14 Ağustos 2018 Salı

 

Türkiye ekonomisinin durumu ve AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Eylül sonunda Almanya ziyaretini konu alan Alman gazeteleri, Erdoğan’ın yardım istemek için ülkeye geleceğini yazdı.

DW’nin aktardığına göre, Berliner Zeitung gazetesinde konuya ilişkin yer alan yorumda, Erdoğan’ın Almanya’da ‘FETÖ’cü’ olarak tanımladıklarının iadesi için pazarlık yapmak isteyeceği ancak Almanya’nın bu masaya oturmayacağı belirtilirken, Erdoğan’ın yardıma ihtiyacı olduğu için ülkeye geldiği ifade edildi.

Yorumda şunlar yer aldı:

"Ortadoğu ile Avrupa arasındaki en önemli tampon bölge olan Türkiye'nin istikrarsızlaştırılmasını kimse arzulayamaz. Yine de Almanya Cumhurbaşkanı'nın otokrat lidere yakınlık göstermekte acele etmesi yadırganacak bir durum. Peter Steudtner, Meşale Tolu ve Deniz Yücel'in rehinelik krizi sanki unutulmuş gibi. 

‘TÜRKİYE KRİZİN EŞİĞİNDE SENDELİYOR’

Devlet ziyaretinde yine rehineler konu edilecek. Erdoğan Almanya'ya iltica etmiş olan darbeci olarak tanımladıklarının iadesini isteyecek. Karşılığında muhtemelen siyasi tutuklu olarak alıkoyduğu yedi Alman vatandaşının serbest bırakılmasını önerecek. Almanya böyle bir pazarlığa oturamaz, oturmak zorunda da değildir. Çünkü Türkiye ekonomik krizin eşiğinde sendeliyor. Türkiye Cumhurbaşkanı yardıma ihtiyacı olduğu için Berlin'e geliyor.”

‘SORUN, SADECE DIŞ İLİŞKİLER DEĞİL’

Frankfurter Allgemeine Zeitung ise Türkiye'nin ekonomik durumuna ayırdığı yorumda sıkıntıların nedeninin sadece dış ilişkilerdeki gerginlikte aranamayacağını belirtti.

Yazıda şu ifadeler yer aldı:

"Türk hükümeti enflasyon oranını yeniden yüzde 10'un altına çekmesini umduğu yeni ekonomi politikalarının taslağını açıkladı. Türk Lirası Ocak ayından bu yana dolar karşısında yaklaşık üçte bir oranında değer kaybına uğradı. On yıl vadeli devlet tahvillerinin faizi yüzde 18,5'le kredi notu düşük kalkınma halindeki ülkeler düzeyine geldi. 

Çalkantıları sadece Türkiye ile ABD arasındaki anlaşmazlığa bağlamak işin kolayına kaçmak olur. Türkiye belli bir süredir yabancı yatırımcıyı ürküten uygulamalara başvuruyor. Yüksek dış borç yükü altındaki Türkiye, liranın değer kaybetmesine göz yumamaz. Aksi takdirde dövizle borçlanmış olan işletmelerin ve bankaların durumu sarsılır.”