20 Temmuz 2018 Cuma

Çocuk istismarı önergelerini reddeden AKP’nin ‘idam’ çıkışlarına karşı kadınlar İzmir’de eylem yaptı.

İzmir Kadın Platformu’nun çağrısıyla bir araya gelen birçok kurum ve kadın Alsancak ilçesi ÖSYM Merkez Binası önünde toplandı.

“Fail, çocukların istismarcısıyla evlendirilmesini öngören önergeyi utanmadan meclise getirenlerdir. İstismar yasası için “Çocuğun rızasıyla yapılan işler” diyenler AKP’li bakanlardır” diyen kadınlar Kıbrıs Şehitleri Caddesi’ndeki Türkan Saylan Kültür Merkezi önüne yürüdü. Sık sık sloganların atıldığı yürüyüş basın açıklamasının okunmasıyla son buldu.

İzmir Kadın Platformu imzalı açıklama metninin tamamı şöyle:

 "Eylül, Leyla Son Olsun!
Çocuklarımızı Yaşatmak İçin Ses Çıkarıyoruz!
Bir hafta içerisinde önce Eylül’den sonra Leyla’dan acı haber aldık. Çocuklarımızın hayatları, devlet tarafından korunmadığı için çalınıyor. Yaşananlar kader değil, münferit olaylar hiç değildir! Yaşananlar bilinçlice toplumsal yaşamın çocuk, kadın ve doğa düşmanlığını arttıran yasalar ve politikalar tarafından kuşatılması, kadın ve çocuk düşmanı söylem ve uygulamaların her gün karşımıza çıkartılması ile adım adım örülmektedir.
Bu toplumsal dönüşümün temel sorumlusu olan AKP, devletin çocukların istismara uğradığı şartları ortadan kaldırma ve koruyucu-önleyici hizmetleri kurumsallaştırma görevini yerine getirmek bir yana, istismarı sadece hastalık ve ceza eksenine yerleştirmekte, hadım gibi insan haklarına aykırı “çözüm”ler ortaya atmakta, toplumda açığa çıkan öfkeyi  gerçek sorumlu ve sebeplerden uzaklaştırarak sönümlendirmeye çalışmaktadır.
Faili tanıyoruz!
Türkiye’de 8 yılda 104 bin 531 çocuk kaybolmuş. Evet, bu sayı 16 ülkenin nüfusundan daha fazla. Kayıp çocuklar için, çocuk istismarını durdurmak için, çocukların uğradıkları ayrımcılıklar için yıllardır kıllarını kıpırdatmayanlar, “ Çocuk istismarının araştırılması” önergesini TBMM’de reddedenler, Eylül, Leyla ve daha nice çocuğun ölümünden sorumludur.
Fail, çocukların istismarcısıyla evlendirilmesini öngören önergeyi utanmadan meclise getirenlerdir. İstismar Yasası için “Çocuğun rızasıyla yapılan işler” diyenler AKP’li bakanlardır, fail. Fail, Ensar Vakfı’nda gerçekleşen istismarın üstünü göz göre göre örtenlerdir, Ensar Vakfı’na sahip çıkanları tebrik etmek için mecliste, kuyruğa girenlerdir. “Bir kereden bir şey olmaz” diyerek çocuk istismarlarını yaşamlarımızın bir parçası haline getirmeye çalışanlardır, failler!
Buradan, bir kez daha var güçleriyle çocuk istismarını normalleştirmeye çalışanlara, çocukların hayatlarını çalanlara sesleniyoruz : Faili tanıyoruz ve çocuklarımızı yaşatmak için mücadele edeceğiz!
Anayasanın 41/2 maddesi ve Türkiye’nin imzaladığı uluslarası çocuk hakları sözleşmeleri gereğince, devletin öncelikli görevi, çocukların cinsel istismara maruz kaldığı şartları ortadan kaldırmak, koruyucu ve önleyici hizmetleri  kurumsallaştırmaktır. Bu doğrultuda, evrensel tüm haklarımız korunmalı, İstanbul Sözleşmesi ve Çocuk Hakları Sözleşmesi uygulanmalıdır. Bakanların koordinasyonunda hazırlanan Çocuk Koruma Hizmetlerinde Koordinasyon Strateji Belgesi uygulanmalıdır.
Failleri korumaya çalışan uygulamalara, cezasızlığa son verilmeli, indirimler uygulanmamalıdır.
Çocuğa yönelik cinsel istismar, hastalık veya bireysel bir sapkınlık değildir. Sorun toplumsaldır! Çocuk istismarı, toplumdaki erkek egemen uygulamaların sebep olduğu ve  meşrulaştırdığı bir şiddet suçudur. 
Çocuklar, üzerinde tahakküm kurulabilecek nesneler değil, hal ve özgürlük sahibi bireylerdir.
Çocuklar için etkili, kolay ulaşılabilir, hak temelli ve güvenilir başvuru mekanizmaları oluşturulmalıdır.
18 yaşın altındaki her birey çocuktur. Tüm yasalar buna göre düzenlenmelidir. 16 yaşında hakim izni ile, 17 yaşında veli onayı ile evlenmeye izin veren Medeni Kanun düzenlemesi derhal kaldırılmalıdır!
Çocukların, özellikle de kız çocuklarının eğitim dışında kalmasına sebep olan 4+4+4 gibi uygulamalara son verilmelidir.
Çocuk haklarını esas alan politikalar geliştirilmeli, çocuklar ve kadınlar için iki ayrı bakanlık kurulmalıdır. 
İzmir Kadın Platformu"