25 Haziran 2018 Pazartesi

Erzurum'un Hınıs lçesine bağlı İsmail köyüne düzenlenen baskında 51 yaşındaki işitme ve konuşma engelli Sait Kaya gözaltına alındı. Erzurum TEM Şube’de 6 gün gözaltında tutulan Kaya, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak Erzurum H Tipi Kapalı Cezaevi’ne götürüldü. 

Dosyasına gizlilik getirilen Kaya’nın, 6-8 Ekim 2014 tarihleri arasında Hınıs’ta düzenlenen Kobane protestolarında polis aracından yapılan “dağılın” anonsuna uymadığı iddia edildi. Kaya ise bilirkişi aracılığıyla verdiği ifadesinde, “Ben ne konuşabiliyor ne de duyabiliyorum. Ben oradan hastaneye gidiyordum. ‘Dağılın’ anonsunu duymadım” dedi.

EŞİ VE ÇOCUKLARI DA ENGELLİ

Mezopotamya Ajansı'ndan Selman Keleş'in haberine göre, Kaya’nın ağabeyi Tahsin Kaya, kardeşinin eşi ve çocuklarının da engelli olduğunu dile getirdi. Tahsin Kaya, “Kardeşim anadan doğma, ne konuşabiliyor ne de duyabiliyor. Kardeşimin eşi de aynı engellidir. 5 çocuğu var 3’ü yine aynı şekilde engelli ve hepsinin raporu var. Hepsi de öğrenci, küçükler daha. Kardeşim Sait ve eşi de geçimlerini devletin verdiği 3 aylık engelli maaşıyla yapıyorlardı. Yani herkes gibi devlet de biliyordu bunların engelli olduğunu, ama tutukladılar” diye konuştu.

‘SAİT’LE NASIL ANLAŞTILAR BİLEMİYORUM?’

Kardeşinin konuşma ve duyma engelli olduğu için kendisini ifade edemediğinin altını çizen Kaya, “Köyde kardeşimle nerdeyse çok az insan anlaşabiliyor ya da anlayabiliyor. Annem bile onunla anlaşamıyor, çünkü kendisini ifade etmeyi bilmiyor. El, kol hareketleriyle de anlaşmak çok zor. Bizim ailede eşi, çocukları bir de ben onunla iyi iletişim kurup ne istediğini tam anlayabiliyorum. Tercüman getirmiş öyle ifadesi alınmış diyorlar. Kardeşim gelen tercümanı da anlamaz ki anlaşamazlar. 51 yıllık kardeşim ben tanırım onu. Yani ifadesi alınmış deniliyor ama ne kadar sağlıklı olmuş orası da tartışılır” dedi.

TEK DELİL ‘DAĞILIN’ ANONSUNU DUYMAMIŞ OLMASI

Kaya’nın avukatı Ümit Teymuroğlu ise şunları söyledi: “Dosyadaki tek delil yapılan ‘dağılın’ anonslarına uymamış olması. Uymamış olması da gayet normal, çünkü duyma ve konuşma engelli. Hastaneye giderken sadece oradan geçmiş o esnada ‘dağılın’ anonsu yapılmış. Sadece bu kadar. Herhangi bir olaya karıştığına yada bir yere saldırdığına dair tek bir delil yok. Yani olayların üzerinden o kadar süre geçmiş ve hiçbir hukuki delil yok. Tutuklama bu anlamda çok mağduriyet yarattı. Cezaevinde yaşamını idame ettirmesi şartları da bulunmuyor. Sonuç itibariyle konuşma ve duyma engelli, iletişim kurmada ve ihtiyaçlarını karşılamada büyük zorluklar da çekmekte” diye konuştu.