21 Mart 2019 Perşembe

Burcu Adıgüzel

‘’Mohalı Düşünen Adam isimli bir adam vardı; Maholu Yazan Kadın isimli de bir kadın. İkisi arkadaştılar.’’ Böyle başlıyor Balık Çorbası. ‘’Kimdi bunlar ve ne yapacaklar?’’ sorularını sordurma becerisiyle.

Düşünen Adam, düzenli ve temiz bir evde yaşıyor. Bahçesinde tertemiz, yaşlı bir inek besliyor ve tuttuğu balıkları kadınla paylaşıp, birlikte balık çorbası içmekten çok hoşlanıyor. Bir de karamelli puding seviyor. Düşünen Kadın ise her yerde farelerin gezdiği, kirli ve hayli dağınık bir evde yaşıyor. Adamın ona getirdiği balıkları çorba yapıp birlikte içmekten o da çok keyif alıyor. Hatta tek ortak noktaları bu gibi. Kimbilir? Belki de değildir.

Ursula’nın usta kalemi, kahramanların evlerini tanıtırken onların dünyasına, ruh haline ve özellikle de alışkanlıklarına dair ipuçları bulmamızı ve dünyalarıyla empati kurmamızı sağlıyor. Üstelik bunu, son derece masalsı ifadelerle yapıyor. Bu masalsı anlatım, kitabın sonrasında da tanıklık edeceğimiz fantastik dünyanın hissiyatını da veriyor okuyucuya.

Düşünen Adam, adı üstünde ya, sürekli düşünüyor. Düşünen Kadın ise dağınık evinde ve dünyasında yazılarını yazıp, kitaplarını ciltliyor. Bunlara ara vermek isteyen iki dost, birbirlerinin evinde buluşup masa başında balık çorbası içerek sohbet ediyorlar. Bir gün Düşünen Adam: ‘’Bizim bir çocuğumuz olmalı’’ diyor kadına. “Evlerimizin arasında gidip gelerek mesajlarımızı ileten bir çocuğumuz… Belki o da puding yerdi.” Önce buna itiraz eden kadın, bir süre sonra ‘’Belki de bizim balık tutan bir oğlumuz olmalı.’’ diyor.

Peki alışkanlıklarından, hatta ön yargılarından vazgeçmeyen ama birbirini anlayan ve bir araya gelen bu adam ve kadının nasıl bir çocuğu olabilir ve onlar nasıl ortak bir dünyaya adım atabilirdi? Bu sorunun cevabını, oralarda eğleneceğinizin garantisini vererek kitabın sayfalarına bırakalım.

Balık Çorbası, bilimkurgu öykülerin tanrıçası olarak adlandırılan ve kadın-toplum ilişkisine dair önermeleriyle de adeta bir yol gösterici olanUrsula K. Le Guin’in önemli çocuk kitaplarından biri. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü vesilesiyle, onu çocuklarımızla tanıştırmak güzel bir seçenek olabilir.

Balık Çorbası, özellikle alışkanlıklarımıza, onlardan vazgeçme-vazgeçmeme ikilemine, değişime ya da kabul etmeye, dostluğa ve biraz gerilerde bıraktığımız özveriye dair zihin açıcı, keyifli ve felsefi bir okuma olacaktır.

Künye: Balık Çorbası, Ursula K. Le Guin, Çeviren: Kemal Atakay, Elma Çocuk, 37 sayfa