14 Ağustos 2018 Salı

1-DOVLATOV

Yönetmen: Aleksey German

Oyuncular: Milan Maric, Danila Kozlovsky, Helena Sujecka

1971, Leningrad. Ölümünden sonra ünlenecek Rus yazar Sergei Dovlatov, günlerini yazılarının yayımlanmasının koşulu olan Yazarlar Sendikası’na üyeliğini kovalayıp ufak yazı işleriyle geçirmektedir. Akşamları ise caz dinlenen partilerde kentteki sanatçı ve yazarlarla bir araya gelir. Under Electric Clouds’un yönetmeni Aleksey German Jr., dünya prömiyerini Berlin’de yapan yeni filminde Dovlatov’un hayatından altı günü anlatıyor ve bu hikâye üzerinden dönemin entelektüel çevresi ve onların Brejnev zamanı Sovyetler Birliği’yle ilişkisinin de portresini sunuyor. Yönetmen, John Steinbeck’ten Vladimir Nabokov’a uzanan referanslarla dolu senaryosunu, koreografileriyle büyüleyen sahnelerle aktarıyor.

 

2-GİZEM TRENİ

Yönetmen: Jim Jarmusch

Oyuncular: Masatoshi Nagase, Youki Kudoh, Screamin’ Jay Hawkins

Bağımsız sinemanın en önemli yönetmenlerinden biri olan Jim Jarmusch’un kült filmlerinden GİZEM TRENİ, her karesinde yönetmenin adeta imzası olan mizah anlayışı ve müthiş ironisiyle dolup taşıyor. Jim Jarmusch’un bu filmi 1989 Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye için yarışmış, En İyi Sanatsal Katkı ödülünü almıştı. Filmde üç ayrı olay var: Biri Elvis, diğeri Perkins hayranı Graceland’e mi yoksa Sun Stüdyolarına mı gideceklerine bir türlü karar veremeyen Japon turistler; aynı otel odasını paylaşmaya karar veren Romalı bir dul ve kaçak bir kadın; üzüntülerini unutmaya çalışan terk edilmiş bir koca ve onun kayınbiraderi… Birbirinden ayrı bu üç öykünün kahramanları hiç karşılaşmasa da, Jim Jarmusch, bu üç hikayeyi ustalıkla birbirlerine bağlıyor ve bir trenin çektiği üç ayrı vagon misali aynı yöne götürmeyi başarıyor. Tom Waits’in radyo DJ’yi olarak renk kattığı filmin diğer sürprizleri arasında Clash gitaristi Joe Strummer ve oyunculuğuyla yine hafızalara kazınmayı başaran Steve Buscemi yer alıyor. Filmde kullanılan şarkılar ise Memphis’in ruhunu en iyi yansıtacak Elvis Presley, Otis Redding ve Roy Orbison da aralarında bulunduğu efsane isimlerden geliyor.

 

3-MEG: DERİNLERDEKİ DEHŞET

Yönetmen: Jon Turteltaub

Oyuncular: Ruby Rose, Rainn Wilson, Jason Statham

Neslinin tükendiği sanılan devasa bir yaratık Pasifik Okyanusu’nun en derin noktalarından birinde, uluslararası araştırma programında görev alan derin sular denizaltı mürettebatının karşısına çıkarak onlara saldırır. Tarih öncesinden gelen Megaladon adlı 22 metrelik köpek balığı karşısında zaman daralırken deniz kurtartma uzmanı dalgıç Jonas Taylor, mürettebatı kurtarmak için Çinli deniz bilimci Dr. Minway Zhang tarafından işe alınır. Yıllar öncesinde bu ürkütücü yaratıkla karşı karşıya gelen Taylor, şimdi gelmiş geçmiş en büyük yırtıcıyla tekrar yüz yüze gelmek ve korkularının önüne geçip hayatını riske atarak herkesi kurtarmak zorundadır.

 

4-BENİ SATAN CASUS

Yönetmen: Susanna Fogel

Oyuncular: Mila Kunis, Kate McKinnon, Sam Heughan

Audrey ve Morgan, 30’lu yaşlarında olan iki en yakın arkadaştır. Los Angeles’ta sürdürdükleri hayat, Audrey’in eski sevgilisinin bir anda evlerine gelmesiyle karışır. Peşinde ölümcül suikastçılar olan bu adam ile ikili kendilerini de bu maceranın içinde bulurlar. Avrupa boyunca peşlerindeki suikastçılardan kaçan ekip, bu süreçte dünyayı kurtaracak bir plan yapmak zorundadır. Uluslararası bir komploya karışan ikilinin her şeyi çözmek için zamanı bir hayli kısıtlıdır.

 

5-BİTMEYEN GECE

Yönetmen: Brad Baruh

Oyuncular: James Bartz, Joshua Hoffman, Elise Luthman

James ve karısı Casey, iki çocukları ve onların bir arkadaşı ile birlikte hafta sonu tatiline çıkarlar. Aslında bu bir tatilden çok, kocasına ölümcül kanser teşhisi konan Casey’nin alternatif tedavi deneme çabasıdır. Pollack ailesi, Oregon’da iyileştirici etkisi olduğu söylenen, gözlerden uzak bir kulübeye giderler. James, karlı bir akşamda odun aramak için çıktığı ormanda yürürken yerde baygın yatan bir kadın görür. Aile, yardım etmek için kulübeye getirdikleri bu gizemli kadının, hayatlarını sonsuza dek değiştirecek bir dizi olaya sebep olacağından habersizdir.

 

6-DURUMUNU GÜNCELLE

Yönetmen: Scott Speer

Oyuncular: Ross Lynch, Harvey Guillen, Olivia Holt

Kyle (Ross Lynch) annesiyle birlikte taşındığı yeni evine ve okuluna uyum sağlamakta güçlük çekmektedir. Günün birinde telefonuna sihirli bir uygulama yükler. Paylaştığı tüm gönderilerin gerçek hayatta olmasını sağlayan bu uygulama Kyle’ın hep istediği “mükemmel” hayata sahip olması için harika bir fırsattır. Çok geçmeden okulun en güzel kızları Dani (Olivia Holt) ve Charlotte’un (Courtney Eaton) dikkatini çekmeyi başarır. Ancak durumunu her güncellediğinde yaşadıkları onun yeni hayatının mükemmelden ne kadar uzak olduğunu fark etmesini sağlar. Gerçek mutluluğu yakalaması için bir an önce kendi fabrika ayarlarına geri dönmelidir.

 

7-EV KADINI

Yönetmen: Can Evrenol

Oyuncular: David Sakurai, Defne Halman, Clémentine Poidatz

Holly’nin kardeşi ve babası, cinnet geçiren annesi tarafından öldürülür. Aradan 20 yıl geçmesine rağmen Holly hâlâ bu kabusları görmektedir. Eski bir arkadaşıyla karşılaşması ise her şeyi karıştıracaktır. Arkadaşı Holly’yi ünlü bir medyumun lideri olduğu tarikat tarzında bir grup ile tanıştırır. Medyum Holly’ye özel bir ilgi gösterir ve Holly’nin tüm kabusları gerçek olmaya başlar.

 

8-SERA: GEÇMİŞİN GİZEMİ

Yönetmen: Adem Uğur

Oyuncular: Deniz Sarıbaş, Cem Özer, Atılgan Gümüş

Adem Uğur’un yönettiği Sera, bir süredir kabuslarla boğuşan doktor Oğuz’un, psikiyatri bölümünde yatan Sera ile tanışmasıyla gelişen olayları konu ediniyor.

 

9-ÇILGIN BASKIN

Yönetmen: Dany Boon

Oyuncular: Alice Pol, Dany Boon, Michel Blanc

Çılgın Baskın, özel bir time girmeye çalışan polis memuru Johanna’nın hikayesini konu ediyor. Polis memuru olan Johanna’nın en büyük hayali, tehlikeli operasyonlarda görev alan özel bir time girebilmektir. R.A.I.D. isimli bu özel tim en yetenekli polis teşkilatı üyelerinden oluşmaktadır ve her gün hayat kurtarmaktadır. Genç kadın hayalini gerçekleştirmek için sloganı “Çağrıma Daima Cevap Ver” olan timin elemelerine başvurur. Fakat bu durum eğitim biriminin şefi tarafından hoş karşılanmaz, zira şef kadınların ekipte yeri olmadığını düşünmektedir. Ancak Johanna’nın babasının bakanlıktan olması sebebiyle kadının ekibe katılmasını engelleyemez. Sakar ve çocuksu Johanna, ekibe girmeyi başarsa bile, bir de sürekli kendisini ekipten göndermek isteyen eğitim şefine kendini kanıtlamak zorunda kalacaktır…

Kaynak: sinemakolektifi.com