20 Haziran 2018 Çarşamba

LENİN’İN SEÇİM STRATEJİSİ 1– AUGUST H. NİMTZ

Seçimler ve parlamento kürsüsü devrimci hedeflere ulaşmak için kullanılabilir mi? Boykot taktiğine hangi durumda başvurulabilir, komünist bir aday parlamentoya seçilirse kürsüyü nasıl değerlendirebilir? Lenin’in seçim stratejisinin kökenleri Marx ve Engels’te bulunabilir mi? Marx ve Engels’in seçimlere dönük görüşleri hangi klasik metinlere nasıl yansımış, Lenin bunlardan nasıl yararlanmıştır? Legal-illegal mücadele koşulları, sınıf ve seçim ittifakları, çarlığa karşı diğer muhalif kesimlerle işbirliği olanakları, Bolşevik-Menşevik ayrımının sıcaklığı ve 1905 Devrimi’nin öncesi ve sonrası göz önünde bulundurulduğunda, Lenin ne gibi stratejik değişikliklere gitmiş, Birinci ve İkinci Duma seçimleri için nasıl bir mücadele örgütlemiştir?

Hepsi, bugüne yansımaları da olan can alıcı sorular… Ve August H. Nimtz’in kitabı, Lenin’in stratejik yaklaşımları temelinde bu ve benzer soruların yanıtını oluşturan eşsiz bir çalışma.

Marx ve Engels’ten yola çıkıp 1905 Devrimi’ne kadar uzanan bu ilk ciltte, Lenin’in, seçim kampanyalarının nasıl yürütüleceği, seçim bloklarında yer alıp alınmayacağı ve bununla ilgili “ehvenişer” ikilemi, vekillerin partiye hesap vermesinin nasıl sağlanacağı ve seçim siyasetiyle silahlı mücadele dengesinin nasıl kurulacağı gibi meselelere nasıl cevap ürettiğini de görüyoruz. Lenin’in, daha sonraları bu çalışmadan çıkan derslerin Bolşeviklerin 1917’deki başarısı açısından “elzem” olduğunu söylediği düşünüldüğünde, bu dönemin ayrıntılı analizinin eksiksiz bir Leninizm kavrayışı için hayati önemde olduğunu görüyoruz... (Tanıtım Bülteninden)

KÜNYE: Lenin’in Seçim Stratejisi, August H. Nimtz, Yordam Kitap, 2018, 320 sayfa.

MELEZLER – STEPHEN GRAHAM JONES

Bram Stoker En İyi Korku Romanı Ödülü Adayı

Shirley Jackson En İyi Korku Romanı Ödülü Adayı

“Stephen Graham Jones’un edebiyatçılığı en az bu kitap içerisindeki canavarlar kadar güçlü.”

- Josh Malerman -

“Melezler ağzımı açık bıraktı. Hatta nefesimi kesti. Son derece zeki, özgün, heyecan verici, korkutucu ve bir o kadar da insani.”

- Paul Tremblay -

“Çavdar Tarlasında Çocuklar’ın, müziklerini Warren Zevon’un yaptığı eski bir korku filmiyle birleşimi gibi.”

- Kirkus -

Korku edebiyatının postmodern yazarı Stephen Graham Jones’tan hayatta kalmak, ait olmak, kimliğini bulmak üzerine yazılmış ve kurtadam literatürüne derin bir çentik atan eşsiz bir büyüme öyküsü.

Tıpkı ailesi gibi o da bir dışarlıklıydı. Zorluklara rağmen katlanılabilir hayatını teyzesi Libby ve dayısı Darren’la birlikte onları anlamayan ve istemeyen bir toplumdan uzakta geçirmek zorundaydı. Melezlerdi onlar, bulanık kanlılar, hiçbir yere ait olamayanlar. Vakti geldiğinde teyzesi ve dayısıyla yollarda geçen bir yaşamı mı yoksa onlardan uzakta, yolun kenarında kalan diğer insanlarla geçen bir yaşamı mı tercih edeceğine kendi karar verecekti. Zira onun da bir kurtadam olup olmadığı yakın zamanda belli olacaktı.

Melezler şimdiki zamanla geçmiş arasında mekik dokuyan ve bu sayede kendini ve dünyadaki yerini anlamaya çalışan bir çocuğun unutulmaz panoramasını gözler önüne seriyor.

Dönüşüm yaklaştı… Ama korkma, içindeki canavar dışarıdan daha ürkütücü değil.  (Tanıtım Bülteninden)

KÜNYE: Melezler, Stephen Graham Jones, İthaki Yayınları, 2018, 272 sayfa.

YAZMA DERSLERİ – FERDA İZBUDAK AKINCI

Anlatmak, daha iyi anlatmak…

Delidolu'nun kurmaca dışı kitaplar koleksiyonunun yeni halkası Yazma Dersleri, dizinin "Okumak" başlıklı alt temasının da ikinci kitabı.

Yazma Dersleri, Ferda İzbudak Akıncı’nın kendi "yazma serüveni"nden yola çıkarak deneyimlerini aktardığı bir deneme kitabı. 

Yazma ve yaratma sürecine odaklanan Yazma Dersleri, sanatın edebiyat ile ilişkisi, yazma pratiği, karakter yaratma gibi pek çok konuya eğiliyor.

Ferda İzbudak Akıncı kendi deneyim ve edebiyat anlayışı ile yazar adaylarının yolunu aydınlatıyor.

Yazma Dersleri, ödüllü yazar Ferda İzbudak Akıncı’nın söyleşilerinden yola çıkarak, yazma ve yaratma sürecine dair fikir ve tavsiyelerini paylaşıyor. 

30 yıllık yazarlık serüveninde, dünyayı ve hayatı edebiyat aracılılığıyla tanıdığına, anladığına ve sevdiğine vurgu yapan yazar, kendi düşüncelerinin yanı sıra usta yazarların edebi deneyimlerini yansıtarak yazmaya gönül verenlere kılavuzluk ediyor...

“İlle de yazmak gerekiyor. Dönüp dönüp okumak, düzeltmek, geliştirmek ve gerekiyorsa budamak… Yani üstünde çalışmak. En azından ustalaşıncaya dek. Sonrasında her yiğidin bir yoğurt yiyişi, her ustanın kendine özgü yazma biçimi var.” (Tanıtım Bülteninden)

KÜNYE: Yazma Dersler, Ferda İzbudak Akınc, DeliDolu, 2018, 184 sayfa.

KIZIL – STEFAN ZWEİG

Zweig gençlik dönemi yapıtlarından Kızıl’da öğrenim için Viyana’ya giden genç bir tıp öğrencisinin büyük kentin gerçekliğine uyum sağlama ve yetişkinliğe adım atma sürecini anlatır. Kendini birdenbire ailesinden uzakta soğuk bir odada yapyalnız bulan bu “çocuksu” genç adam, zamanla girdiği bunalımın etkisiyle hayallerinden, başlangıçta büyük bir hevesle sarıldığı tıp eğitiminden vazgeçme noktasına gelmiştir. Tam da o günlerde kızıla yakalanan ve yardımına ihtiyaç duyan bir kız çocuğu onu hayata geri çağırır… 1908 yılına ait bu anlatı, Zweig’ın daha o zamanlar çoktan bir novella üstadı olup çıktığının kanıtıdır adeta. Üstelik, yazarın sonraki yapıtlarında sıklıkla karşılaştığımız bir temanın peşine henüz kariyerinin başındayken düştüğünü; gaddar bir dünyada varoluşunu sürdüremeyecek kadar kırılgan insanların acılarını baştan beri dert edindiğini ortaya koyar.

(Tanıtım Bülteninden)

KÜNYE: Kızıl, Stefan Zweig, İş Bankası Kültür Yayınları, 2018, 72 sayfa.

CALVİNO ALBÜMÜ – LUCA BARANELLİ, ERNESTO FERRERO

Mümkün mesafeye yaklaşması, ütopyanın ateşle imtihanıdır.

Calvino Albümü gezgin, matematikçi, ansiklopedici çalışkan mı çalışkan bir yazarın fotoğraflar eşliğinde anatomisi.

“1964’te Rea’ya ‘edebiyata karşı duyduğu ağır bir bık¬kınlığı’ itiraf ederek, ‘bir süredir yalnızca astronomi kitapları okuyorum’ diye yazar. ‘Zaten hiç kimsey¬le hiçbir şey konuştuğum yok, en azından “edebiyat dünyası”na ilişkin. Yazın yaşamı askerlik yaşamı gibi. İnsan gençken doyumsuzluklarına falan dayanabili¬yor. Gelgelelim ömür boyu uzatılamıyor: İzin isteme-nin sırası geliyor.’ Aslında Calvino bu izni o zaman istemedi. Ancak 1984’te, neredeyse gönülsüzce, artık kendi kendini, hâlâ rayına oturtulmayı bekleyen yı¬ğınla şeyi düşünme zamanının geldiğini bildirecekti.”

(Tanıtım Bülteninden)

KÜNYE: Calvino Albümü, Luca Baranelli & Ernesto Ferrero, Yapı Kredi Yayınları, 2018, 200 sayfa.

MUTLULUĞA DAİR BİR DÜŞÜNCE – CARLO PETRİNİ, LUIS SEPULVEDA

Hız hastalığına tutulmuş günümüz dünyasında mutluluk hâlâ olası mı? Yaşam alanlarımızın tüm katmanlarına nüfuz etmiş, hayata yönelik duru bir bakışa izin vermeyen, yaşam kalitemizi düşüren koşuşturma kültürünün içinde kendimize soluk alacak alanlar yaratmaya geç mi kaldık yoksa?

Mutluluğa Dair Bir Düşünce, Güney Amerikalı dünyaca ünlü yazar ve aktivist Luis Sepúlveda ile tüm dünyada ağ biçiminde örgütlenen Slow Food Hareketi’nin kurucusu Carlo Petrini’yi tam da bu sorular ekseninde bir araya getiriyor.

Politika, aktivizm, şiir ve edebiyatla harmanlanmış Mutluluğa Dair Bir Düşünce kapitalizmin yanı sıra çileciliği de eleştiren; yavaşlamanın, arada bir durmanın ve ânı özümsemenin üzerinde duran; yaşamdan, özellikle de yemekten haz almanın herkesin hakkı olduğunu hatırlatan; doğanın ritmine ayak uydurma gerekliliğini savunan, umut verici bir rehber.

“Günümüzde gerçek hazine zamandır. Mutluluğa Dair Bir Düşünce, onu nasıl bulacağımızı gösteriyor.”

La Repubblica   (Tanıtım Bülteninden)

KÜNYE: Mutluluğa Dair Bir Düşünce, Carlo Petrini & Luis Sepulveda, Can Yayınları, 2018, 120 sayfa.