23 Nisan 2018 Pazartesi

Ankara Yüksel Caddesi’ndeki İnsan Hakları Anıtı’nın aylardır neden abluka altında olduğu Halkevleri Eş Genel Başkanı Dilşat Aktaş’ın “Bilgi Edinme” başvurusu ile belli oldu. Valiliğin verdiği yanıta göre İnsan Hakları Anıtı “Sanatı ve Sanatçıyı Korumak” için gözaltında.

İhraç edilmesinin ardından İnsan Hakları Anıtı önünde ‘İşimi geri istiyorum’ eylemi başlatan akademisyen Nuriye Gülmen’e Semih Özakça’nın da katılmasıyla direniş büyümüş, anıt önünde devam eden açlık grevi ve oturma eylemlerine çok sayıda yurttaş destek vermişti. Desteğin büyümesiyle ablukaya alınan anıtın etrafı sekiz ayı aşkın süredir polis bariyerleri ile çevrili.

Valilik tarafından verilen yanıt şöyle:

Söz konusu heykel vatandaşlarımızın ortak kullanımında bulunmasına rağmen zamanla çeşitli uç ideolojik görüşe müzahir şahıslar tarafından sahiplenerek kendi görüşleri doğrultusunda hazırlanan afiş, bildiri vb. malzemeler yapıştırılmak suretiyle kendi amaçları doğrultusunda kullanılmaya başlanmış, üzerine asılan ve yapıştırılan malzemeler ile de çoğu zaman görüntü kirliliği oluşturacak şekilde heykelin doğal görüntüsüne zarar verilmiştir. Son olarak (24) saat esasına göre gündüz/gece olmak üzere “süresiz açlık grevi” adı altında gerçekleştirilen kanuna aykırı eylemler esnasında ise kamuya ait olan heykel önüne konulan masa, sandalye, koltuk vb. yaşam malzemeleri ile yerleşke haline getirilerek işgal edilmek istenmiştir. Bunun üzerine bu kanuna aykırı eylemi gerçekleştirilen şahıslar men edilerek bir daha bu şekilde bir eyleme tevessül edilmemesi için heykel bariyerler ile koruma altına alınmıştır.

Alınan bu koruma tedbiri Anayasamızın Sanatın ve sanatçının korunması başlıklı 64.maddesinin “Devlet, sanat faaliyetlerini ve sanatçıyı korur. Sanat eserlerinin ve sanatçının korunması, değerlendirilmesi, desteklenmesi ve sanat sevgisinin yayılması için gereken tedbirleri alın” hükmüne aykırı olmadığı gibi aksine bu hüküm gereği sanat eserini koruyucu yöndedir. Belirtilen insan hakları heykel belirli bir görüşe müzahir bir zümreye ait değil toplumun tamamının hak sahibi olduğu kamusal bir simgedir.

Valiliğimizce alınan yasaklama kararının sona ermesi veya eylemci şahıslar tarafından günde (2) defa olacak şekilde gerçekleştirilen kanuna aykırı eylemlerin son bulması ve emniyet tedbiri alınmasında lüzum bulunmadığının anlaşılması halinde söz konusu emniyet tedbirlerinin son bulacağı değerlendirilmektedir. Bu konudaki takdir idareye aittir. Bilgilerinize rica ederim.