17 Ağustos 2018 Cuma

 

Gezi Direnişi sırasında Hatay Armutlu’da hayatını kaybeden Ahmet Atakan için 11 Eylül 2013 yılında Kadıköy’de yapılan eyleme katılan P. adlı kadın yurttaş, polis tarafından gözaltına alınarak karakola götürüldü. P.. gözaltında tutulduğu İskele Polis Karakolu’nda çıplak aramaya maruz bırakıldığını belirterek o gün görevli polis memuru hakkında şikayetçi oldu.

BAKANLIK: UTANMA HİSSİNE YOL AÇTI MI?
Kadın yurttaşın avukatlarının şikayeti sonuçsuz kalınca Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulunuldu. AYM’nin konu hakkında Adalet Bakanlığı’ndan yanıt talep etmesi üzerine, bakanlıktan gönderilen yanıtta kadın yurttaşa dönük yapılan çıplak arama için “bir utanma hissine yol açıp açmadığı da belirli bir ağırlık düzeyinin tespitinde önem arz etmektedir” ifadelerine yer verildi.

Artı Gerçek'ten Rıfat Doğan'ın haberine göre bakanlık yanıtının tamamı ise şöyle: “Öncelikle belirtmek gerekir ki bir muamelenin kötü ya da aşağılayıcı muamele olarak değerlendirilmesi için asgari ağırlık seviyesine ulaşması ve bunun her türlü şüpheden uzak delille ispatlanması gerekmektedir. Ayrıca somut olaya bakımından başvurucunun şikayetine konu mevzuat gereği gereken arama işleminin aramanın doğasından kaynaklananın ötesinde bir utanma hissine yol açıp açmadığı da belirli bir ağırlık düzeyinin tespitinde önem arz etmektedir.”
‘KARAR CESARETLENDİRİR’
Konuyla ilgili konuşan P.’nin avukatları AYM’ye gönderdikleri karşı yanıtta bakanlığın kullandığı bu ifadelerin kabul edilemez olduğunu söyleyerek “söz konusu cümlelerin çıplak arama işleminin ikrarı niteliğinde bu suç içeren filin meşrulaştırılması çabası olarak değerlendirmelidir ve bu kararlar kamu görevlilerini cesaretlendirmektedir.” dedi.

MANEVİ TAZMİNAT TALEBİ
Avukatlar; temel hak ve hürriyetlerin sınırlaması hakkının ihlal edilmesi başta olmak üzere kişi hürriyet ve güvenlik hakkının ihlali, özel hayatın gizliliği ve korunması hakkının ihlali gibi tespit taleplerinde bulunarak yurttaş lehine 200 bin TL manevi tazminat hükmedilmesini talep etti.