20 Eylül 2018 Perşembe

KESK Yürütme Kurulu 24 Haziran seçim sonuçlarına ilişkin bir değerlendirme yayımladı. KESK Yürütme Kurulu, 24 Haziran seçimlerinin her boyutuyla daha uzun süre değerlendirmeye ve kafalardaki soru işaretlerini açıklığa kavuşturulmaya muhtaç nitelikte olduğunu belirtti.

Açıklamada, diğer tüm seçimlerin aksine bu seçimlerde istifa ettirilmeyen İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun sürekli kışkırtıcı bir rol oynadığı, iktidar tarafını mağdur, muhalefeti ise saldırgan taraf olarak lanse ettiği kaydedildi. Yaşamın her alanında yaratılan gerilim, kutuplaşma ve şiddetin seçim sürecinde iyice tırmandırıldığı belirtildi.

Açıklamada, yaşanan bütün baskılara karşın nüfusun yarısının yeni rejimi onaylamadığı bir toplumsal gerçeklik ve iradenin açığa çıktığının altı çizildi.

SORU İŞARETLERİ AÇIKLIĞA KAVUŞTURULSUN

KESK Yürütme Kurulu tarafından yayımlanan yazılı açıklamada, “Baskın seçim kararı alarak muhalefeti hazırlıksız yakalamak isteyen AKP ve MHP iktidar bloğu kamunun tüm gücünü 24 Haziran gecesi de kullandı. YSK’dan önce seçim sonuçlarını açıkladı, zaferini ilan etti. İkinci tura kalması beklenen, öngörülen Cumhurbaşkanlığı seçimi Anadolu Ajansı’nın 3 gün önce teknik arıza sonucu ekranlara yansıyan sonucun neredeyse aynısına yakın bir oranla ilk turda Recep Tayyip Erdoğan lehine sonuçlandı. Ancak AKP 16 yıldır ilk kez Mecliste azınlık pozisyonuna düştü.

Seçim ve sandık güvenliği için muazzam bir seferberlik yaşandı, yüzbinlerce sandık görevlisi, müşahit seçim güvenliği için olağanüstü bir emek harcadı. Adil Seçim Platformu bu seferberliğin en önemli parçası oldu. Başta Urfa olmak üzere birçok ilde yaşanan ihlallere karşı hukuki girişimlerde bulunmasına rağmen siyasi partilerin bilişim uzmanları tarafından kurulan sistemin 24 Haziran gecesi işlememesi nedeniyle bir kez daha şaibeli durumlar netleştirilemedi ve beklentiler karşılanamadı.

24 Haziran seçimleri her boyutuyla daha uzun süre değerlendirmeye ve kafalardaki soru işaretleri açıklığa kavuşturulmaya muhtaç niteliktedir

"Reis”e göre uyarlanmış, Türkiye tipi başkanlık rejimi yürürlüğe girmiş olup, 1923’te ilan edilen rejim sona ermiştir. Artık Meclis üyelerinden oluşan ve seçimle gelen Hükümet değil, Başkanın atadığı kişilerden oluşan, biçimsel de olsa güven oylamasına dahi sunulmayan Hükümetlerle yönetilen bir ülke gerçekliği ile karşı karşıyayız." denildi.

GEZİ RUHU TOPLUMUN UMUDU

AKP’nin 1 Kasım seçimlerine oranla oy kaybettiği ve Mecliste çoğunluğu yitirdiği vurgulanan açıklamada şunlar yer aldı: “Yeni rejimin temel karakteri faşizmdir ve faşizme karşı mücadele Meclis ile sınırlandırılamaz. Faşizm esasen sokakta, işyerlerinde, alanlarda, yaşamın içinde geriletilebilir, yenilebilir. Biliyoruz ki, kazandıkları Pirus zaferinden öte değildir. En güçlü göründükleri anda bile zayıflar, güçsüzler. Çünkü haksızlar…

24 Haziran’da tüm yetersizliklere, yanlışlara ve eksiklere rağmen en az nüfusun yarısının yeni rejimi onaylamadığı bir toplumsal gerçeklik ve irade açığa çıkmıştır. Gezi ruhunu bir kez daha gösteren insanlar bu toplumun umududur. Bu umut, düşmanlaştırmaya, kutuplaştırmaya geçit vermemiştir. AKP’nin dayattığı tekçi, otoriter, dinci-gerici, mezhepçi ve etnik politikalar özünde onaylanmamıştır. Tüm baskılara, gözaltı ve tutuklamalara, kayyum politikalarına rağmen birarada yaşam iradesi ve dayanışma içerisinde yüzde 10 barajı aşılmış, tekçi anlayış reddedilmiştir.

Ne taleplerimizden ne de mücadelemizden vazgeçmedik, vazgeçmeyeceğiz. 28 Mayıs 2018 tarihinde KESK genel merkezinde kamuoyu ile paylaştığımız taleplerimiz gerçekleşinceye kadar hiç bıkmadan, yorulmadan, yılmadan ve umutsuzluğa, karamsarlığa kapılmadan mücadeleye devam edeceğiz.”