24 Nisan 2019 Çarşamba

Ecem Güler

On bir yaşındaki Gece ve ailesinin kırılganlaşabilecek mutlulukların eşiğinde verdikleri ve ancak geçmişle yüzleşerek çıkabilecekleri mücadelesini konu alan, öyküleriyle tanınan yazar Anıl Mert Özsoy'un kaleme aldığı, Merve Atılgan'ın çizimleri ile katkı sunduğu Yeniden Deniz Olmak sizleri Ege'nin tatlı bir kasabasındaki Fesleğen Lokantası'na aile ve psikoloji üzerine düşünmeye çağırıyor. 

Şehir hayatının temposundan yorulan anne ve babasıyla birlikte memleketleri Fethiye'ye dönen Gece kendini hiç bilmediği bir şehirde, hiç bilmediği bir okulda, hiç tanımadığı insanlarla bulur. Bu yabancı hayata alışmaya çalışırken tek sorun yaşayanın kendisi olmadığını fark eder. Annesi neden hep yorgun ve mutsuzdur? Neden onu sürekli sahilde uzaklara bakıp ağlarken görmektedir? 

Dedesi Levent ve durgun denizin arkasından el sallayan Can adası Gece'ye bir şeyler anlatmaya çalışmaktadır. Belki annesi de lokantalarındaki masaları süsleyen fesleğenler gibidir: güzel kokular yayabilmek için çok su almaması, toprağının değişmesi, ilgi görmesi gereklidir. 

Belki de deniz olmak isterken dalgaları izlemekten öteye gidemeyen bu ailenin acılarını hatıralaştırmaya ihtiyacı vardır. Belki de Levent dedenin söylediği gibi acılar gerçekten hatıralaştırdıkça güzelleşmektedir. 

Günümüzün güncel aile sorunlarını ve insan psikolojisini başarılı noktalara  dokunarak anlatmayı başaran romanda Gece ismiyle tanıdığımız torun ve Levent ismiyle tanıdığımız dede birlikte geçmiş yılları sayfa sayfa karıştırırken kiminin geçmişi affettiği, kiminin bugünü anladığı gerçeklerle karşılaşırlar. Hayat bazen çok eski bir kayıkla koca okyanusları aşabilmeyi göze alabilmek demektir.  

Peki bu tatlı aile tüm acıları, üzüntüleri yaza sığdırıp sonbaharı umutla karşılayabilecek midir? 

Yaz geçer, iyi gelir sözcükler.

KÜNYE: Yeniden Deniz Olmak, Anıl Mert Özsoy , Can Yayınları , 2019 Sayfa Sayısı: 102