22 Mayıs 2019 Çarşamba
Kaya Özkaracalar
Kaya Özkaracalar 09 Mart 2019 Cumartesi Tüm Yazıları »

Arada: Ana dil konusunda traji-komik bir Kürt filmi

Türkiye Kürt sinemasının son dönemde adından gittikçe daha fazla söz edilen yönetmeni Ali Kemal Çınar’ın yeni filmi Arada (Di Navberê De), dün (Cuma) ülke çapında dokuz şehirde toplam 14 salonda vizyona girerek bu yıl şu ana dek vizyona giren 23 yerli film içinde en az sayıda salonda izleyici karşısına çıkabilen film oldu. Arada, Diyarbakırlı yönetmenin aslında dördüncü uzun metraj çalışması olmasına karşın bugüne dek sinemalarda vizyon şansı bulabilen ikinci filmi; Çınar’ın “ilk Kürt süper kahraman filmi” olarak dikkat çeken Genco’dan (2017) önceki iki filmi yalnızca festivallerde izleyiciyle buluşabilmişti.

Küçük ama çok sıkı bir hayran zümresi oluşturan Genco’yu kuşkusuz ilginç bir deneme babında dikkate değer saymakla birlikte şahsen pek başarılı bir çalışma olarak bulmamıştım. Film, basit ve kaba bir parodi değildi ama hem mizahı beni sarmamıştı hem de bir sinema filminden ziyade kameraya çekilmiş bir oda tiyatrosu oyununu andırması, düşük bütçesi ile izah edilemeyecek bir handikap olarak kendini gösteriyordu (*). Arada’da ise Çınar yine son derece düşük bir bütçeyle çalışmasına karşın yılın şu ana dek izlediğimiz en özgün, en çarpıcı yerli filmlerinden birini ortaya çıkarmış.

Arada, prömiyerini geçen yıl Adana Film Festivali’nde yaptıktan sonra Antalya’da ulusal yarışmanın kaldırılmasına tepki olarak İstanbul’da düzenlenen 55. Ulusal Yarışma’da Jüri Özel Ödülü’ne layık görülmüş, ardından da Duhok Uluslararası Film Festivali’nde Uluslararası Film Eleştirmenleri Federasyonu’nun (FIPRESCI) ödülünü kazanmıştı.

Çınar’ın bu yeni filminin başkarakteri, günlük yaşamında örneğin yemek yemek ve konuşmak gibi herhangi iki basit işi aynı anda yapamayan, buna paralel biçimde Kürtçe anlayan ama Kürtçe konuşamayan Osman isminde bir Kürt genci. Annesinin zorlamasıyla genç bir kadınla randevulaşıp tanışan ve kalıcı bir ilişki kurmayı deneyen Osman’ın bu girişimi, kendisinin karşısındaki insanla konuşurken başka herhangi bir şey yapamama ve keza başka herhangi bir şey yaparken de konuşamama engeli dolayısıyla karşılıklı iletişimin zorluğu yüzünden yürümüyor, genç kadın onu kısa sürede nazikçe terk ediyor. Söz konusu davranışsal takıntısının, Kürtçe konuşamamasıyla bir şekilde bağlantılı olduğunu sezmiş olmasının da katkısıyla olsa gerek, Osman nihayet bir Kürtçe dil kursuna gitmeye karar veriyor…

Çınar, 65 dakika gibi oldukça mütevazi, ekonomik bir süreye sahip olan Arada’da bu traji-komik öyküyü oldukça absürt bir mizahi anlatımla perdeye getirmeyi başarmış. Açıkçası çok uzun zamandır sinemada izlediğim bir filmde bu kadar çok güldüğümü anımsamıyorum. Arada, politik sinemanın alternatif bir biçimini anımsatması açısından da değerli, Türkiye’nin Kürt yurttaşlarının ana dillleri konusundaki hissiyatlarını duyumsatması açısından da.

(*) https://ilerihaber.org/yazar/genco-ilk-kurt-super-kahraman-filmi-73679.html