20 Temmuz 2018 Cuma

Gökhan Asan

Kaputaş Plajı Antalya'nın Kaş ilçesi ve Kalkan Beldesi arasındadır. Kaş merkeze 20 km mesafede, Kalkan beldesine 6 km mesafededir. Doğal bir Kanyondan oluşan Kaputaş Plajı doğallığı ve güzelliği ile tüm dünyada ün salmıştır ve özellikle yaz aylarında oldukça popülerdir.

Peki Kaputaş Plajı'nda şuan neler oluyor?

Kaputaş Plajı Kaş Belediyesi tarafından 2015 yılından beri işletiliyor. Daha öncesinde bu plajda hiç bir işletme yoktu. Ancak son dönemlerde insanlar tatilde doğal olan yerlere kaçmak istediği için oldukça kalabalık olan Kaş ve Kalkan ilçesi, AKP'li belediyenin bu kalabalıktan ve bu doğal güzelliklerden rant sağlamayı önüne koyması ile, Kaputaş Plajı başta olmak üzere diğer yerlerin de tüm doğal yapısı yavaş yavaş bozulmaya başlandı.

Kaputaş Plajına öncelikle 2015 yılında iş makinelerini sokarak bir tesis inşa ettiler. Şimdi de tekrar iş makineleri ile beton mu dökülecek sorusu herkesin kafasında. Doğal kum ve çakıldan oluşan bu plaj, yağmurun kanyondan çakılı ve kumu sürüklemesiyle oluşmuş, şimdi bir de kanyonun ağzına, yani daha önceden işletmenin yapıldığı yere beton dökülürse bir kez daha doğanın önüne geçilmiş olunacak.

Hali hazırda hemen her yer betonlaşmışken, yeşil alan neredeyse hiç kalmamışken, insanların en azından 1 haftalık tatillerinde geldiği bu doğal yerleri özellikle de rant sağlamak için kimsenin bozmaya hakkı yok. Kaş'a yapılması planlanan Havaalanı, 80.000 kişilik imar planı, Hidayet Koyu'nun bir beach cluba çevrilp ardından sit alanı olmasına rağmen Otel yapılması Kaş'ın doğal dengesini bozuyor ve bozacak.

Peki bunlara neden karşı çıkıyoruz veya çıkmalıyız?

Kaş, doğal yapısıyla, birçok endemik bitki türüne ve hayvana ev sahipliği yapan bir bölge. Caretta Caretta (deniz kaplumbağaları), nesli tükenme tehlikesinde olan Akdeniz Foku, yine nesli tükenme tehlikesinde ve avlanması yasak olan Grida ve Orfoz balığı Kaputaş, Patara ve Kaş bölgesinde yaşamakta ve üremektedir. Bu dengenin bozulması bir çok bitki türünün yok olmasına ve hayvan türünün yok olmasına sebep olacaktır. Türkiye'nin Turizm açısından önemli doğal yerlerinin azalması veya beach clublara çevrilmesi veya yapısının bozulması, ülkemize gelen Turist sayısını da oldukça düşürmektedir. Artık neredeyse gökyüzünü bile göremediğimiz Ankara, İstanbul, Bursa, İzmir gibi büyük şehirlerin havasının bu kadar pis olmasının, mevsimlerin kaymasının, neredeyse Kış geçiremiyor olmamızın bile sebebi bu betonlar ve neyazıkki insan faktörüdür. Kendi geleceğimiz, çocuklarımızın geleceği için en azından mevcut doğal yerlerimizi, köylerimizi, plajlarımızı, sit alanlarımızı korumalıyız.