22 Nisan 2019 Pazartesi

AKP'nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Binali Yıldırım, kaybettiği seçim hakkında bir takım açıklamalarda bulundu.

CHP'ye tepki gösteren Yıldırım, "Bu seçim başlı başına murdar olmuş bir seçim" ifadesini kullandı. 

Resmi olmayan sonuçlara göre İBB Başkanı seçilen Ekrem İmamoğlu'nu eleştiren Yıldırım, "Tribün tribün dolaşacağına, meydan meydan dolaşacağına, adının altına belediye başkanı yazacağına, sakin, oturup benim gibi sonuçları bekleseydi" dedi.

"Seçim esnasında, seçim tamamlandıktan sonra ortaya çıkan anormallikler, şaibeler, yolsuzluklar gibi anormalliklerin de gündeme geldiğini hep beraber gördük" iddiasında bulunan Yıldırım'ın konuşmasından satır başları şöyle:

"Seçim esnasında, seçim tamamlandıktan sonra ortaya çıkan anormallikler, şaibeler, yolsuzluklar gibi anormalliklerin de gündeme geldiğini hep beraber gördük. Bu seçimleri ikiye ayırmalı. Biri seçim günü yapılanlar, idari işlemler; ikincisi sonrasında seçim sonuçlarına yönelik itirazların değerlendirildiği yargısal süre. Yargısal süreç devam ediyor. Burada gerek Ak Parti, gerek CHP ve MHP, çeşitli yerlerde itirazlarda bulundu.

"2019 yılı seçimlerine yani 31 Aralık’a geldiğimizde toplam 522 itiraz var. 485’i itiraz görmüş, 13’ü kabul edilmiş. 24’ü de kısmen kabul edilmiş. Şu anki durum itiraz sürecinde, itirazlar sonucu geldiğimiz nokta nedir Abdullah Bey. Hemen söyleyin de; (AKP İstanbul Milletvekili Abdullah Güler) Kamuoyunda farklı bir algılama var, 2. fıkra çok açık: Büyükşehir belediye başkanlığının belirlenebilmesi için 39 ilçenin tamamının ilçe seçim birleştirme tutanaklarının İl Seçim Kurulu'na gelmesi gerekiyor. Şu anda Maltepe ilçemizde sayım devam ettiği için tutanak henüz gelmemiştir. İstanbul'da tutanağını hazırlayamadığı için mazbata denen tutanak açıklanamıyor."

"İlk itiraz seçimlere 1946’da olmuştur. 46 seçimlerine de CHP itirazı yapmıştır. İtiraz kültürü CHP’ye yabancı değildir. İtirazlara tahammülsüzlük anlaşılır değildir. Biz vatandaşlarımızın verdiği oyun sandıkta iç edilmesinin önüne geçmeye çalışıyoruz."

'OYLARIN SADECE YÜZDE 10'U SAYILDI' İDDİASI

"Neden aradaki fark benim lehime artmaktadır? Bu sorunun cevabını bekliyorum. Oylar sandıkta iç edilmiştir. Bizim oylarımız karşı adaya yazılmıştır. Bugüne kadar oyların sadece yüzde 10’u sayılabilmiştir. Biz eminiz ki bu ayların tamamı sayılabilmiş olsaydı, CHP buna rıza gösterseydi mutlaka bu seçimin sonucu böyle olmayacaktı. Bu fark kapanacak ve tersine dönecekti. Bunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Seçimin bu tarza dönüşmüş olması tatsız bir şey. İstanbul'u yönetecek kişinin şaibeler ve sakatlanmış seçim sonuçlarıyla başkan olması doğrusu pek hoş olmaz. Başkanın güçlü bir şekilde görev yapması ve beklenen hizmetleri yerine getirmesi bütün İstanbullunun arzusudur."

'SEÇİMİ KAZANDIĞININ KARARINI SEN Mİ VERECEKSİN?'

"Maltepe'deki sayım da tamamlandığında bu süreçler tamamen bitmiş olacak. Böylece YSK bir karar varmış olacak. Yani ben bu noktada şunu doğrusu anlayabilmiş değilim. Bir tahammülsüzlük var ortada. 'Seçimi kazandık, verin mazbatayı.' Yahu kardeşim seçimi kazandığın kararını sen mi vereceksin? Bugün böyle verilmiş bir karar var mı? Belediye Başkanıyım diye kart bastırırsan, Anıtkabir defterine bu unvanla imza atarsan, sokakta dolaşıp mitingler yaparsan, YSK'nın vereceği kararı etkilemekten başka ne iş yaparsın? Karar vericileri etkilemek mümkün değildir. Hakimler hukuka göre karar verir, kararlarıyla konuşur. Hepimize düşen sonucu sükûnetle beklemektir. "

"Dış ülkelere mesajlar göndermek, Türkiye'ye baskı yapmasını sağlamak bunlar bizim milletimizin canını sıkmaktır Türkiye'yi dünyaya şikâyet etmek Türk demokrasisine yapılabilecek en büyük kötülüktür. Ben değerli rakibimi bu gibi tecrübesi davranışlara son vermesini ve sükûnetle beklemesini bir kez daha tavsiye ediyorum."

BÜYÜKÇEKMECE İDDİALARINI YİNELEDİLER

Yıldırım'la beraber söz alan, AKP İstanbul Milletvekili Abdullah Güler ise şunları kaydetti:

"Usulsüz ve sahte seçmen işlemlerinin gerçekleştirilmiş olması. Malum bütün Türkiye'de 57 milyon 88 bin olarak kesinleşmiş, oradaki Büyükçekmece'de muhtarlık listesi asli listesinde teşkilatımızın da yapmış olduğu incelemeler sonucunda 717 seçmenin usulsüz şekilde Büyükçekmece'de yer aldığı tespit edilmiştir.Bu işlere karışan 13 şüpheli hakkında işlem yapılmış; iki tanesi kuvvetli suç şüphesiyle tutuklanmıştır. Bu iki kişi 2017'nin Nisan ayında Büyükçekmece'de çalışmakta olan işçinin  Büyükçekmece belediyesinde işe başlamasıyla meydana gelmiştir. 7 bin 853 işlem tesis ettiği, bunlar karşısında 24 Haziran seçimlerinde listede yer alan 3 bin 155 kişinin seçmen sıfatının düşürüldüğü... Büyükçekmece'de oturmamakla birlikte, belediyenin imkanları doğrultusunda sahte.... Yaklaşık 11 bin kişinin Büyükçekmece listesinde yer alması mümkün değildir. Cumhuriyet Başsavcılığı'nın soruşturmasında yer alıyor bunlar. O seçmenlerin 31 Mart'ta oy kullandığı ortaya çıkar ise bu olay tamamen sandık, seçim sonuçlarını doğrudan etkileyen usulsüz bir müesirdir, olaydır."

"Başka ilçelerde de bunlar var. Toplam 6 binden fazla sandıkta böyle bir durum var. Arkadaşlar, şimdi Büyükçekmece olayında deniyor ki; seçmen nakli herkes yapıyor. Siz de yaptınız. 'Bu sahtekarlık. kendi iradenizle seçmen kaydı yapmıyorsunuz, bilgisayar başından, belediyenin iş yaptığı mütteahitlerin TC.'lerini alarak bu seçmen girişlerini yapıyorsunuz. Kepazeliğin geldiği boyutu görüyorsunuz arkadaşlar. Bu arkadaş kim? CHP'nin Büyükçekmece belediyesinden nüfusa geçici görevlendirilen kişi. İş bir yıl önceden planlanmış. Bu seçimler, bu şekle gelmesini körükleyen rakip aday açıkçası. Yoksa bu itiraz süreçleri her dönemde olmuştur. "

'FAZLA GÜRÜLTÜ YAPAN SONUCU ALIR; HUKUK DEVLETİNDE BÖYLE BİR ŞEY OLMAZ'

"Bakın iki tane örnek var önümüzde. Bir tanesi Mansur Yavaş, bir tanesi Ekrem İmamoğlu.  Hiçbir şekilde belediye başkanıyım diye ortalığa düşmemiz, soy adı gibi Yavaş hareket etmiştir. Anıtkabir'e ilan edildikten sonra gitmiş, haklı olarak imzasını kullanmış. Keşke İmamoğlu da bunu yapmış. tribün tribün, meydan meydan dolaşacağına sakin, oturup benim gibi sonuçları bekleseydi. Bu benim ikinci toplantım 15 gün içerisinde. İlk gün seçim değerlendirmesini yaptım ve bu ikinci toplantım. Dolayısıyla bir itiraz süreci varsa bizim yapmamız gereken buna akıyla riayet etmek ve sonucu beklemek. Fazla gürültü yapan sonuç alır. Hukuk devletinde böyle bir şey olmaz. Parmak sallamayla hiçbir hukuk adamına karar verdiremezsiniz. Bu seçim başlı başına mundar olmuş bir seçim."