20 Eylül 2018 Perşembe

Merve Akbaş / @mervakbs

Ankara ve Ağrı’da kaybolan 8 yaşındaki Eylül ile 3 yaşındaki Leyla’nın uzun süren arama faaliyetleri sonucunda cansız bedenlerine ulaşıldı. Kaybolan çocukların haberlerinin artmasıyla toplumdaki çocuklara yönelik şiddet ve istismara karşı önlem alınması isteği, iktidar odağında tekrar idam ve kimyasal kastrasyon (hadım) uygulamalarını tartışmaya açarak gündem belirleme çabasına döndü.

Çocuğa ve kadına yönelik şiddet ve istismar olaylarındaki politikalarıyla toplumun çoğunluğu tarafından eleştirilen AKP ikditarının suçu önlemek yerine öne sürdüğü çözümler hukuk, sağlık, eğitim alanındaki birçok uzman ve meslek örgütünün eleştirisini topladı.

İleri Haber olarak, İlerici Kadınlar Meclisi Üyesi Avukat Yelda Koçak ile AKP'nin söz konusu suç ve suçluyla mücadele etmek yerine, toplumu sıkıştırmak istediği korku iklimi üzerine konuştuk.

'İDAM VE HADIM SUÇUN DERİNLEŞMESİNE SEBEP OLACAKTIR'

Toplumda infial yaratan her istismar, taciz ve tecavüz vakalarının ardından iktidar idam ve kimyasal kastrasyon uygulamalarını gündeme getiriyor bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

İktidar odağı, çocuk istismarında mağdur çocukların yaşlarının artık aylarla ifade edilmesi sınırına gelinmesi, istismar edilip öldürülen çocuk haberlerinin sıklaşması, toplu istismar olaylarının ortaya çıkmasıyla toplumda da iyice belirginleşen öfke ve adalet arayışından nemalanmaya çalışıyor.

Çocukları korumak adına bir umut arayan ve bir an önce çare bulunmasını bekleyen toplumun önüne sihirli değnekmiş gibi idam ve hadımı sunuyor. İdam ve hadım çocuk istismarının önlenmesinde olumlu bir etkide bulunmayacağı gibi daha da derinleşmesine, örtbas edilmesine sebep olacaktır.

'AKP İDAM İPİNİ MUHALEFETİN ÜZERİNDE SALLANDIRMAK İSTİYOR'

AKP iktidarının istismar ve şiddet suçlarına dair ürettiği politikalarda sicilinin kabarık olduğunu biliyoruz, dolayısıyla idam isteyerek samimi olduklarını düşünüyor musunuz? AKP neden idam istiyor?

AKP’nin çocuk istismarını önlemek için getireceğini iddia ettiği idam ve hadım gibi düzenlemelerde samimi olmadığı ortada. Toplum da bu konuda AKP’ye güvenmiyor ama bu AKP için bir değer taşımıyor.

AKP çocuk istismarını kullanarak idam ipini tüm muhalefetin üstünde sallandırmak istiyor. Bu nedenle de samimi olmadığının toplumca bilinmesinden de rahatsız olmuyorlar bilakis her yönüyle bir korku toplumu yaratma çabasında bu durum işine yarıyor. İdamı gerçekten getirip getiremeyeceklerinden bağımsız, idam gelirse önce muhaliflere uygulanır kaygısından besleniyor ve muhalefeti sindirmeyi amaçlıyor.

'BU KOLAYCILIĞA KAÇMAKTIR, DEVLET KAYNAKLARINI ÇOCUKLAR LEHİNE KULLANMALI'

Bunun haricinde idam ve hadım gibi uygulamalar getirmek çocuk istismarının önlenmesinde devletin yapması gerekenleri yapmayarak kolaycılığa kaçmaktır. Her türlü istismarı önleyici tedbirler almak demek devlet kayaklarının çocuklar lehine kullanılmasını gerektirmek demektir. Çocukların sağlıklı gelişiminin takibi için kaynak ayırmak yerine idam ve hadımı getirmek hiçbir şey yapmadan çok şey yapmış gibi görünmektir.

İdam veya cinsel kastrasyon cezalarının caydırıcı etkisi olacağını düşünüyor musunuz? Bu tip ağırlaştırılmış yasalar suçun toplumda gizlenmesine sebep olur mu?

İdam ve hadımın suçların işleyişinde caydırıcı olacağını düşünmüyorum. Kanunlar en ağır cezayı getirdiklerinde değil, herkese ve her durumda kati şekilde uygulandıklarında caydırıcılık etkisi yaratır. Çok ağır ama uygulamayan kanunlar hem kanunlara olan güveni zedeler hem de suç oranını arttırır.

Mevcut düzenleme de dahi açılan çocuk istismarı ve diğer cinsel saldırı davalarında ceza verilme oranı azken cezaları daha da ağırlaştırmak cezasızlığı arttıracaktır. Cezalar ağırlaştırıldıkça bu cezaların uygulanması azalır. İdam da aynı etkiyi kesinlikle yaratacaktır çünkü geri dönüşü, telafisi olmayan bir ceza olan idam cezasının verilmesinden imtina edileceği gibi şuandaki düzenlemelerde bile karşılaştığımız failin ceza almaması için şikayet etmeme, suçu örtbas etme eğilimi artacaktır.

'İDAM YÜZÜNDEN SUÇ ÖRTBAS EDİLİR, ÇOCUK DA ÖLDÜRÜLEBİLİR'

Bir çok suçlu yaptığı eylemin cezası olmadığını düşünerek değil var olan cezanın kendisine uygulanmayacağını, yakalanmayacağını düşünerek suçu işler. Son derece ağır olan idam cezasının verilmemesi için bir yandan toplumda suç örtbas edilecek diğer yandan da istismarcı, çocuk konuşmasın kendisini ele vermesin diye çocuğu öldürecektir.

Cinsel saldırı suçlarında ceza olarak hadım getirmek demek, her şeyden önce cinsel saldırı suçunun hormonal durumlardan kaynaklandığını söylemek demektir ve suçun gerçek sebeplerinin araştırılmasının önünü kapatmak demektir.

Kadına ve çocuğa yönelik istismar suçlarında Türkiye'nin mevcut yasaları ne gibi cezaları öngörüyor? Cezalarımız yetersiz mi yoksa uygulamada mı sorun yaşıyoruz?

Mevcut düzenlemede çocuk istismarı suçları için öngörülen cezalar az denmeyecek bir düzeyde, vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle gerçekleşmesi durumunda 16 yıldan aşağı olmamak üzere, olayın oluşu ve durumuna göre ağırlaştırılmış cezalar öngörülüyor ancak sorun bu cezaların az olmasında değil uygulanmamasında.

'KADININ YA DA ÇOCUĞUN BEYANINA KARŞI İTİBAR SAHİBİ ERKEĞİN BEYANI KONUYOR'

Uygulamada kah çocuğun rızası vardı, kah çocuğun beyanı dikkate alınmayarak bu cezalar verilmemekte. Özellikle çocuklara yönelik cinsel suçlarda ilk başvuru merkezlerinin yetersizliğinden ve uzman personel bulunmamasından dolayı yeterli bir delil toplanması sağlanmadığından yargılamada beyanlar son derece önem arz etmekte ve maalesef kadının ya da çocuğun beyanının karşısına itibar sahibi erkeğin beyanı konmakta ve sanıklar beraat ettirilmektedir. Aynı sorunları ve hatta daha da fazlasını idam ve hadım uygulaması geldiğinde de görmeye devam edecğimizi düşünüyorum.

SUÇUN SEBEBİ ARAŞTIRILMALI

Son olarak neler eklemek istersiniz?

Tekrar belirtmek isterim ki idam ve hadım gibi çağ dışı ve insan haklarına aykırı ağır cezaların getirilmesi çocuk istismarının önlenmesinde etkili ve sonuç alıcı çözümler değildir. Olması gereken istismarı önleyecek çalışmaların yapılmasıdır. Bir suçun önlenmesi isteniyorsa sadece o suça çok ağır cezalar belirlemek değil suçun sebeplerini araştırmak da suçu önlemektir. Ancak bugün AKP suçun neden arttığı sorusunu sordurmamak için ağır ceza kısmına dikkatleri çekmeye çalışıyor.

CİNSEL İSTİSMAR SUÇLARININ ARTMASININ NEDENİ AKP POLİTİKALARI

Her türlü kadına, çocuğa ve hayvana yönelik istismar ve şiddetin artması tesadüf değildir. Bu zora dayalı ilişkilerin yani kendisini güçlü görenin zayıf algıladığı üzerinde baskı uygulama hakkını görmesi bizzat iktidarın ve iktidara yakın çevrelerin politikalarının sonucudur. Diyanetin çocukların istismarının önünü açıcı fetvaları, din insanlarının kadınların sokakta gezmelerini dahi eleştiren söylemleri, erkeklerin sürekli olarak nelerden tahrik olabilecekleri üzerine tartışmaların yürütüldüğü dini söylemler cinsel suçların artmasında çok büyük etkendir.

'ÇOCUK KORUMA MERKEZLERİ KURULMALI'

Devletin korumak, sağlıklı bir şekilde yetiştirmekle görevli olduğu çocuklara dair yapması gereken çok şey var: Anne karnından 18 yaşına kadar her çocuğun nitelikli ve önleyici sağlık hizmetlerinden, sağlıklı beslenmesi için ihtiyacı olan temel besinlerden, her yaşta bilimsel, laik ve parasız eğitim hizmetlerinden yaralanmasından tutun da çocukların herhangi bir durumda başvurabilecekleri çocuk koruma merkezlerin oluşturulup yaygınlaştırılmasına kadar bir çok şey yapılamalıdır. Özellikle aile ve akrabaları tarafından istismar edilen çocukların sayısının bir hayli fazla olduğu gerçeği karşısında çocukların temel ihtiyaçlarının karşılanması ve çocuk gelişiminin takibinde devletin daha aktif görev alması son derece önemlidir. Çocuklar bedensel ve ruhsal olarak evrensel ve bilimsel değerlerle yetiştirilmedikçe, temel ihtiyaçları karşılanmadıkça, sorun yaşadıklarında tekrar tekrar mağdur edilmeyecekleri ulaşılabilir merkezler kurulmadıkça, toplumsal cinsiyet eşitliği sağlanmadıkça çocuk istismarı da azalmaz.