19 Haziran 2018 Salı

Kozmetik firması Flormar yüzde 80’i kadın olmak üzere 119 işçiyi Petrol-İş Sendikasına üye oldukları gerekçesiyle işten çıkardı. İşten çıkarılanlar arasında sadece direnen arkadaşlarına selam verenler ya da alkışlayanlar da bulunuyor.

İşçiler bugün itibariyle 11 gündür fabrika önünde işlerine geri dönebilmek ve haklarını alabilmek için direniyor.

Petrol İş Sendikası yaklaşık 5 ay önce Flormar’da örgütlenerek yasal çoğunluğa ulaştı. İş verenin durumu öğrenmesiyle sendikaya üye olan 12 işçi işten çıkarıldı. Bu süreçte sendikanın iş verenle görüşme talepleri yanıtsız bırakıldı. Ramazan’ın başlangıcı itibariyle ise işten çıkarmalar arttı.

8 yıldır Flormar’da çalıştığını söyleyerek sözlerine başlayan Pınar Koca isimi kadın işçi, sendikaya üye olduktan sonra atılan ilk 12 kişiden biri.

Üye olduktan çok kısa bir süre sonra işten atıldığını söyleyen Koca, “21 Mart’ta üye oldum 23 Mart’ta çıkışımı verdiler. İşten çıkarılma gerekçesi olarak performans düşüklüğünü gösterdiler. Performansımın düşük olduğunu 8 yılda mı fark ettiler?” Diye soruyor.

‘İŞTEN ÇIKARILMAMIN TEK NEDENİ SENDİKAYA ÜYE OLMAM’

Koca, tazminat hakkının verilmediğini,  sadece işsizlik maaşından yararlanabildiğini anlatıyor.

“Bizim kanunsuzluk yaptığımızı öne sürüyor Flormar” diyen Koca, “Benim işten çıkarılmamın tek bir nedeni var o da anayasal hakkım olan sendikal hakkımı kullanmış olmam. 8 yıl boyunca Flormar’da çalıştım ama Flormar’ın gerçekten bu kadar vicdansız olduğunu bilmiyordum” diyor.

İçerideki arkadaşlarımıza da sürekli baskı uyguluyorlar. Tazminatları vermeyeceklerini söylüyor. “Kapının önünde en fazla bir hafta dururlar daha fazla duramazlar, onlarla birlik olursanız size de tazminat vermeyiz” gibi sözler  söyleyerek psikolojik baskı uyguluyorlar.

'ÖLSEN BİLE İZİN VERMİYORLAR’

Koca, neden sendikaya üye olduğunu ise şu sözlerle anlatıyor:

“Ben yıllardır asgari ücret ile çalışıyorum. 12-15 yıldır hala asgari ücretle çalışanlar var. Yönetimdeki amirlerin insanlara davranışları çok yanlış. 

Örneğin 500 TL’lik yemek kartı veriyor ama kullanmak için bir sürü şart koşuyor. 60 gün boyunca işe sürekli geleceksin, doktora gideceksen bile fabrikanın doktoruna gideceksin. Doktor da rapor vermiyor. Orada öleceksin yani. İş kazaları geçirenler oluyor. Bir arkadaşımızın kafasına streç film düştü. Bilerek kendi kafana mı attın diye sordular.

Gerçekten işçilere değer vermiyor. Ben kazanayım benim sermayem artsın, ama işçiler kazanmasın diye düşünüyorlar”

‘KADINLAR DİRENİŞİMİZE SESSİZ KALMASIN’

Zuhal Aktaş ise 3.5 yıldır bu fabrikada  çalışıyordu.

İki çocuğuna tek başına bakmakla yükümlü olduğunu söyleyen Aktaş, “Hem anneyim hem babayım onlara. 3.5 yıldır bize verilen sözler vardı. Geçen sene Flormar’da rekorlar kırıldı. Mart ayında 60 bin ürün ürettik, gecemizi gündüzümüze kattık, çalıştık. Bu sene zam yapılacaktı ama maalesef yüksek şekilde göremedik o zammı. Bu yüzden mecbur kaldık, bizi bu yola ittiler. Herkes kendi iradesi ile bu sendikaya üye oldu. Sendikaya da güveniyorum. Türk halkından kadınlara sahip çıkmalarını bekliyorum. Özellikle kadınlara sesleniyorum; direnişimize sessiz kalmasınlar” çağrısında bulunuyor.

‘NE İŞSİZLİK MAAŞI NE TAZMİNAT ALABİLİYORUZ’

Harun Aykanat isimli işçi ise, 2006 yılından beri Flormar’da depo bölümünde çalışıyordu. 

Şartlarının günden güne zorlaşması nedeniyle sendikaya üye olduklarını anlaran Aykanat, “Sendikaya üye olmamızın ardından üretim ve depo bölümünde çalışanların işlerine parça parça son verildi. Önce küçük bahanelerle sonra İş kanununda yer alan 25/2. Maddeden tazminatsız şekilde atmaya başladılar. Ne işsizlik maaşı ne de tazminat alabiliyoruz. Ramazan ayında mağdur durumda bırakıldık. Hepimiz ev geçindiriyoruz. Çeşitli borçlarımız var benim kredi borcum var. Biz anayasal hakkımızı kullandık bu nedenle de suçlu duruma düşürüldük, bu da bizi ayrıca üzüyor. Sendikalı olarak şartlarımızı biraz daha düzelsin, fabrika büyürken biz de bir şeyler alalım biraz daha iyi koşullarda çalışalım bunların derdindeydik. Biz fabrikaya zarara verme derdinde değildik. Hepimiz emekçiyiz ve ekmeğimizin derdindeyiz. Ama patron öyle düşünmedi. Sendikalı olduğumuz için hepimizi Ramazan ayında işten çıkardı” ifadelerini kullanıyor.

Petrol İş Sendikası Gebze Şube Başkanı Süleyman Akyüz ise, “Sendika olarak em hukuksal mücadelemizi veriyoruz hem de sabah 7’de başlayıp 15.00’e kadar direnişimizi sürdürüyoruz. Arkadaşlarımız devam ettiği sürece biz de devam edeceğiz.” Diyor.

Akyüz insanların direnişe duyarlılıklarının arttığını ve pek çok sendikadan da destek ziyaretleri gerçekleştirildiğini belirtti.