12 Aralık 2018 Çarşamba

Rant ve talancı şehir planlamalarının sonucu olarak Ordu’da 8 Ağustos’ta yaşanan sel felaketine ilişkin bir açıklama yapan ‘tek adam’ rejiminin Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, AKP nezdinde şehirciliğin ne anlama geldiğini gözler önüne serdi.

Ülkenin en fazla yağış alan bölgesi olan Karadeniz’deki felaketin benzerlerini yaşamamak için çalışmalara başladıklarını belirten Kurum, “Tabii ki bu altyapılar hiçbir zaman bu kesitlere bu yağışlara göre hesap edilemez” dedi.

HASAR TESPİT ÇALIŞMALARI BAŞLADI

Felaketin ardından hasar tespit çalışmalarının başladığını da belirten Kurum, iki ay içerisinde zarar gören konutların onarımının tamamlanacağını söyledi.

 

TOPLUMCU MÜHENDİSLER VE MİMARLAR MECLİSİ AÇIKLAMA YAPTI

Toplumcu Mühendisler ve Mimarlar Meclisi yaptığı açıklamada "Bakan ya teknik bilgilerden habersizdir yada bildiği halde kamuoyunu yanlış yönlendirmektedir.Her iki durumda da görevinde kalabilmesi mümkün değildir" dedi.

Açıklamanın tamamı şöyle:

"Son yıllarda dakikalar süren yağışlar sonrası; sular altında kalan tüneller, kopan çatılar, çöken duvarlar, yıkılan köprüler, ulaşım sisteminin çöküşü, elektrik arızaları, su şebekesinin güvenliğine dair sorgulamalar ve daha da uzayan bir liste dökülüyor önümüze. Ordu'da yaşanan sel felaketinde de 4 köprü yıkıldı, 600 kmlik sahil doldurularak inşa edilen Karadeniz Sahil Yolu ulaşıma kapatıldı, yüzlerce yurttaşımız kurtarılmayı bekledi, 700 ton civarında fındık denize döküldü. 

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’un ise Ordu'da yaşanan sel felaketinin ardından açıklamaları, ikinci sınıfta okuyan bir mühendislik öğrencisini dahi hayretlere düşürecek düzeydedir. Kurum, “Tabii ki bu bir afet. Alt yapılar hiçbir zaman bu yağışlara göre hesap edilemez. ‘En az hasarlı nasıl çıkabiliriz’in çalışmasını da tüm Karadeniz bölgesi için yapıyoruz. İnşallah bunu da yakın zamanda sahada uygulayacağız" diyerek olayı kadere havale etmiş, cehaletini ortaya koymuştur.

En basit yol, baraj, kanal inşaatlarında dahi bölgenin meteoroloji verileri alınır, değerlendirilir. Basit bir menfez inşaatında bile, 10 yıllık yağışlar sonucu gelebilecek en büyük debi menfez yüksekliğini 20 cm, 100 yıllık yağışlar sonucu gelebilecek en büyük debi ise menfezin üzerindeki dolgu yüksekliğini aşmamalıdır. Tüm hesaplarda geçmiş veriler gelecekte oluşabilecek yağışların tahmini için kullanılır ve bununla ilgili sayısız çalışma da bulunmaktadır.

'YAŞANANLARIN SEBEBİ AFET DEĞİL, RANT POLİTİKALARIDIR'

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum ya bu teknik bilgilerden habersizdir ya da bildiği halde kamuoyunu yanlış yönlendirmektedir. Her iki durumda da görevinde kalabilmesi mümkün değildir.

Yaşananlardan dersler alınmadığı için, maalesef ülkemiz, şiddetli yağmur, deprem benzeri doğa olaylarında kader, fıtrat gibi söylemlerin değil, bilimin ve tekniğin gerekliliklerinin ortaya konulması gerektiğini bize yeniden göstermektedir. Yaşanan maddi manevi kayıplar, uzmanların uyarılarının ne kadar doğru; toprağını, suyunu, yaşamı savunanların ne kadar haklı olduğunun göstergesidir.

"Yaşananların sebebi afet değil, rant politikalarıdır" diyen, inşaat şirketlerinin kârını değil insan yaşamını düşünen biz toplumcu mühendis, mimar ve şehir plancıları olarak Murat Kurum’u istifaya davet ediyor, selden etkilenen tüm halkımıza geçmiş olsun dileklerimizi sunuyoruz."

Toplumcu Mühendisler ve Mimarlar Meclisi

NE OLMUŞTU?

Türkiye'de her şiddetli yağış sonrası yetersiz alt yapı ve çarpık kentleşme nedeniyle hep aynı manzaralara sahne olurken, önceki gün Ordu'da etkili olan yağış sonrası da kentin birçok bölgesi sele teslim olmuştu.

Felakette 165 kişi mahsur kalmış,köprüler çökmüş ve 2,5 ton kadar fındığın sele kapıldığı açıklanmıştı.