17 Ocak 2019 Perşembe

OTOPSİ - ÖZGE LENA 

Boşluk hemen yanı başında beklerken, kadın onu görmezden gelmeyi öğreniyor. Derin nefes alarak, içerek, uyuyarak, kusarak, en çok da yazarak onu unutmaya çalışıyor. Boşluktan kaçmak için duvarlarını kendi elleriyle özenle örüyor. Yıllarca, umut ve sabırla. Ancak ne yaparsa yapsın rüyalarından kaçamıyor. Düşleri hep ve tam orada. Boşluğun ortasında taştan bir ev. Issızlıkta, tek başına. Evde bir tablo. Pencerelerin arasında. Tabloda yaşlı bir kadın. Öylece ona bakmakta. Yüzlerce kez, içinde kar taneleri olan bir kaleydoskobun içinde dönüp duran bir ruh. Çığlıklarla uyanılan geceler. Gözyaşları ve terle. Boşluk rüyalarından sızıp onu çağırıyor, şehvetle.

Otopsi, bir kadının iç dünyasındaki derin çelişkileri anlatıyor. Onu yazmaktan, dahası kendi olmaktan alıkoyan kimliğini, sorumluluklarını irdeleyen kadın, bir yandan da annelik görevleriyle yazma tutkusu arasında bölünür. Çocukluk travmalarıyla, toplumsal baskılara karşın yazma tutkusuyla gelen gerilim, içinde büyüdükçe büyür ve bu hesaplaşma onu giderek varoluşsal bir seçim yapmaya zorlar. Söz konusu olansa boğucu günlük yaşamı ile yazmak, başka bir deyişle, esaret ile özgürlük arasında bir seçimdir… (Tanıtım Bülteninden)

KÜNYE: Otopsi, Özge Lena, Can Yayınları, 2018, 72 Sayfa. 

BASEL’İN ÇANLARI - LOUIS ARAGON

20. yüzyılın en büyük şairlerindendir Louis Aragon. Dadaist olarak başlayıp sürrealist olarak sürdürdüğü yazın serüveni, 1927 yılında Fransız Komünist Partisi’ne girmesiyle toplumcu gerçekçi anlayışa yönelir. Bu anlayışın ürünü olan Basel’in Çanları, “Gerçek Dünya” başlığıyla yayımlanan dört ciltlik dizinin ilk romanıdır.

Romanda, burjuvazinin şaşaalı kent yaşamının yanı sıra yoksulların, işçi sınıfının en zorlu yaşam koşulları ve “hem coşturan, hem bezdiren” entelektüellerle örülmüş geniş bir panorama çizilir. Düzenin çok yönlü eleştirisi hâkimdir Basel’in Çanları’nda. Öyküleme ve tarihî motifler paralel akar. Güncel politik ortam ve tarihî olaylar uyum içinde aktarılır.

Sermaye sahipleri, burjuvazi, siyasiler çirkin yüzleriyle sergilenir; çıkarlar söz konusu olduğunda aniden yön değiştiren politik görüşler, grev entrikaları oyunun bir parçasıdır. Bütün pespayeliğiyle politika ve burjuvazi el eleyken aşk, para ve iktidar ekseninde yerini alır.

Yazar romanın akışı içinde ufak ufak çan seslerini duyursa da, Basel’in çanlarını asıl olarak son bölümde duyarız; Basel’deki Büyük Konsey’i, konseydeki Clara Zetkin’i buluruz birden karşımızda: “O gözler ki, tam da Hitler fırtınasının arifesinde, Reichstag Başkanlık kürsüsünden, tıklım tıklım düşman sıralarını bir bir dolaşıp yapılacak işin büyüklüğünü hesaplamışlardır... O gözler ki, gerçekten bu yaşlı kadının gözleriyle, aynı zamanda geleceğin bütün kadınlarının gözleri ve geleceğin gözlerinin gençliğidirler…”

Kalemini “gerçek dünya” ve anti-faşist direniş için kullanan Aragon’un bu eşsiz romanı, Attilâ İlhan’ın şiirsel çevirisiyle Yordam Edebiyat’ta. (Tanıtım Bülteninden) 

KÜNYE: Basel’in Çanları, Louis Aragon, Çevirmen: Atilla İlhan,Yordam Kitap, 2018, 384 Sayfa. 

EKSEN - ROBERT CHARLES WILSON 

Robert Charles Wilson’ın, milenyum sonrası bilimkurgu edebiyatının en büyük eserlerinden biri olarak kabul edilen ödüllü eseri Dönüş’ün devam kitabı Eksen ile “Dönüş Üçlemesi” devam ediyor.

Eksen, Varsayımsallar’ın insan hayatını desteklemek için yarattığı, Kemer’in ötesindeki yeni dünyada geçiyor. Bu dünyadaki Ekvatorya ismi verilen kıtada insanlar kolonileşmiş ve yeni topluluklar oluşmuştur. Lise Adams ise on yıl önce ortadan kaybolan ve Marslılarla ilişkisi olduğunu düşündüğü babasının gizemini çözmek için Ekvatorya’ya gelir. Turk Findley ise eski bir denizcidir ve Ekvatorya’ya yeni bir hayat kurmak için gelmiştir.

Yeni dünyada yaşanan bir kül yağmuru sonrası Turk ve Lise bir araya geldiğinde işler garipleşmeye başlar. Bu kül yağmuruyla Varsayımsallar'ın nasıl bir ilgisi vardır? Lise ile Turk karşılaştıkları gizemleri çözmeye çalışırken Dördüncüler'i ve Marslıları avlayan özel bir gruptan da kurtulmaya çalışırlar. Tüm bunlar olurken, bu misafirperver yeni gezegen gittikçe yabancılaşır. Bilinmez bir gücün yarattığı bu dünya ne kadar güvenlidir? (Tanıtım Bülteninden) 

KÜNYE: Eksen, Robert Charles Wilson, Çevirmen: Burak Kara, İthaki Yayınları, 2018, 308 Sayfa. 

BEYAZ YOLLAR MAVİ DENİZ - FİKRET ADİL 

Farklı sanat çevrelerinden önemli simalarla iç içe bir hayat geçiren Fikret Adil, Halikarnas Balıkçısı ve Sabahattin Eyüboğlu ile birlikte çıktıkları, denizden, gökten, havadan, çam ormanlarından, gün batımlarından, yıldızlardan sarhoş olunan bir Ege-Akdeniz yolcuğunu kendine has üslubu ve keskin gözlem gücüyle anlatıyor.

Adil, Kereme Körfezi’nden Çökertme ve Bodrum’a uzanan geniş bir coğrafyanın tarihi panoramasını sunarken gündelik hayatın zorlukları kadar, edinilen dostlukları da keyifle aktarıyor. Beyaz Yollar Mavi Deniz, alışılagelmiş gezi notlarının aksine doğanın edebiyatla, sanatla olan ilişkisini aksettiren, Adil’in maharetli ve nüktedan çıkarımları, Halikarnas Balıkçısı’nın hikâyeleri ve Eyüboğlu’nun yârenliğiyle kol kola girerek okurunu da yola düşmeye çağıran bir anlatı.

“Yolların büyük, çok büyük kısmı toz içinde bembeyazdı. Fakat deniz mavi idi. Bu sebepten notlarıma Beyaz Yollar Mavi Deniz adını veriyorum.” (Tanıtım Bülteninden)

KÜNYE: Beyaz Yollar Mavi Deniz, Fikret Adil, Sel Yayıncılık, 2018, 94 Sayfa. 

RESME NASIL BAKILIR GIOTTO’DAN CHAGALL’A RESİM ve RESSAMLAR - LIONELLO VENTURI 

Resme bakmak konusunda yeni bir görme biçimi geliştiren, Rönesans resminin öncüsü Giotto di Bondone’den yirminci yüzyılın fantastik sanatının fikir babası sayılan Marc Chagall’a kadar pek çok ressamın eserlerinin ele alındığı Resme Nasıl Bakılır? Giotto’dan Chagall’a Resim ve Ressamlar sanat tarihçisi Lionello Venturi’nin günceliğini halen koruyan metinleri arasında yer alıyor. Venturi, gelişim süreci içinde sanatın ve sanatı görme biçimlerinin geçirdiği evrimi yalın bir anlatım ve açıklamalı yorumlarıyla inceliyor.

Sanatın dinle ilişkisini ele alarak başlayan kitap, soyut ve fantastik sanatın öne çıktığı dönemlere kadar geçen süreçte izleyicinin resme bakışındaki değişime dair kapsamlı bilgiler veriyor. Metinde, sanatta fiziksel güzellik ve ahlaki güzellik kavramlarının nasıl yorumlandığı da anlatılıyor. Sanatla ilgilenen her okura hitap eden Resme Nasıl Bakılır? Giotto’dan Chagall’a Resim ve Ressamlar Rönesans-Modernizm ekseninde resim okuması yapmak isteyenler için nitelikli bir kılavuz olma niteliği taşıyor. (Tanıtım Bülteninden)

KÜNYE: Resme Nasıl Bakılır Giotto’dan Chagall’a Resim ve Ressamlar, Lionello Venturi, Çevirmen: Esra Ermert, HayalPerest Kitap,2018,  236 Sayfa.