21 Eylül 2018 Cuma

Anayasa Mahkemesi (AYM), cezaevlerinde tutuklu bulunan 70 bin öğrencinin eğitim ve öğrenim hakkını yok sayan bir karara imza attı. Yüksek mahkeme, tutuklu bir üniversite öğrencisinin, eğitimine cezaevinde devam edememesi ve merkezi sınavlara girememesi nedeniyle eğitim ve öğretim hakkının ihlal edildiği iddiasını kabul edilemez buldu.

15 Temmuz darbe girişiminin ardından “FETÖ” üyeliği iddiasıyla tutuklanan Anadolu Üniversitesi Sosyal Hizmetler Bölümü öğrencisi Müjdat Gürbüz, cezaevindeki bazı uygulamalar nedeniyle Anayasa Mahkemesi’ne başvuruda bulundu. Başvuruda, sınavlara girişinin yasaklanması, cezaevinde fotoğraf çekiminin ve gönderiminin kısıtlanması, havalandırma bahçesinin üzerine fens teli çekilmesi, ziyaretçi sayısı ve ziyaret günlerinin sınırlandırılması, radyo kullanımının yasaklanmasından şikayet edildi. 

EĞİTİM HAKKINDAN YARARLANAMAMASI HAK İHLALİ DEĞİLMİŞ!

Cumhuriyet’ten Alican Uludağ’ın haberine göre Anayasa Mahkemesi, başvuruyu tüm yönleriyle açıkça dayanaktan yoksun olduğu gerekçesiyle kabul edilemez buldu. Kararda, öğrencilerin sınavlara götürülmemesi konusu ise şu gerekçelerle anayasaya aykırı bulunmadı: “Kapalı ceza infaz kurumlarında bulunan mahpusların tam zamanlı eğitime erişimlerinin engellenmesi, başka bir ifadeyle cezaevinde tutuldukları süre zarfında tam zamanlı eğitim faaliyetlerine devam edememeleri Anayasanın 42. maddesinin birinci fıkrası kapsamında eğitim hakkından yoksun bırakılma olarak değerlendirilemez. Başvurucu; ALES, YDS, KPSS gibi merkezi sınavlara başvuru yapabilmesine rağmen tutuklu olması nedeniyle giremediğini ifade etmiştir. Anayasanın 42. maddesinin devlete ceza infaz kurumlarında bulunan tutuklu ve hükümlülere eğitim öğretim imkanı sağlaması yönünde pozitif bir yükümlülük yüklemediği de göz önünde bulundurulduğunda ceza infaz kurumlarında terör suçlarından tutuklu ve hükümlü olarak bulunan kişilerin merkezi sınavlara katılmalarına imkan tanıyıp tanımamak kanun koyucunun takdirinde olan bir husustur. Bu nedenle başvurucunun eğitim hakkını ihlal ettiğinden söz etme olanağı yoktur.”