22 Eylül 2018 Cumartesi

Selda Salman

Geçtiğimiz aylarda Günışığı Kitaplığı'nda yerini alan "Gökçe'nin Yolu" çocuklara macera dolu, sorularla kaybolacakları ve cevaplarını ararken kendilerini yeniden keşfedecekleri bir dünyanın kapılarını açıyor. Ahmet Büke, kitapta okurlarına doğanın iyileştirici gücünden gizemli dünyasına doğru bir yol açıyor. Akıllarda birçok soru kalırken, ilk karşılaştığımız sorulardan biri ise yolculuğun ve yolların sadece büyükler için olup olmadığı... Gökçe'nin yolculuğa çıkarken korkusunu öfkeyle bastırdığı görülüyor. Peki gerçekte yaşadığımız öfkenin sebebi korku mudur? Kitabın ilerleyen sayfalarında, ormanın derinliklerinde bunun cevabını alıyor.

Gökçe'nin annesi ve babası yüzünden son dönemde aklı çok karışık. Annesi ise bu karışıklıkta ona bir teklifle geliyor. Yaz tatilini Maya Hala'nın yanında köyde geçirmek ister mi? En başta ikna olmasa da annesi ve babasından uzaklaşmak istiyor Gökçe. Üstelik internetsiz, telefonsuz, tableti olmadan kocaman bir yaz... Tabletindeki oyunda ormanda ilerledikçe büyüyen bir çocuk var. Peki ya kendisi? Her şey oyunlardaki veya macera kitaplarındaki gibi gizemli ve heyecanlı mı ilerliyor? Bu soruların cevaplarını bulduğunda kimseye anlatamayacak kadar çok şaşıracak Gökçe.

Maya Hala'nın yanına geldikten sonraki her an gittikçe ilginç ve gizemli bir hale bürünüyor. Salur Köyü Gökçe'yi sarıp sarmalıyor sanki. Bu esnada doğanın varlığını, uyumunu, bütünleyiciliğini iliklerine kadar duyumsuyor Gökçe. Aklı çok karışıyor fakat burada fakat bir yandan da kendini bulmanın huzuru içerisinde zamanını geçiriyor.

Bu köyde kuşları vurmuyorlar, ta ki Gökçe yanlışlıkla birini vurana kadar. Maya Hala ile konuşurken Kara Orman'a gitmenin vaktinin geldiğini söylüyor halası. Ve Kara Orman' doğru yolculuk başlıyor...

İnsanın doğa ile uyumuna şaşırıp kalıyor attıkları her adımda Gökçe. İnsana ait her duygunun doğadaki karşılığını tek tek resmediyor sanki geçirdikleri günler. Bir serüvenin tam ortasında hem karmakarışıklığı hem de bu karışıklığa rağmen harekete geçmenin gerçekliğini tam anlamıyla yaşıyor. Bunu yaşarken de doğaya sarılıyor, doğa onu sarıp iyileştiriyor. Bu iç içelikte kendini hiç olmadığı kadar iyi hissediyor.

Kara Orman'daki yolculuk ve köydeki yaz tatili bitip ailesinin yanına geldiğinde çok fazla konuşmuyor. Konuşursa, anne ve babasının akıl sağlığından şüphe edeceklerini düşünüyor. Fakat her şey o kadar gerçekti ki bunu kendisini bulduğunda anlıyor.

Her yolculuk aslında bir arayışken, yolculuklar ve arayışlar sadece büyüklere özgü değil. "Gökçe'nin Yolu" ise sorgulattıkları, heyecanı ve bir o kadar dingin kurgusuyla çocukları bir yolculuğa çıkartıyor. Bu yolculukta bir yandan onları şaşırtıyor; bir yandan da şaşırtmakla kalmayıp akışındaki satır aralarına yerleştirdiği gizli sorularla kendilerini sorgulamalarına, hatta kendilerini tanımalarına veya tanımlamalarına yardımcı oluyor. Bu yolculuğun tüm çocukların yolculuklarına önayak olabilmesi umuduyla…

KÜNYE: Gökçe'nin Yolu, Ahmet Büke, Günışığı Kitaplığı, 2018, 5-6-7-8. Sınıf, 112 Sayfa