21 Mayıs 2018 Pazartesi

Perge Dündar

Günümüzde ebeveynlerin en çok endişelendiği konulardan biri internet. Teknoloji kullanımının aşırıya kaçma tehlikesi yanı sıra çocuklarının internette görüp etkilenecekleri konulardan tedirgin oluyor anne babalar haklı olarak. Takip edilmesi, kontrol altında tutulması gereken çok fazla program, uygulama, site vs var. Bazıları çocuklar tarafından beklenmedik derecede ilgi görüyor. Örneğin rehber öğretmen olarak okulda konuştuğum birçok çocuk büyüyünce youtuber olmak istediğini, kanalının ve takipçilerinin olacağını anlatmıştır.

Miyase Sertbarut’un yazmış olduğu Ünsüz Youtuber’ın Günlüğü isimli kitapta da Ezgi, Youtube'da kanal açmak isteyen bir ortaokul öğrencisidir. Videolar çekip takipçiler kazanmak ve bu şekilde ünlü olmak isteyen Ezgi, anne ve babasının izinleri olmadığından bu hayallerini gerçekleştiremez. Annesinin verdiği bir deftere yazdığı yazılar vasıtasıyla takipçiler kazanıyormuş ve onlara sesleniyormuş gibi yapar. Kitap da bu günlükvari yazılardan oluşmaktadır. Günün birinde babasının reklamcı arkadaşı onu bir dondurma reklamında oynatmak isteyince Ezgi’ye yeni hayaller kapısı açılır. Zorla da olsa ebeveynlerinden izin koparınca bir anda kendini kameralar karşısında bulan Ezgi bu sayede okulda ünlü bir çocuk konumuna kavuşur. Her şey harika olacak gibidir, fakat reklamlarla dalga geçen ve onları eleştiren amatör videolar çeken Pars, Ezgi’nin rol aldığı reklamı da ele alınca işler değişir. Ezgi’nin kendi kendine hoşlandığı bu çocuk eleştirilerini sisteme karşı yapmaktadır ama Ezgi yine de buna bozulur. İkinci sefer ünlü bir süt ürünleri firmasının reklamına çıkan Ezgi, Pars’ın eleştirilerini görmezden gelse de bir süre sonra bu amatör karşı ekibe katılmaya karar verir. Acaba süt firmasının iç yüzünü ortaya çıkarabilecekler midir?

Popülerlik kavramından yola çıkarak aslında nasıl biri olmak, neler yaparak anılmak istediğimiz üzerine düşündürüyor bu kitap ve bence başarılı da oluyor. İnternette yayınladıklarımızın bizi ne kadar anlattığını fark etmemizi sağlayan, üstelik bunu eğlenceli ve maceralı bir yoldan anlatan Ünsüz Youtuber’ın Günlüğü gördüğümüz reklamların, videoların, haberlerin vb yanıltıcı olabileceğine de değiniyor. Ders verir gibi olmadan ve didaktiklikten uzak haliyle özellikle ortaokul öğrencileri için güzel olmuş bu kitabı tavsiye ederim.

Sırada anlatacağım üç kitabı Özge A. Lokmanhekim yazmış. Pelin ve Çınar'ın Gezi Rehberi olan iki kitap ilk uçak ve ilk tren yolculuğu üzerine. İki kardeş olan Pelin ve Çınar’ın çıktığı yolculuklar bir dizi şeklinde hazırlanmış. Uçak ile çıktıkları bir yolculukta karşılaştıkları ilkleri anlatıyor bir tanesi. Havaalanı nasıl düzenlenmiştir, buradaki bölümler ne işe yarar ve çalışanların görevleri nelerdir ile başlayıp sonrasında bir uçağın bölümleri hakkında bilgi vererek devam ediyor. Tren ile olan da aynı şekilde gar ve diğer ilgili konuları anlatıyor. Basit anlatımı ve sade çizimleri ile kafa karıştırmadan kısaca bilgilendiren bu iki kitap ilkokul çağı çocuklar için gayet uygun. Üstelik iki kitabın sonunda boyama, labirent, nokta birleştirme, kelime bulmacası gibi birkaç etkinlik de bulunuyor çocukların yapabilecekleri.

Kemal'in Roma Günlüğü isimli üçüncü kitap ise yazarın eşi ve çocuğu ile çıktığı yolculuklardan esinlenilerek hazırlanmış. Kemal adlı bir çocuğun -yazarın oğlunun da ismi- İtalya’nın Roma şehrindeki gezisini basitçe anlatıyor. Şehirdeki en ünlü tarihi mekânları, şehre özgü yemekleri, tatlıları fotoğraflar ve çizimler eşliğinde sunan bu kitap da aslında bir dizi. Brüksel ve Londra için hazırlanmış kitaplar bu diziye ait. Yine basit, sade anlatımı ve sevimli resimleri ile çocukların ilgisini çekebilecek, bilgilendirici hoş bir kitap olmuş. Bu kitabın sonunda da yazarın sunduğu basit bir pizza tarifi ve çocukların kullanabilecekleri çıkartmalar mevcut.

Son olarak Peter H. Reynolds’ın yazmış olduğu iki kitaptan bahsedeceğim. Dünyanın En Küçük Hediyesi isimli birinci kitap, yılbaşında aldığı ufak bir hediye paketi karşısında Roland’ın büyük bir hediye dilemesiyle başlıyor ve büyüyen kutulara rağmen ısrarla daha fazlasını istemesiyle gelişiyor. Sonunda çıktığı uzaydan dünyanın ufacık halini görünce bu minik noktayı, hediyeyi yani evini arzuladığını fark ediyor.

İkinci kitap olan Benden Bir Tane Daha Olsa'da yazar, Leo adlı çalışkan bir çocuktan bahsediyor. Çok çalışmasına rağmen işleri bir türlü bitmeyince Leo kendisinden bir tane daha olmasını diler ve bu gerçek olur. Leo diledikçe diler ve bir sürü yardımcı benzeri oluşur. Ama kendisini ne kadar çoğaltırsa çoğaltsın işleri bitiremez Leo ve sonunda asıl önemli olanın fazla çalışmak değil de elinden gelenin en iyisini yapmak olduğunu fark eder.

İki kitap da son derece basit, sade, az ve öz kelime ile yazılmış ama tam da bu yüzden anlatımı kuvvetli kitaplar. İlkokul birinci sınıf, anaokulu için çok uygun olan bu kitapları çocuğunuza siz okuyabilir ve birlikte kaliteli vakit geçirebilirsiniz.

KÜNYE: Ünsüz Youtuber Günlüğü, Miyase Sertbarut, Altın Kitaplar, 2018, 184 sayfa.

KÜNYE: Pelin ve Çınar’ın Gezi Günlüğü, Özge A. Lokmanhekim, Altın Kitaplar, 2017, 40 sayfa.

KÜNYE: Kemal’in Roma Günlüğü, Özge A. Lokmanhekim, Altın Kitaplar, 2016, 32 sayfa.

KÜNYE: Dünyanın En Küçük Hediyesi, Peter H. Reynolds, Altın Kitaplar, 2017, 40 sayfa.

KÜNYE: Benden Bir Tane Daha Olsa, Peter H. Reynold, Altın Kitaplar, 2017, 32 sayfa.