletiyse kimseye ceza verilmemesi gerekiyor” diye konuştu.

İTİRAZ EDECEKLER

Bir sonraki dava tarihinin de henüz belli olmadığını bildiren Avukat Sağkan, tutuklama kararına hukuk yoluyla itiraz edeceklerini fakat yargı bağımsızlığının söz konusu olmadığı bir dönemde itiraz yollarıyla bir yere varılamadığını ekledi.

‘ARTIK HİÇBİRİMİZİN HUKUKİ GÜVENCESİ YOK’

“Bu kararla Türkiye’nin bir hukuk devleti olmadığı bir sefer daha ilan edilmiştir” diyen Sağkan sözlerini şöyle noktaladı: “Hakimler ve savcılar baskı altındadır ve yargı savunma makamı hariç tüm bağımsızlığını yitirmiştir. Artık hiçbirimizin bir hukuk güvencesi bulunmamaktadır.”