17 Temmuz 2018 Salı

Yazar: Whitney Webb (mintpressnews.com)

Çeviri: Özer Erdin

Son iki yıl içinde açığa çıkan birçok bilgi vasıtasıyla “hümanist ve Suriyeli sivillerin koruyucusu” olarak nitelenmiş olan Beyaz Miğferler hakkındaki birtakım gerçekler yanlış anlaşılmaya fırsat vermeksizin ifşa edildi.

Beyaz Miğferler, kuruluş yılı olan 2013’den itibaren birçok batılı ana akım medya kaynağı tarafından ‘cesur’ ve ‘kahraman’ Suriyeliler olarak sunula geldiler. Dahası bu grup Oscar ödülü ile taçlandırılmış bir Netflix belgeseline de konu yapıldı. Buna ek olarak, hayrete düşürecek derecede kaliteli çekilmiş görüntülere sahip videolarda isyancıların kontrolü altında yer alan bölgelerde çocukları bina enkazlarının altından kurtaran Beyaz Miğfer mensuplarına da yer verilerek, bu görüntülerin televizyon ekranlarında yayılması sağlandı. Ancak bu tür, izleyicide pozitif bir intiba uyandıran habercilik anlayışında grubun El Kaide gibi terörist odaklar ile olan bağlantısına, film materyalinin grup tarafından manipüle edilmesine, grubun sivilleri infaz görüntülerine ve yaşayan ya da cansız çocuk bedenlerinin nasıl propaganda aracı olarak yapıldığına elbette yer verilmiyor.

Bunların dışında Beyaz Miğferler’in ABD ve İngiltere hükümetleri, körfez ülkelerinin monarşik krallıkları ve batılı sivil toplum kuruluşları (STK) tarafından 2013’den 2016’ya kadar 123 milyon doların üzerinde bir meblağ ile finanse edilmiş olduğu da ana akım medyanın gözünden kaçıveriyor. Buna karşın söz konusu grup hakkında yazılmış olan birçok makalede grup hakkında yapılan propaganda çürütülüp, grubun El Kaida ve El Nusra gibi terör odaklarıyla olan bağlantısı detaylı bir biçimde tasvir edilirken, Beyaz Miğfeler’in nasıl kurulduğuna ve kurucusu olarak özellikle önemli olan bir adama; eski İngiliz ajanı ve güvenlik uzmanı James Le Mesurier’e pek az dikkat çekiliyor. Beyaz Miğferler’in kuruluşunda Le Mesurier’in oynadığı rolün yanında Beyaz Miğferler hakkında batılı izleyicide yerleşik kılınmış olan sözde kahramanlık mitolojisinin gizemi 2015 yılında bağımsız gazeteci Vanessa Beeley’in çabası sayesinde deşifre edildi. Beeley’e göre Le Mesurier, insani yardım faaliyetlerinin savaşa süreklilik kazandırmakta bir ordudan çok daha etkili olduğunu kavramış olan birisi. Bu sayede ABD ve müttefiklerine karşı hiçbir tehlike oluşturmayan bir ülkede savaş sürdürebilmek ve başka maliyetli savaşlara zemin hazırlamak için kamusal destek sağlanmış olunuyor.

LE MESURİER: ESKİ BİR PARALI ASKERDEN 'HÜMANİST BİR CANKURTARAN'A GİDEN YOL

Ana akım medyanın grubun kurucusu olarak Kızıl Haç’ı belirten haberlerinin aksine Beyaz Miğferler, 2013 yılının Mart ayında Le Mesurier tarafından kuruldu. Birçok İngiliz subayı gibi Le Mesurier de Royal Military Academy’e yazıldı ve bu okulu kraliçe madalyası alıp, sınıf birincisi olarak bitirdi. Sonraki yıllarda İngiliz ordusunun bünyesinde çeşitli görevler üstlenerek farklı savaş bölgelerinde bulundu. NATO’nun 1999 yılında Sırplara yönelik gerçekleştirdiği müdahale ve bu müdahale ile binlerce sivilin ölümüne neden olduğu için savaş suçu işlediğine dair olan iddiaların ortaya atıldığı bir zaman zarfında Le Mesurier Kosova’nın Piriştina kentinde gizli servis koordinatörü olarak görev aldı. Le Mesurier 2000 yılında ordudan ayrıldı ve Birleşmiş Milletler’de (BM) çalışmaya başladı, çünkü insani yardım adı altında faaliyet göstermenin savaş bölgelerinde ordu mensubu olarak görev yapmaktan daha etkili olduğunun ve bunun bizzat İngiliz Ordusu’nun lehine olduğunun bilincindeydi. Yine birçok bölgede görevlendirilen Le Mesurier, özellikle “güvenlik sektörü ve demokratikleşme programları ile istikrar önlemlerinin uygulanması” gibi alanlara yoğunlaştı.

Anlaşıldığı üzere Le Mesurier, “İstikrar faaliyetleri” ile "kırılgan" devletlerde yani “istikrarsızlaştırılmış uluslar” içindeki bağlantı çerçevesini iyi anlamıştı. Beyaz Miğferler’in kuruluşundan önce Le Mesurier Olive Group adlı özel bir paralı asker kuruluşunun projelerinin başkan yardımcılıklarını yaptı. Olive Group aynı zamanda Blackwater Academi ile Contellis Holdings bünyesinde birleşti. 2008 yılında Olive Group’tan ayrılan Le Mesurier, bir diğer güvenlik faaliyetleri kuruluşu olan Good Harbor Constulting’de çalışmaya başladı. Good Harbor Constulting’in başkanı Richard A. Clarke ABD Ulusal Güvenlik Kuruluşu’nun eski bir üyesi olmasının yanında Bush ve Clinton dönemlerinde terörle mücadele faaliyetlerinde görev almıştı. Le Mesurier, Good Harbor’da çalışmaya başlamasından sonra Abu Dabi’ye gönderildi ve burada risk yönetimi, acil durum planlaması ve alt yapı tesislerinin korunması üzerine uzmanlık yaptı. Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki bir ‘gaz sahaları koruma kuvvetini’ eğiten Le Mesurier, 2010’da Yemen’de düzenlenen bölgesel bir futbol turnuvasının güvenliğini koruma görevini üstlendi.

BATININ DESTEĞİ İLE KURULAN BEYAZ MİĞFERLER

Beyaz Miğferler’in kurulduğu yıl olan 2013’de ise Le Mesurier, doğru zamanda doğru yerde bulunuyordu. Bizzat kendisinin aktardığı bilgiye göre Beyaz Miğferler’i Türkiye’de kuran Le Mesurier, kuruluş kararında Suriyelilerin savaş hikâyelerinden etkilendiğini söylüyor. Ayrıca Le Mesurier bu kuruluş için İngiltere, ABD ve Japonya’dan toplam 300.000 dolar tutarında olan bir başlangıç sermayesini de toplamayı başarıyor. Bunun yanında söz konusu kuruluşa ABD, İngiltere, batılı STK’lar ve Katar tarafından bahşedilen 123 milyon dolarlık devasa bir bütçe, grubun kendi web sitesinde belirttiği Suriye’deki çatışmaları içeren sözde tarafsız tutum takınma gibi iddialarını tamamen çürütmektedir. Edinilen bilgiye göre bu yılın Eylül ayına kadar 700’den fazla kişi Le Mesurier’in kontrolü altında eğitileceklerdir. Bununla birlikte Le Mesurier’in İngiliz gizli servisi, paralı asker grupları, istikrar faaliyetleri ve demokratikleştirme planlamaları ile olan bağlantısı göz önüne alındığında, bir anda İstanbul’da ortaya çıkmasının tesadüf olmayacağı anlaşılmaktadır. Gerçekten de Beyaz Miğferler batının hem siyasi propaganda alanında hem de Suriye hükümetini değiştirmeye yönelik attığı askeri adımlarda kaybetmeye başlamasından sonra kurulmuştur. Beeley’in de söyledikleri ile birleştirip ifade edersek Beyaz Miğferler’in kurulması Suriye hükümetinin Khan Al Asal’da Suriye-Arap Ordusu’na karşı yapılan kimyasal silah saldırısına dair terörist gruplardan şüphelendiğine dair yapmış olduğu açıklama ile eş zamanlıdır. Bu nedenle Beyaz Miğferler’in kuruluşundan beri her kimyasal saldırıdan sonra Suriye hükümetini suçlamaları şaşırtıcı olmamalıdır, çünkü söz konusu grup hem tanık hem de yaşanan saldırılara tepki gösteren bir taraf olarak olaylarla ilişkilenmekte, bu saldırıların Suriyeli silahlı muhalif grupların eseri olduğu sonradan anlaşılmakta veya olaylar böyleymiş gibi sahnelenmektedir.

Sonuç olarak Beeley, Beyaz Miğferler’in tam bu amaçla kurulduğunu ileri sürmenin oldukça mümkün olduğunu düşünüyor. Buna ek olarak Le Mesurier de Beyaz Miğferler’in böylesine belirleyici bir zamanda batılı güçlerce finanse edilerek kurulması hakkında yeterince bilgi veriyor. 2015’de yaptığı bir konuşmada istikrarını kaybetmiş ülkelerde paralı asker birliklerine veya yabancı ordulara karşı en küçük bir kamusal güvenin kalmadığını belirten Le Mesurier, bunun aksine itfaiye birliklerinin, ilk yardımcıların, acil kurtarma ekiplerinin kamu nezdinde azami güvene sahip olduklarını belirtiyor.

BEYAZ MİĞFERLERİN EĞİTİMLERİ

Beyaz Miğferler profesyonel eğitime tabi tutulan ilk yardım grupları olarak lanse edilirlerken, almakta oldukları eğitimin tamamen başka bir eğitim olduğuna dair birçok işaret mevcut. Yardım amacıyla Suriye’ye gelen yabancı doktorlar ve ilk yardımcılar Beyaz Miğferler’in yardımlarına şüpheyle bakıyorlar. İsveçli bir çocuk doktoru olan Dr. Leif Elinder şunları ifade ediyor: “Beyaz Miğferler’in video görüntülerini inceledikten sonra yaralı çocuklar için aldıkları önlemlerin tuhaf olduğunu tespit ettim. Bu önlemler ne tıbbi ne de hayat kurtarıcı nitelikteydiler ve hatta çocukların hayatını kurtarmaktan çok zarar verici bir biçimde karşı üretken bir nitelik taşımaktaydılar.” Benzer açıklamalar yapan diğer doktorlar da beyaz Miğferler’in yaralıya yaptıkları müdahalenin oldukça kötü olduğunu; hatta videolarda görüntülenen önceden ölmüş olan çocuklara yaptıkları müdahalenin yaşayan bir çocuğu gerçekten öldürebileceğini söylüyorlar. Buna ek olarak ilk yardım grupları da Beyaz Miğferler’den oluşan kurtarma ekiplerinde bazı hatalar tespit ediyorlar. Bu yönde akla takılan sorulardan bazıları şunlar: Beyaz Miğferler cesetlerin nerede bulunduğunu tam olarak nasıl biliyorlar? Beyaz Miğferler’in video çekimlerinde neden bir saldırı anı yok ve neden daima kimyasal saldırı sonrası ortaya çıkan tesirlerin görüntüleri mevcut? Beyaz Miğferler neden yardım ettiklerini iddia ettikleri kişilerin görüntülerini "yeniden işlemeye" karar verdiler?

Yukarıda değinilen bilgilerden hareketle Beyaz Miğferler, aslen ilk yardım ekipleri olarak yetiştirilmedilerse, Le Mesurier ve ekibi onlara gerçekte neyi öğretti? Beeley’e göre Beyaz Miğferler, El Nusra Cephesi ve Doğu Halep’de yer alan Nour El Din Zinki gibi diğer aşırı İslamcı gruplar ile omuz omuza savaşabilmeleri için Le Mesurier tarafından askeri bir eğitime tabi tutuldular. Görünüşte bağlı oldukları insani yardım merkezleri ise direkt olarak El Nusra Cephesi’nin yakınında veya aynı bina içinde yer almaktadır. Öte yandan Beyaz Miğferler’in kısıtlı olan tecrübesinden ve silah taşıdıklarını gösteren çok sayıda fotoğraftan hareket eden Beeley, söz konusu grubun askeri ve lojistik rolünün Nusra Cephesi birliklerini desteklemek olduğunu söylüyor. Beeley ayrıca Beyaz Miğferler’in eğitimlerinin askeri amaçla sınırlı olmadığını, propaganda üretimini, kamera kullanımını, medyada ilgi uyandıracak video çekimlerini içeren çok kapsamlı bir eğitim aldıklarından da hiç kuşku duymuyor. Beeley, Oskar ödüllü Netflix Belgeseli hakkında ise şunları ifade ediyor: “Beyaz Miğferler’in kahramanlıklarını anlatan ve bizzat Beyaz Miğferler tarafından çekilmiş olan Oskar ödüllü belgesel filmin Türkiye’de yaşayan ve hiç Suriye’ye girmemiş olan yapımcılarına gönderildi. O nedenle bu yapımcılar, film görüntülerinin gerçek olup olmadıklarını değerlendirebilecek bir konumda değildiler. Gönderilen video görüntüleri Beyaz Miğferler’in profesyonel bir teknik donanıma sahip olduklarını ve iyi eğitim aldıklarını kanıtlamaktadır.”

Sonuç olarak Beyaz Miğferler’in almış oldukları kapsamlı eğitim sayesinde hükümetler ve diğer kuruluşlar bakımından büyük önem taşıyan iki hedefe ulaşılmıştır: İlk olarak, Beeley’in de vurguladığı gibi artçı bir askeri müdahaleye zemin hazırlanmış ve uluslararası topluluğun ve batılı ülkelerin sahte insancıl öfkesi kışkırtılmıştır. İkinci olarak, Beyaz Miğferler ile çalışan aşırı İslamcı grupların barbarlıkları “insani yardım amaçlı gruplar” maskesi altında kamufle edilmiştir. Bu sayede yabancı hükümetler, bu aşırı İslamcı terörist örgütleri cezalandırılma endişesi olmaksızın rahatlıkla silahlandırmaya ve finanse etmeye devam etmişlerdir.

Le Mesurier’in ise sahne ışıklarının kendi üzerine yansımasından açık bir biçimde usandığı anlaşılıyor. Bizzat kendisi tarafından desteklenmiş olan terörist grupların maskelerinin düşürülmüş olmasının muhtemelen bu bıkkınlıkta etkisi olabilir. Gerçi halen Good Harbor’un personel listesinde adı yer alan Le Mesurier, Beyaz Miğferler için kurmuş olduğu MayDay Rescue adlı web sayfasından ismini ve Beyaz Miğferler’in web sayfasından da kendine ait tüm ifadeleri silmiş.

Orjinal makale