23 Eylül 2018 Pazar

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin "erken seçim" çağrısıyla ilgili olarak  Erdoğan'ı işaret ederek "Ana aktörü bekleyelim" dedi. Kılıçdaroğlu, seçim atmosferine girildiğini belirterek "Seçim' diyorlar, gelecek inşallah" ifadesini kullandı. 

Şimdi seçim atmosferine girdik diyen Kılıçdaroğlu, "Sizi yine kandırmaya çalışacaklar. Cehenneme giden yoldaki taşlar iyi niyet taşları ile doludur. Sözlerinde durmadılarsa demokraside haklarını vereceksiniz" ifadelerini kullandı.

'OY VERME KARDEŞİM'

"Oy verme kardeşim oy verme. Sana söz verip sözünü tutmayan partiye oy verme. Biliyorum şimdi seçim atmosferine girdik. Bunlar mahalle mahalle gezecekler. Yine sizi kandırmaya çalışacaklar. Bir sözü sakın unutmayın, cehenneme giden yollar iyi niyet taşlarıyla döşelidir. Varsa hakkınız, hakkınızı arayacaksınız. Söz mü verdiler? Takip edeceksiniz. Sözlerinde mi durmadılar? Kapının önüne koyacaksınız, 'Bundan sonra size oy yok' diyeceksiniz."

'BİR KIZIMIZ ATANAMADIM DİYE İNTİHAR ETMİŞ'

Kılıçdaroğlu'nun konuşmasından satır başları şöyle:

"Atanamayan bir kızımız atanamadım diye intihar etmiş. Bunun için söylüyorum, vallahi de billahi de bunların yatacak yeri yok. Ülkede sorunlar yumağı var. Astsubaylar diyor ki; Mevcut hükümet bize söz verdi. Görev tazminatı ve intibaklarını yapacağız dediler. Astsubaya haklar vereceğiz diye söz verdiler diyor. Biz de 100 binlerce kişi oy verdik. 100 gün için vaat verdiler. 3 yıl geçti hala sözünü tutmadılar. Kendimizi kandırılmış gibi hissediyoruz diyor. Sen öyle düşünme kandırıldın. Bunlar oy aldıktan sonra 5 sene yanımıza yaklaşmayın diyorlar. Biz söz verirsek yaparız. Size yaparsak herkes istiyor. Sandık geliyor, sandıkta dersini vereceksin. Demokrasinin ne olduğunu öğrenecekler."

'SENİN TAPUNU VERMEYECEĞİM'

"Meşhur bir zat var ya, nasırına basılmış gibi bağırmış; bay Kemal, tapusuz yerlere tapu dağıtacakmış diye. Evet, dağıtacağım. 50 yıldır orada oturuyorsa anasının ak sütü gibi helaldir. 

Vatandaşın eviyle uğraşıyor. 50 yıldır orada oturuyor. Kendisi lüks sarayda oturuyor ya, o da kaçak. Vatandaşın tapusunu vereceğim, senin tapunu vermeyeceğim. Üstelik oturduğun yer haramdır, haram. İsraf haramdır. İslamın temel kurallarından birisidir, israf haramdır denir."

'KENTSEL DÖNÜŞÜMÜ BİLE YAPAMAYAN TÜRKİYE'Yİ YÖNETEMEZ'

"Her alanda çuvallıyorlar, bir kentsel dönüşümü bile yapamayan yönetim, Türkiye'yi yönetemez. Valla bizim Çad Belediye Başkanımızı getirsinler, vallahi bunlardan çok güzel yönetir. En küçük beldemizi söylüyorum Erzurum'daki. Vatandaşımız huzur içinde evinde oturacak, parkına gidecek. Bunlar yapılamaz mı? Çok da güzel yaparız."

'SEÇİM OLACAK İNŞALLAH'

"Seçim diyorlarsa, gelecek inşallah. Ve bunları göndereceğiz. Bunları dış güçler yapıyorsa senin fonksiyonun ne kardeşim, sen devleti nasıl yönetiyorsun? Badem sütü içmek mi senin fonksiyonun? Bunlar artık devleti yönetemiyor, gidemiyorlar da. Onların sözcüsü konuştu, seçime gidelim diye. "Bu ülkeyi doğru dürüst yöneticilere ihtiyacımız var. Her kuruşun hesabını veren yöneticilere ihtiyacımız var. Biz yönetemiyoruz artık" dedi. Niye yönetemiyorlar? Şu acı bir fotoğraf, Sakarya'da üniversite mezunu Cemal'in fotoğrafı. Niye hastaneye gitmiyor biliyor musunuz?"

İHH'YA: BUNLAR DA PARA PEŞİNDE

"Ben bunları söylüyorum, Erdoğan tam tersini yapıyor. "Bombalayın" diyor, "Biraz daha bombalayın" diyor. Masum insanların bombalanmasını isteyenlerin kafadan sağlık sorunları vardır arkadaşlar. Bunların bir de derneği var arkadaşlar, İHH. "Daha çok insan ölmeliydi" diyorlar. Gazze'ye Mavi Marmara'yı götürdü bunlar. Dokuz kişi öldü, bunlar ölülerine bile sahip çıkmadılar. Bir ara birisi kalkıp bir şey söylemek istedi, Erdoğan "Size verdiğimiz desteğin farkında mısınız" dedi, sustular. Bunlar da paranın peşindeler. 20 milyon dolara Türkiye'nin itibarını sattılar Gazze'de."

ERDOĞAN'A POSTAL YANITI

"Ben postalı da parkayı da 1968'de giydim. (Erdoğan'a) Sen 6. filonun önünde secde ederken ben ülkenin bağımsızlığını savunuyordum. Bana parka ve postal verecekmiş, elinde fazla varsa oğullarına ver, gönder askere. Eğer yoksa benim oğlum askerden dönüyor onunkileri yollayalım."