17 Temmuz 2018 Salı

Çorlu'da 5 yaşında bir çocuğun cinsel istismara uğramasına karşı Çorlu Kadın Platformu çağrısıyla bugün saat 18:30'da Sağlık Mahallesi Beko durağı önünde eylem yapıldı. “Tacize, tecavüze, cinsel istismara hayır! Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber, ya hiçbirimiz!” sloganlarıyla başlayan eylemde basın açıklaması okundu.

Platform temsilcisinin okuduğu basın metninde artan çocuk istismarı, taciz ve tecavüz vakalarının AKP'nin çocuk ve kadın düşmanı politikalarıyla doğrudan ilgisi olduğu vurgulandı. Ne emniyetin ne de başvurulan devlet hastanesinin görevlerini yerine getirmediğini belirten kadınlar, Türkiye'nin de imzacısı olduğu uluslararası anlaşmaları hatırlatarak yetkilileri göreve çağırdı.

Açıklamanın ardından yürümek isteyen kitleyi polis engellmeye çalıştı. Tüm engellemelere rağmen kadınlar cinsel istismara uğrayan çocuğun evine yürüdü.

Çorlu Kadın Platformu'nun okuduğu basın açıklamasının tamamı şöyle: 

 “Öncelikle şunu belirtmek gerekiyor ki, gerek kadınlara gerekse çocuklara yönelik şiddet, taciz ve tecavüz vakalarında böylesine büyük bir artışın yaşanmasının kapitalist çürümeyle doğrudan ilişkisi olduğu gibi, bu konu AKP iktidarının politikalarıyla da yakın bir ilişkisi bulunuyor.

En son kendi bölgemizde yaşanan taciz olayı 5 yaşında bir kız çocuğu üzerinden yaşandı. Ergene’de 25 yaşlarındaki Ali Akpınar, komşusunun 5 yaşındaki çocuğunu taciz etmiş.Bu duruma maruz kalan çocuğun durumu annesine ifade etmesi üzerine anne, önce karakola başvurmuş fakat ‘’suç duyurusuna gerek yok” denilerek anneyi ilgili kişiler başlarından savmıştır.

Yanısıra pedegog eşliğinde ifade veren çocuğa devlet hastanesinde görev yapan doktor rapor vermemiştir. Ne emniyet, ne de hastane doktoru görevlerini yerine getirmemiştir. Çocuğa, kadına, engelli bireye okulda, sokakta, parkta hayatın her alanında yapılan her türlü şiddeteki devasa artışa fıtrat mı diyeceğiz?

İnsan hayatının en önemli dönemlerinden, çocukluk ve ergenlik çağında önceliği sağlıklı bireyler yetiştirmek olması gereken eğitim kurumlarının halinden kimi sorumlu tutacağız? Örselenmiş, tramvaya ugramış bu çocuklarının sağlıklı birer birey ve yurttaş olmasını nasıl sağlayacağız? Suçu her daim mağdura yıkan ahlakımızla mı, yoksa tacizde tecvüzde rıza arayan iyi hal indirimi uyguluyan hukukla mı iyileştireceğiz? Küçük bir taşra kasabasında çocukların ve ailelerin hayatların, iki yüzlü bu ahlakla yeniden nasıl kuracağız? 

Hayatın her alanında çocuklara ve kadınlara karşı yaşanan bu olaylar münferit değildir. 
Uluslarası anlaşmaları dayatma olarak gören ve reşit sayılma yaşının 12 yaşında regl olmasına indirgeyip, ruhsal ve bedensel gelişimini hiçe sayan ve tecavüzü aklamaya çalışan hasta beyinleri, saldırıların faili olarak gördük, göreceğiz.

Kadının giyimi, kuşamı ve davranışları üzerinden ahlak tanımlayanlara, sapkınlıklırana referans arayanlara karşı bizler ahlakı aklımız ve vicdanımızla inşa etmeliyiz.Kadını eşit bir yurttaş olarak değil, sadece cinsel bir obje ve arzu nesnesi gören ahlak ve hasta ruh iyileşmedikçe çocuklarımız, kadınlarımız, engellilelerimiz ve hatta hayvanlarımız hiçbir zaman güvende olmayacaktır. 

Bu taleplerimizi okulda, sokakta, parkta ve hayatın her alanında savunduk savunacağız.Her daim çocuktan yaşamdan ve dayanışmadan yana taraf olan Çorlu Kadın Platfrormu olarak mağdur çocukların ve ailelerinin yanında olduğumuzu davanın takipçisi olacağımızı, kamuoyunu da bu konuda göreve davet ediyoruz.”