19 Haziran 2018 Salı

İzel Sezer

Devrimci Gençlik Dernekleri Genel Sekreteri Berkay Ustabaş'ın, 'Berkin Elvan'ın cenazesine katılmak' suçlamasıyla 5 aydır tutuklu yargılandığı davanın 2. duruşması bugün Çağlayan’daki İstanbul Adalet Saray’ında görüldü. Ustabaş'ın yine tahliye edilmezken, duruşma 5 Eylül'e ertelendi.

Duruşma öncesi adliye önünde bir basın açıklaması yapan Devrimci Gençlik Dernekleri, Ustabaş’ın 5 aydır eğitim hakkının gasp edildiğine dikkat çekti.

Berkin Elvan’ın cenazesine katılmanın suç sayılmasına tepki gösterilen açıklamada şunlar dile getirildi:

“5 Ocak'ta, “Berkin Elvan'ın cenazesine katılmak” suçlaması ile tutuklanan Devrimci Gençlik Dernekleri Genel Sekreteri ve İstanbul Üniversitesi Sosyoloji bölümü öğrencisi Berkay Ustabaş'a açılan davanın ikinci duruşması birazdan başlayacak. 20 Aralık gecesi annesi ile birlikte yaşadığı evi, Özel Harekat polisleri tarafından basılan, aile bireylerine silah çekilerek türlü tehdit ve hakaretlere maruz bırakılan Berkay Ustabaş, tam 5 aydır tutuklu.

Berkin Elvan'ın doğum gününde, “Berkin Elvan'ın cenazesine katılmak” suçlaması ve savcının "Ahdımız var, tutuklayacağız" sözleriyle tutuklamaya sevk ettiği Berkay Ustabaş'ın evinde bulunan yasal ve künyeli kitaplar, albümler, dergi ve gazeteler ve hatta şiirler delil gösterilerek iddianameye eklendi.

Tutuklamaya gerekçe olarak, Gezi direnişinin üçüncü haftasında Okmeydanı’nda yaşanan polis saldırısı sırasında atılan gaz fişeğinin kafasına isabet etmesi sonucu 269 gün komada kalan ve 11 Mart günü yaşamını yitiren Berkin Elvan’ın cenazesine katılmak ve aynı gün, İstiklal Caddesi’nde düzenlenen eylemde taşınan “Berkin'in hesabı mahşere kalmayacak” pankartı gösterildi. Berkay’ın tutuklanmasına gerekçe olarak gösterilen pankart, o tarihte henüz kanunlaşmamış olan İç Güvenlik Yasası’na istinaden “yasa dışı” ilan edildi ve “örgüt üyeliği” iddiasına gerekçe sayıldı.

2.5 milyonu aşkın insanın bulunduğu Berkin’in cenazesine katıldığı ve eylemlerde taşınan pankart ile “olmayan bir yasa”yı ihlal ettiği söylenen Berkay, ilk duruşmada mahkeme salonuna getirilmedi; savunma hakkını hiçe sayan SEGBİS dayatması ile savunma yapmak zorunda bırakıldı. 18 Nisan’daki ilk duruşmada, mahkeme heyeti tarafından akıl almaz sorular soruldu; evinden çıkan yasal, künyeli ve hemen hemen bütün kitapçılarda bulunabilecek yayınlar ve kitaplar üzerinden suç devşirilmeye çalışıldı.

Duruşma sırasında, mahkeme salonunda da defalarca kez dile getirilen, savcının “Ahdımız var, tutuklayacağız” itirafı değil; Berkay’ın evinden çıkan tarih kitapları ve milyonlarca insan ile birlikte katıldığı cenazeyi yargılama konusu yapan mahkeme, görülen duruşma sonunda Berkay için “tutuklamaya devam” kararı verdi ve duruşmayı 5 Haziran gününe erteledi. Özetle, polis talimat verdi; savcı uyguladı ve mahkeme tutuklamaya devam kararı ile bu hukuksuzluğa göz yummakta ve bu utancı desteklemekte hiçbir beis görmedi.”

5 AYDIR EĞİTİM HAKKI GASP EDİLİYOR

Türkiye’de 72 bin öğrencinin tutuklu olduğu hatırlatılan açıklama şöyle devam etti: “İstanbul Üniversitesi Sosyoloji bölümü öğrencisi Berkay Ustabaş, tüm bu yargılama oyunları ve 2 yıla yaklaşan Olağanüstü Hal (OHAL) dönemi nedeniyle, sınavlarına giremedi; tutuklu bulunan diğer öğrenciler gibi öğrenim hakkından mahrum bırakıldı, eğitim hakkı elinden alındı.

“Berkin Elvan'ın cenazesine katılmak” gibi uydurma gerekçelerle tutuklanan Berkay’ın yaşadığı hak ihlalleri, bunlarla da sınırlı kalmadı. 23 Ocak günü, beraberindeki 11 kişi ile Silivri 9 No’lu Kapalı Hapishanesi’nden Kırıkkale F Tipi Hapishanesi’ne sürgün edildikleri sırada işkenceye ve çıplak arama dayatmasına maruz bırakılan, kitaplarına ve kıyafetlerine el konulan Berkay; Kırıkkale'deki tutukluluk sürecinde de çeşitli hak ihlalleri yaşadı. Açık görüş sonrası “Adettendir” denilerek işkenceye maruz bırakılan ve “görevi başındaki memura direnmek” gerekçesiyle hakkında soruşturma açılan Ustabaş’a 1 ay süreyle görüş ve iletişim yasağı verildi. Kırıkkale F Tipi’ndeki hak ihlalleri, yaşanan baskınlarla çatal-bıçakların, televizyon sehpalarının toplatılmasıyla; kitapların sadece belirlenen “özel günlerde” kabul edilmesiyle devam etti.”

‘İŞKENCELERE RAĞMEN CEZAEVİ YÖNETİMİNE SORUŞTURMA AÇILMADI’

“Silivri’de “Güle güle dayağı” ile başlayan ve Kırıkkale F Tipi Kapalı Hapishanesi'nde de kamerasız bir odada, çıplak arama dayatması ve dakikalarca süren "Hoş geldin dayağı" ile devam eden işkence, Meclis gündemine taşındı; ancak tüm bu hak ihlalleri ve işkencelere rağmen, hapishane yönetimi hakkında bir tek soruşturma açılmadı. Berkay, aylardır tüm yargı organlarının gözü önünde, hukukun tamamen dışlandığı bir uygulama altında yaşamak zorunda bırakıldı.”

‘SESİMİZ FAŞİZMDEN GÜÇLÜDÜR’

“Berkin Elvan’ı kafasından vuran polis, 6 duruşmadır tutuksuz yargılanırken, Berkin’in anısına sahip çıkanlar, tutuklamalar ve hak ihlalleri ile karşı karşıya bırakılıyor. “Emri ben verdim” diyenler, tetiğe basanlar, Berkin’in faillerini yargılamayanlar hayatlarına “güle-oynaya” devam ederken; 15 yaşındaki bir çocuğun cenazesine katılanlar, hesabının mahşere kalmayacağını söyleyenler ise tecritte, hücrede tutuluyor; işkence dayatılıyor.

Tüm bu saldırıları, Devrimci Gençlik Dernekleri'ne ve bu ülkenin tüm sol, sosyalist, demokrat ve devrimci kesimine gözdağı vermek amacıyla gerçekleştirdiklerini biliyoruz. Berkay’ı tutuklayarak bizlere vermek istedikleri mesaj açık! Bizler, gençliğin örgütlü mücadelesinden korkan AKP iktidarına yılmadan yeniden Berkay’ın sözleri ile yanıt veriyoruz: “Bizim ‘Berkin’ diyen sesimiz faşizmden güçlüdür ve bu ses yenilgi tanımaz!”

“Berkin'in hesabı mahşere kalmayacak” sloganının arkasındayız. Bu ülkede devlet tarafından katledilen her çocuğun hesabı sorulana kadar mücadele etmeye devam edeceğiz!

Buradan, Berkay’ı tutuklarken “Ahdımız var” diyenlere sesleniyoruz: Bizim de ahdımız var! Berkin’in gülüşü kadar güzel bir ülke kuracak, Berkay’ı ellerinden alacak ve faşizme karşı mücadeleyi yükselteceğiz!”

'ARTIK TAMAM'

Eyleme Türkiye İşçi Partisi (TİP) de destek verdi.

TİP adına bir konuşma yapan Anıl Bayraktar şunları söyledi:

“En güzel Haziran'ımızın güzel gülüşlü çocuğu Berkin'imizin cenazesine katılmak gerekçesi ile tutuklanan Berkay şimdi Berkin'in cenazesine katılan yüz binlerin sesi olmuştur. Berkay'ı tanıyoruz Berkay onurludur, direnişçidir, devrimcidir. Nereden mi tanıyoruz? Beyazıt'tan tanıyoruz, devlet destekli faşist çetelere karşı okulunu savunmasından; Hopa'da deresini, toprağını kan emici şirketlerden koruyan köylülere verdiği omuzdan, Yüksel'de işimizi geri istiyoruz diyen hocalarımızın sloganlarından, seslerinden tanıyoruz ve bizim sesimiz yenilgi tanımaz. Yenemeyecekler arkadaşlar, bombalarla, açlıkla, yoksullukla yenemedikleri gençliği tutuklamalarla da sindiremeyecekler, yıldıramayacaklar.

Bizim sıra arkadaşımızı mahallesinden, okulundan, arkadaşlarından koparmaya çalışanlar şimdi sıraya girmiş eli kanlı faşistler için,  çeteler için, mafya bozuntuları için af istiyorlar. Bu utanmazlar bir taraf, biz bir taraf. Bizim tarafımız Berkin'in, Soma'lı maden işçisinin, HES'lere direnen köylülerin, karanlığı yırtıp atan kadınların, parasız eğitim istiyoruz diyen öğrencilerin, her gün fabrikalarda inşaatlarda evine ekmek götürmek için canını ortaya koyan ama yine de geçinemiyoruz diye kendini yakan emekçilerin tarafı; onların tarafı para babalarının, çetecilerin, tecavüzcülerin, halk düşmanlarının tarafı! Çok daha güçlüyüz arkadaşlar. Hep söyledik, yine söylüyoruz: 15 yaşında bir çocuğun cenazesine katılan Berkay değil, onu katleden, katliam emrini verenler yargılanacaklar ve artık TAMAM diyoruz arkadaşlar! Bunlardan sorulacak hesabımız, alacaklı olduğumuz bir gençliğimiz var. Artık TAMAM.

Evet zor zamanlardan geçiyoruz, evet yolumuz engebelidir, dolambaçlıdır, sarptır ama bizden sökemedikleri umudumuz, cesaretimiz, inancımız var. Bu yolda katledilen, özgürlüğü elinden alınan tüm devrimcilere, tutuklu öğrencilere, sosyalistlere selam olsun.

“Ahdımız var” diyor ya Berkay'ı tutuklayan savcı bizim de ahdımız var: Zindanları yıkacağız Berkay'ı özgürlüğüne kavuşturacağız, Berkin'i katledenleri yargılayacak, bu güzelim memlekete hürriyeti getireceğiz!”