Yükleniyor...

Hande Arpat

Hande Arpat



Tarihe tanıklığım: #SağlıkKoridoruAç

Cizre’deki durum ortada, ayrıntıya girmeyeceğim. Süreci takip etmemiş olanlara Twitter’da #SağlıkKoridoruAç etiketine bakmalarını öneririm.

Ben burada iki şeyi bir elçi misali aktaracağım;

1. Cizre yollarına düşen gönüllü sağlıkçı arkadaşlarımın sizlere ilettiği mesajlar

2. Kendisi de Cizre yolunda olan HDP Eş Genel Başkanı Sayın Selahattin Demirtaş ile yaptığım telefon görüşmesi vesilesiyle Selahattin Bey’in ilettiği mesajlar.

Öncelikle özet geçelim; 23 Ocak 2016 itibariyle, Cizre’de 14 Aralık’tan beri devam eden sokağa çıkma yasakları ve çatışmaların bir sonucu olarak bir bodrum katına sığınan 28 yaralı insandan haberdar olduk. Medyadan, sosyal medyadan, resmi görüşme ve yazışmalardan zorlanan ve acil tıbbi yardım ihtiyacı bulunan bu insanlara ambulans ve tıbbi yardım götürülmesini amaçlayan her türlü girişim, “terör örgütünü desteklemek” yaftasıyla kadük bırakıldı. HDP Şırnak Milletvekili Faysal Sarıyıldız Cizre’deki dramın sesi oldu, çok geçmeden kendisi de hedef tahtasına oturtuldu.

Türk Tabipleri Birliği ve Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası üyesi arkadaşlarımız acil tıbbi yardım ihtiyacında bulunan onlarca insanın bu soğukta izbe bir bodrum katında bebek bezleri ile pansuman yapmalarına dayanamadılar ve İstanbul’dan, Ankara’dan yola düştüler.

Bir şey söylemeyeceğim, cümlelerdeki imla düzeltmelerini dahi yapmayacağım; söz Cizre yolundaki arkadaşlarımın, söz Cizre yolundaki Sayın Selahattin Demirtaş’ın bugün:

Dr. İncilay: İnsanlığın yaralı, susuz ve idrarını içmeye mecbur bırakıldığı her durumda bir hekim olarak ilk ben koşarım; depremde, Gezi’de, Suruç’ta koştuğum gibi bugün de bu yüzden Cizre’deyim. Ben bunun için varım, bunun için yemin ettim.

Dr. Onur: İnsanlık adına en büyük ayıbı Cizre’de gördüm. Bize ve üyesi olduğumuz sağlık emek ve meslek örgütlerine yönelik saldırılara bakınca, milliyetçiliğin nasıl bir hastalık olduğunu da görmüş oldum. Hem acil tıbbi yardım ihtiyacı olan insanlara yardım için hem de tarihe tanıklık etmek için yola düştüm. Gittim, gördüm, yaşadım, ötesi yok; orada karşımıza çıkarılan engeller her şeyi açıklıyordu. Silahımız yoktu, tek isteğimiz sağlık hizmeti sunmaktı. Buna rağmen silahlı savaşçılarmışız gibi muamele gördük. İnancım sonsuz, kazanacağız, o yaralıları oradan çıkaracağız.

Dr. Halis: Kimliği, daha önce ne yaptığı, dili, dini, rengi ne olursa olsun sağlık hizmetine gereksinimi olan tüm insanlara, yaşatmaya adanmış bir mesleğin mensupları olarak sağlık hizmeti vermek, sağlığa erişimlerini sağlamak bizim görevimizdir. Tüm dünyanın gözleri önünde yaralı halde bodrum katında kalanlara ulaşma çabamız bu görevin gereğidir. Evrensel insanlık değerleri, insanlığın ürettiği kolektif akıl başka bir tutum almamızı engeller. Dünyanın gözü önünde yaralı insanları ablukaya alıp, onlara ulaşılma çabasını engelleyip kriminalize etmek bu kolektif akıldan nasibini almamaktır. Yaralıların hastaneye taşınmasını sağlayacak sağlık koridorunun açılmasında ısrarcıyız, talebimizin arkasındayız. Bunun için de kimseden talimat almadık; bize yol gösteren Hipokrat’tır.

Dr. Sadık: Görevi yaşatmak olan bir mesleğin, “bodrum vahşeti” ile yaralı insanların göz göre göre ölüme terk edilmesine karşı etik bir mesleki varoluş girişimidir #SağlıkKoridoruAç girişimi.

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş (Eklemem gerek, daha ziyade özünde bir insan hakları savunucusu ve bir avukatla görüştüğümü hissettim): Cizre ile ilgili çok şey, belki de her şey söylendi. Sadece Cizre de değil; Sur, Silvan, Suriye’de olanlar, hepsi bir konsept. Hani hep diyoruz, tarih derslerinde de ezberletiliyor ya “insanlık ilerliyor” diye; İlkçağ’da, Ortaçağ’da, 1. Dünya Savaşı’nda yapılan barbarlıkları, Nazilerin 2. Dünya Savaşı’nda yaptıklarını kınayarak konuşuyoruz, bu vahşetleri, katliamları önlemek için alınan tedbirlerden, sözleşmelerden, kurumlardan dem vuruyoruz ya; ne oluyorsa iş devletlerin çıkarlarına gelince her şey ters dönüveriyor. Bir bakıyorsunuz söz konusu devletlerin çıkarları olunca, bir anda İlkçağ’ın barbarlıklarına dönüvermişiz. Biz yıllarca insan hakları için mücadele vermişiz, geçmişle yüzleşmenin, hakikatin önemini biliyoruz; ancak barış koşullarında işleyen çözümler kalıcılaştırılmıyor; böyle bir kültür, böyle bir kalıcılık inşa edilmiyor. Bu alanda üretilen tüm tezler çökmüş durumda. Ne oluyor peki; insan hakları ihlalleri artıyor, içeridekiler de dışarıdakiler de barbarlıkları izliyor. Bugün mesele yalnızca Kürt sorununun çözümünde değil, biliyoruz ki Kürt sorunu çözülse dahi dünyanın başka ülkelerinde benzer katliamlar yaşanmaya devam edecek; üstelik çoğumuz da hayatımıza devam edeceğiz bir şey yokmuş gibi. Bu yüzden kalıcı ve kökten çözümler aramalıyız, üretmeliyiz. Cizre’de yaşanılanlar ve oraya koşmak bugün bu açıdan çok temeldir. İnanıyorum ki başaracağız, yaralıları kurtaracağız; dünyadaki tüm insan hakları birikimi bunu gerektirir, bunu söyler.

Meslektaşlarım da, Sayın Demirtaş da sonuna kadar haklıdır. Bilinir, Nazi Almanya’sının işlediği insanlık suçları Nazilerin torunlarının dahi peşini bırakmadı. Nice özürler dilendi, bedeller ödendi; dilensin, ödensin de. Biz, karnesi insanlık suçlarıyla dolu bir ülke bırakmak istemiyoruz çocuklarımıza da, torunlarımıza da, onların çocuklarına da. Derdimiz budur. Kaldı ki, devraldığımız karne ne yazık ki bir hayli doludur!

Daha dün Cizre’nin girişinden geri döndürülen, her kontrol noktasında ambulansları didik didik aranan, Cizre’ye girmek için deyim yerindeyse kapıdan kovulup bacadan girmeyi zorlayan, biliyorum ki çoğu öğün yemek yiyemeyen arkadaşlarımın ve öncesinde aynı tutumu Gezi’de, Suruç’ta, Soma’da sergileyen tüm onurlu sağlıkçıların gözlerinden öperim. Yazının başlığı “Tarihe tanıklığım”; bu süreç boyunca tanık olduğum, bir an olsun mücadele diriminden düşmeyen arkadaşlarımın yaşama ve yaşatma sevincini de tarihe not düşmeyi ayrıca önüme koyuyorum.

NOT: Mardin Tabip Odası Başkanı Dr. Kamiran Yıldırım’a teknik destekleri için ayrıca teşekkür ederim.

Tarihe tanıklığım: #SağlıkKoridoruAç

DİĞER YAZILAR



Copyright © 2017 Tüm Hakları Saklıdır.


FACEBOOKTWITTER KAPAT