22 Eylül 2018 Cumartesi

İleri Haber

KHK mağduru akademisyenler tarafından yazılan öykülerden oluşan “Akademisyenlerden KHK Öyküleri” yayımlandı.

Kitapta, barış talep ettikleri için KHK ile işlerinden edilen akademisyenlerin kişisel hikâyeleri yer alıyor.

Kitapta öyküleri bulunan yazarlar şöyle:

Didem Dayı, Ahmet Özdemir Aktan, Serdar Ulaş Bayraktar, Filiz Arıöz, Kuvvet Lordoğlu, Ferda Fahrioğlu Akın, Gül Köksal, Cenk Yiğiter, Özgür Müftüoğlu, Tolga Tören, Nilay Etiler, Mustafa Oğuz Sinemillioğlu, Hafize Öztürk Türkmen, Nejla Kurul, İbrahim Kaboğlu

Kuvvet Lordoğlu tarafından yayına hazırlanan kitapta yazar Sema Kaygusuz, Ercan Kesal ve Burhan Sönmez’n görüşleri de yer alıyor.

SEMA KAYGUSUZ: BARIŞ FİKRİNİN NELERE MAL OLDUĞUNA TANIK OLACAKSINIZ

“Fikirlerinden ve ruhsal donanımlarından başka hiçbir şeyleri olmayan Barış Akademisyenleri’nden, özel tarihlerini kaleme alan on beş yazarın anlatısını okurken barış fikrinin nelere mal olduğuna, hayatların nasıl başa yıkıldığına içeriden tanıklık edeceksiniz. Ama payınıza düşen sadece tanıklık değil. Mağdurun saf haysiyetinden doğan bu kitapta asıl işiteceğiniz şey, hepimizin hakkı olan uygarlığın dili olacak.”

ERCAN KESAL: CESARETİ YAZDIKLARIYLA SÜRDÜRMÜŞLER
“Bu kitabın içindeki öykülerin sahipleri, isimleri ve imzalarıyla sundukları cesareti şimdi yazdıklarıyla da sürdürmüşler. Homeros’tan bu yana bitmeyen bir dileğin ve umudun temsilcisi olarak şunları söylüyorlar: Başımıza gelenler, bizden sonra da bu dünyayı yaşamaya devam edecek çocuklarımızın dilinde şiir ya da şarkı olacaktır. Öykülerimiz çocuklarımızın söyleyeceği şarkıların kelimelerini taşıyorlar. Öyle okuyun!”

BURHAN SÖNMEZ: HER BİR HİKAYE BÜYÜK BEDELLERİN TASVİRİ
Sokrates’ten Bruno’ya, Behice Boran’dan Server Tanilli’ye, düşün dünyası onurlu adlarla doludur. Şu günlerde biz de tarihi anlama sahip süreçlerden geçiyoruz. Aynı iktidar hırsı hüküm sürüyor ve aynı onurlu sesler buna itiraz ediyor. Bu kitapta, itiraz edenlerin sesi yer alıyor. Günlük hayatların sıradan ayrıntıları, küçük beklentileri anlatılıyor. Her bir hikâye ve her bir kelime, büyük bedellerin tasviridir. Açlıklar, ağlayışlar, üzüntü ve öfkeler, daha iyi bir geleceğe olan umuda bağlanıyor. Kim yok edebilir o umudu?