23 Eylül 2018 Pazar

Meryem Yıldırım / @meryem_yildrim

Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun, 703 numaralı Kanun Hükmünde Kararname ile yürürlükten kaldırıldı. Bu kararnameyle daha önce Başbakanlık'a bağlı olan ve gazeteciler için önemli olan sarı basın kartını veren Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü’nün (BYEGM) görev ve yetkileri de devletin neredeyse tüm kurumları gibi Cumhurbaşkanlığı’na bağlı İletişim Bakanlığı'na devredildi.

703 No’lu KHK’daki “Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü’nün devri” başlıklı maddede, sarı basın kartını da bağlayan ilgili kısım şöyle duyuruldu:

GEÇİCİ MADDE 2 - (1) Kapatılan Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğüne ait her türlü taşınır, taşıt, araç gereç ve malzeme, her türlü borç ve alacaklar, hak ve yükümlülükler bu Kanun Hükmünde Kararname yürürlüğe girdiği tarihte hiçbir işleme gerek kalmaksızın Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığına devredilmiş sayılır. Kapatılan Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğünün mülkiyetinde olan tüm taşınmazlar tapuda resen Hazine adına tescil edilir.

(2) Kapatılan Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğünün taraf olduğu hukuki uyuşmazlıklara Cumhurbaşkanlığı kendiliğinden taraf sıfatını kazanır. Bu maddenin yürürlük tarihinden önce başlanmış iş ve işlemler, ödeneklerin kullanımı ile tasfiyeye ilişkin işlemler Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığınca yürütülür.

(3) Kapatılan Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğünde istihdam edilen personel hakkında geçici 1. maddede düzenlenen personel geçişine ilişkin hükümler uygulanır.

(4) Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğünün kapatılma ve devir işlemleri nedeniyle ortaya çıkan tereddütleri gidermeye,

a) Bütçe, muhasebe, demirbaş ve diğer mali konularda Hazine ve Maliye Bakanlığı,

b) Personelin devrine ilişkin iş ve işlemlerde Cumhurbaşkanlığı, yetkilidir.”

MEVCUT KOŞULLAR YETERİNCE ZORDU

1984’den beri Başbakanlığa bağlı olarak faaliyetlerini yürüten şimdi ise Cumhurbaşkanlığı’na devredilen BYEGM, sarı basın kartının da verildiği kurumdu.

Hali hazırda kartın elde edilebilmesi için çalıştıkları basın kuruluşunun Basın Kartı Yönetmeliğine uygun olması, serbest gazetecilerin karşılayamayacağı “mesleğini sürekli icra etme” şartı, bir basın kuruluşunda çalışmasının yanı sıra “5953 sayılı Kanun hükümlerine uygun sözleşme yapmış olması” gibi şartlarla kartın edinimi yeterince zorken, şimdi de kartın devredildiği kurumun başında oturan, muhalif basını “teröristler” şeklinde hedef gösteren ve ana akım medyayı tek havuzda toplatarak “Alo Fatih” skandalları yaşatan Erdoğan’a bağlanması, tepki çekti.

BASIN KONSEYİ BAŞKANI: GAZETECİ İÇİN MANEVİ BİR KİMLİK

Kartın Cumhurbaşkanlığı’na devrini değerlendiren Basın Konseyi Başkanı Pınar Türenç, BYEGM’in verdiği sarı basın kartının gazetecilerin meslek aidiyetlerinin birer belgesi olduğunu belirtti.

“Yıllarca bu yolla alınan kartların aslında giderek ayrıcalığı ve önemi yitirilmişse de, gazetecilerin manevi açıdan da kimliğidir” diyen Türenç, “Basın meslek kuruluşları ile gazeteciler başta olmak üzere, medya ile ilgili kurum kuruluş temsilcilerinden oluşan meslek komitesinin inceleme sonucu verdiği  sarı basın kartı dağıtımının, ülkemizde yaşanan büyük sistem değişikliği sonucu, Külliye’ye devredildiğini öğrendik” dedi.

Sistemin henüz ilk günlerde olduğunu ifade eden Türenç, “Uygulamanın nasıl olacağı ve neler getireceğini merakla bekliyoruz” diye konuştu.

Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Genel Başkanı Gökhan Durmuş’a göre ise ‘Artık basın kartını saray verecek’ demek doğru bir tanımlama değil. “BYEGM yapısında bir değişiklik yok sadece Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığına devredildi” diye düşünen Durmuş, şöyle açıkladı: Başbakanlığa bağlıyken iyiydi şimdi kötü olacak diye bir durum yok. Zaten yeteri kadar kötü bir sistemdi gazeteciler açısından bu durum.”

TGS BAŞKANI: GAZETECİNİN GAZETECİ OLDUĞUNA DEVLET KARAR VEREMEZ

“Gazetecinin gazeteci olup olmadığına devletin karar vermesi yanlış” diyen Durmuş şunları söyledi: “Basın kartı baskısı gazeteciler üzerinde hep oldu, olmaya da devam edecek gibi gözüküyor sistemi kökünden değiştirmezsek. Cumhurbaşkanlığına bağlanmasını ben çok dert etmiyorum. Çünkü bütün ülkeyi tek adama bağladık zaten. Gazetecilerin bundan muaf olması hakkaniyetli olmazdı. TGS olarak Sarı Basın Kartı Komisyonu’nda temsil ediliyoruz ancak gazetecilerin başvuruları her ne kadar komisyondan geçiyor olsa da BYEGM Genel Müdürünün onaylamadığı hiç kimse basın kartı alamıyordu. Bu uygulamada zaten keyfiyet vardı. Aynı keyfiyet sürecek.”

‘BASIN KARTINI SENDİKA VERMELİDİR’

Basın kartını sendikanın vermesi gerektiğini vurgulayan Durmuş, şöyle devam etti: “Sistemi kökünden değiştirecek olan basın kartını sendikanın vermesidir. Doğru olan budur. Bir kişi sendikaya üye olabiliyorsa zaten gazetecidir. Avrupa’da da uygulama böyle.”

‘KARTIN DEĞİL, GAZETECİLİĞE BAKIŞIN DEĞİŞMESİ GEREKİYOR’

“Türkiye’de gazetecinin bir olayı izlememesi isteniyorsa ne kurum kartı ne sarı basın kartı işe yarıyor” diyen Durmuş, bunun değişmesi için gerekli olanı şöyle açıklıyor: “Gazeteciliğe bakışın değişmesi gerekiyor. Çözüm önerimiz uygulanıp kartları sendikalar verdiğinde, kurum kartlarına da ihtiyaç olmayacak.

Ayrıca, gazetecilerin sarı basın kartı için bekleme süresi var. Ama gazeteci sigortası yapıldığında sendikaya da üye olup basın kartını alabilir. Böylelikle bekleme süresi sorunu da çözülmüş olur.”

SARI BASIN KARTININ GAZETECİ İÇİN AVANTAJLARI

Öte yandan merak edilen konulardan birisi de “Sarı basın kartının avantajları ne?” sorusu.

Kartın avantajları ana başlıklarla şöyle:

- Fiili hizmet süresi zammı (Yıpranma payı): Ağır ve yıpratıcı işlerde çalışan sigortalılara yönelik bir düzenleme. 5510 sayılı Kanun uyarınca basın mensuplarının sigorta prim gün sayılarına, çalışma sürelerinin her 360 günü için 90 prim gün sayısı eklenir.

-Ayrıca hizmet süresi zammı 5 yılı geçmemek üzere, uzun vadeli sigorta kolları uygulamasında prim ödeme gün sayısına eklenir ve emeklilik yaş hadlerinden 3 yılı geçmemek üzere yarısı indirilir.

-Gazeteciler, kanunen gizli olmayan veya idarece gizli yapılmasına gerek görülmeyen toplantılara veya toplantı yerlerine girebilir.

-Toplu taşıma hizmetlerinden ücretsiz faydalanma ve TCDD’nin indirimli bilet tarifeleri.

-Basın trafik kartı.

-Hizmet Damgalı Pasaport (Gri Pasaport). (Çalıştığı medya kuruluşu tarafından geçici olarak yurtdışı görevle görevlendirilen basın kartı sahibi basın mensupları ile Türkiye’de ikamet eden sürekli nitelikte basın kartı sahiplerine görev sürelerince Hizmet Damgalı Pasaport düzenlenir.)

-Müze ve tören yerlerine ücretsiz giriş.

-Spor müsabakalarına (akreditasyon şartıyla) ücretsiz giriş.