25 Haziran 2018 Pazartesi

Sağlık Bakanlığı’nın araştırmalarıyla oluşturulan ve kamuoyundan gizlenen kanser raporu sonuçlarını paylaştığı için, KHK ile ihraç edilen akademisyen Bülent Şık hakkında, bakanlığın şikayeti üzerine “göreve ilişkin sırrın açıklanması, yasaklanan bilgilerin açıklanması” suçlamasıyla soruşturma başlatıldı. Soruşturmaya konu olan “yasaklanan bilgiler” arasında ise kansere neden olan gıda maddeleri ve içme sularının zehir olması yer alıyor.

Bülent Şık’ın Cumhuriyet’te yayımladığı ve Türkiye’de kanser eden ürünleri anlattığı yazı dizisi nedeniyle Sağlık Bakanlığı’nın şikayeti üzerine savcılık Şık hakkında soruşturma başlattı. Şık’ın soruşturmaya konu olan yazı dizisinin ilk iki bölümünde Sağlık Bakanlığı’nın 2011-2016 yılları arasında yürüttüğü ancak kamuoyundan gizlediği “Kocaeli, Antalya, Tekirdağ, Edirne, Kırklareli illerinde çevresel faktörlerin ve sağlık üzerine etkilerinin değerlendirilmesi projesi” hakkında bazı bilgiler yer alıyordu.

Şık, yazı dizisinde Sağlık Bakanlığı’nın Ergene Nehri Havzası’nda yer alan Edirne, Kırklareli ve Tekirdağ illeriyle, Kocaeli ve Antalya ilinde sulardaki kimyasal kirleticileri tespit etmek için yapmış olduğu araştırmanın bazı sonuçlarına da yer verdi.

SOSYAL MEDYADAN AÇIKLADI

Şık, Twitter’da yaptığı açıklamada bu yazısı dizisi nedeniyle Sağlık Bakanlığı’nın şikayeti üzerine savcılığın kendisi hakkında “göreve ilişkin sırrın açıklanması, yasaklanan bilgileri temin ve yasaklanan bilgileri açıklanması” suçlamasıyla soruşturma başlattığını söyledi. Soruşturmanın “Ergene Havzası İlleri, Kocaeli ve Antalya’daki Çevresel Ortamlarda Bulunan Kanserojen Maddeler” araştırmasının sonuçlarını açıkladığı için açıldığını aktaran Şık, hakkında soruşturma açıklamasıyla ilgili şunları söyledi:

“Kapsamlı, sonuçları milyonlarca insanı ilgilendiren bir halk sağlığı çalışmasından elde edilen vahim sonuçlar karşısında Sağlık Bakanlığı tarafından önlem almaya vesile olacak bir ara rapor yazılmadığı gibi, ilgili kamu kurumlarını uyaracak herhangi bir girişim de yapılmadı.

SONUÇLARIN GİZLENMESİ KABUL EDİLEMEZ

Kamu adına iş görmekle mükellef kurumların yaptıkları çalışmaların sonuçlarını halka açıklamaları, halk sağlığını koruyucu çalışmaları yapmaları, gereken önlemleri almaları bir zorunluluktur. Yapılan çalışmaların sonuçlarının gizlenmesi kabul edilemez.

Devletin, kamu kurumlarının bu kadar yıprandığı, halk ve çevre sağlığının bu kadar tahrip edildiği bir ülkede verilerin gizliliğinden, yasak verileri çalmaktan söz etmekse gülünçtür.

Bir akademisyenin asli sorumluluğu devlete ya da kurumlara değil halka karşıdır. Bu sorumluluk içinde olduğumuz şartlarda ne kadar aşındırılmış ve baskı altına alınmış olsa da hatırlamamız gereken gerçek şudur: Kamu sağlığını ilgilendiren konularda sır ya da yasak olamaz.”