24 Mart 2019 Pazar

DÜNYADA VAN - (Der.) ERCAN ÇAĞLAYAN 

Van, “Dünyada Van, ahirette iman” veya “Bu dünyada Van, öbür dünyada cennet” gibi özlü sözlerle methedilmiş bir diyar. Kadim bir medeniyet merkezi, bir geçit yeri, çok şeyler görmüş geçirmiş, kimlerin kimlerin yurt tuttuğu veya ağırlandığı bir belde. Bu derleme, Van’ı mümkün olduğunca çok cephesiyle tanımaya dönük bir çalışma. Tarih ve coğrafya… Gelmiş geçmiş ve kimisi kaybolmaya yüz tutan “kavimler”, hafızada Ermeniler… Etnik gruplaşmalar ve milliyetçilikler… Aşiretlerin karmaşık toplumsal gerçekliği… Dinsel hayat, Kürt medreseleri… İmparatorluğun çöküş dönemi ve Cumhuriyet tarihi boyunca gelişmeler… Devletin ve “büyük politikanın” etkileri… Bu etkiler altında yaşanan değişim ve dönüşümler… Kadınların toplumsal varoluş mücadelesi… Zorunlu göç ve mülteciler… Dengbêjlerden yerel basına, sinema kültürüne, edebiyata, kültürel hayat… Mutfak kültürü, “Van kahvaltısı”… Vanspor’un hazin hikâyesi…

Ercan Çağlayan’ın derlediği ve yazdığı kitapta Reşat Açıkgöz, Nevzat Ağçakaya, Ebru Akköprü, A. Semet Aydeniz, Suavi Aydın, Yakup Aykaç, Zikrullah Aykaç, Mehmet Baki Bilik, Şeyhmus Bingül, Aylin Çiçekli, Deniz Çifçi, Ferhat Çiftçi, Gözde Burcu Ege, Sinan Hakan, Mehmet Fatih Işık, Abdulaziz Kardaş, Ali Rıza Kılıç, Halil Kırbaç, Erdal Orman, Selda Öztürk, Engin Sarı, Mehmet Zeydin Yıldız ve Zehra Yılmaz’ın katkıları yer alıyor. (Tanıtım Bülteninden) 

KÜNYE: Dünyada Van, (Der.) Ercan Çağlayan, İletişim Yayınları, Ocak 2019, 472 Sayfa. 


MARX’IN ORKESTRASI - (Der.) ÖZAY GÖZTEPE 

Marx, bir ad-oluştan fazlasıdır, şimdi sadece bir teorik metinler dizisinin yazarı olarak görünse de, büyük bir kavganın, dünyayı değiştirmek üzere harekete geçmiş makinenin parçası, bu parçaları eşsiz bir biçimde bir araya getirerek yaşadığı zaman içinde tarihsel dönüşümün siyasi imkânları için hareket etmekten kaçınmamış biridir. Hem kendisidir hem de onun adıyla anılan bir mücadeleye emek vermiş başkalarıdır. Tekil bir adı, bir çoğullukla (orkestra) birlikte düşünmeye çağıran başlık -MARX'IN ORKESTRASI- henüz okumaya başlamadan sınıf mücadelesini, farklı seslerden, araçlardan oluşan bir kolektiflik olarak gördüğünü söylemektedir bize.

Birbirinden farklı on yazar tarafından kaleme alınmış makalelerin her biri, seçtiği özneyi kendi mekânsallığı ve tarihselliği içinde biçimlerken, kesişen yolların da bir haritasını çizer. Hepsini okuyup bitirdiğimizde ise bu çoğul mekânlı sahnelerin devrimci mücadelenin eş-zamansallığıyla birleştiğini görürüz. İrlanda'nın özgürlük mücadelesi, ingiltere'deki işçi hareketleri, Almanya'da, Fransa'da yükselen toplumsal hareketler ve arka fonda başka ülkelerin silüeti. Merkezde ise zorunlu yer değiştirmelerle çok sayıda insanla temas halinde olan ve farklı mekânlarda vuku bulan hareketlere fiziksel ya da düşünsel-bir biçimde- dâhil olan Marx ve Engels durur. (Tanıtım Bülteninden) 

KÜNYE: Marx’ın Orkestrası, (Der.) Özay Göztepe, Nota Bene Yayınları, Kasım 2018, 340 Sayfa. 

YENİ PARİS’İN SON GÜNLERİ - CHINA MIEVILLE

Sanatın her alanında geniş yankılar uyandırmış, insanlığın gerçekliğe dönük bakışını ve algısını değiştirmiş, Dali’nin “eriyip gitmiş saat” çizimlerinden Breton’un “büyük çizgileriyle tanınan umutsuzluk” şiirlerine büyük bir akım: Sürrealizm.

Toplumun her alanında büyük yankılar uyandırmış, korkunç yıkımlara yol açıp gerçekliğimizi darmadağın etmiş, bu arada “faşizm” belasını da insanlığın başına bela etmiş, yakın tarihin en korkunç olayı: İkinci Dünya Savaşı.

“Tuhaf kurgu”nun ustası China Miéville, ikisini bir araya getiriyor!

İkinci Dünya Savaşı yıllarında, Paris’te. Eski Paris’te ve “yeni”sinde!

Gerçeküstücülerin resimlerinden, şiirlerinden ve manifestolarından fırlamış “manif”ler dolaşıyor şehirde. Gerçeklikle ilgili algımızı dönüştüren o çizgi ve sözcüklerden “tezahür eden” varlıklar…

“Muhteşem ceset” en başta, pek çok “manif” var şimdi aramızda. Yeraltı mücadelesi sürdüren militanlar gibi, Direniş (Rezistans) hareketinin birer parçası onlar da.

Faşizme karşı direnişin, Fransa’daki “rezistans hareketi”nin romanı Yeni Paris’in Son Günleri. Direniş içerisindeki sürrealistlerin. Resimlerle, şiirlerle, romanlarla, sözcüklerle, “manif”lerle direnenlerin…

“Tuhaf kurgu”nun ustasından, bir solukta okumalık! (Tanıtım Bülteninden) 

KÜNYE: Yeni Paris’in Son Günleri, China Miéville, Çevirmen: Betül Çelik, Yordam Yayınları, Ocak 2019,  224 Sayfa. 


AĞAÇLAR - HERMAN HESSE 

“Üzgün olduğumuzda ve hayata katlanamadığımızda bir ağaç şöyle konuşabilir bizimle: Sus! Bak bana! Yaşamak kolay değil, yaşamak zor değil. Bunlar çocuksu düşünceler. Bırak konuşsun içindeki Tanrı, o zaman susacaklar. Yolun seni anandan ve yurdundan uzaklaştırdığı için endişelisin. Ama attığın her adım, her yeni gün seni anana yaklaştırır. Orası ya da şurası değildir yurdun. Yurt ya içindedir ya da hiçbir yerde.

Yollara düşme özlemiyle kederlenir yüreğim, akşamları rüzgârda uğuldayan ağaçları duyduğumda. Sessizce, uzun uzun dinlerseniz, bu özlemin esası da anlamı da çıkar ortaya. Sanıldığı gibi acıdan kaçıp gitme arzusu değildir bu. Yurda, ananın belleğine, hayatın yeni kıssalarına duyulan özlemdir. Eve götürür insanı. Her yol eve götürür, her adım doğumdur, her adım ölümdür, her mezar anadır.

Böyle uğuldar ağaç, çocuksu düşüncelerimizden ürktüğümüz akşam vakitlerinde. [...] Ağaçları dinlemeyi öğrenen, ağaç olmayı arzulamaz artık. Kendisi dışında başka bir şey olmayı arzulamaz. Yurt budur. Mutluluk budur.” (Tanıtım Bülteninden) 

KÜNYE: Ağaçlar, Herman Hesse, Çevirmen: Zehra Aksu Yılmazer, Kolektif Kitap, Aralık 2018, 104 sayfa. 


BİR ZAMANLAR BİR ÜLKEDE - MARINA WARNER 

Kötü kalpli kraliçeden masum prensese, hain kurttan kırmızı başlıklı kıza, uçan halılar, sihirli anahtarlar,hiçlikten bitenler, uyuyan devler, konuşan hayvanlar, ölüp dirilenlerle örülmüş hikâyeler, çocukluğumuza ve yetişkinliğimize yüzyıllardır sızıp duran masallar...

Marina Warner’ın yıllarını adadığı çalışması, masalların hem kuşaklar hem de farklı kültürler arasında akıp giden, esneyip katılaşan, evrilip yeniden kurulan, evcilleşen, kimi zaman kirli emellere alet edilmiş değişimine sihirli bir ayna tutuyor. Bu aynada kötü kalpli kraliçe, bizlere kibirle gülümsüyor; hikâye, sandığımızdan daha derin. Develer tellâl, pireler berber iken anlatılmaya başlamış masallar hakkında yapılmış bu çok yönlü araştırmayı okurken beşikte tıngır mıngır sallandığınız günler gelebilir hatırınıza.

Marina Warner’ın şairane anlatımını, Güven Turan usta çevirisiyle aktarıyor ve ilgiyle okunacak, kıymetli bir metin çıkıyor ortaya. Gökten üç elma düşmüş...
(Tanıtım Bülteninden)

KÜNYE: Bİir Zamanlar Bir Ülkede, Marina Warner, Çevirmen: Güven Turan, Yapı Kredi Yayınları, Yapı Kredi’de İlk Bası Ocak 2019, 176 Sayfa.