20 Temmuz 2018 Cuma

Şilan Geçgel

Karl Marx, tüm yaşamı boyunca işçi sınıfını anlamaya, koşullarını incelemeye, sınıflar arası çelişkiyi tanımlamaya, çözümlemeye ve düzeltmeye çalışmış tarihi bir isimdir. 1818 yılında Almanya’da doğumundan, 1883 yılında Londra’da hayatını kaybedene kadar onlarca sayısız eser yazmıştır. 

Bir bütün olarak Marx’ın kitaplarını okumak ve fikirlerini özümsemek ise sistemli ve programlı bir okuma uğraşını beraberinde getirir. Kitapları onlarca dile çevrilmiş; anlaşılmış, tartışılmış, okuruna yeni ufuklar açmış olan Marx’ın, belki de en az bilinen eseri “İşçi Anketi”dir.

Marksist yazar sevgili Onur Bütün’ün dikkati ve özeni sayesinde, görece gölgede kalmış olan bu kıymetli “İşçi Anketi” bugünlerde gündemimize girmiş bulunuyor…
2018 yılında iki kitabını peş peşe çıkaran Onur Bütün, öğretmenlik yaparken, sendikal örgütlenme ve eğitim çalışmaları da sürdürmüştür. Bununla da kalmamış; Eğitim-Sen, Tarih Vakfı, Özgür Üniversite ve İşçi Üniversitesi’nde Marksizm üzerine seminer ve eğitim çalışmaları içerisinde görev almıştır.

Kadın hakları mücadelesi ve Feminizm gibi başlıklarda çeşitli yazılar kaleme almış, bu yazılar birçok ilgilisi tarafından merakla takip edilmiştir.

Onur Bütün, 2018 yılında çıkardığı iki kitabının haricinde; Yedi Kat Yerin Altından Uğultular Geliyor/Yeni Çeltek’ten Soma’ya Maden İşçileri (Dipnot Yayınları), Karşı-İşgal/Derleme (Siyah Beyaz Yayınları, Kolektif Çalışma), Değişen Arkeoloji/Changing Archaelogy (Ege Yayınları, Kolektif Çalışma) isimli kitapların da yazarıdır.

Kısa öykülerinden oluşan “Gülümsemeler” isimli kitabı Alakarga Yayınları tarafından Nisan 2018’de yayımlanmışken, bugün yazımıza konu olan “Marx’ın İşçi Anketi- Üzerine Bir İnceleme” isimli kitabı Mayıs 2018’de Ayrıntı Yayınları’ndan çıktı.

Enternasyonal Marşı’yla başlayan kitabımız toplamda birbirini bütünleyen beş bölümden oluşuyor.

İlk bölümde yazarın İşçi Anketi’ni nasıl fark ettiği üzerinde başlayan sohbeti; bizleri kimsenin bu anketi bilmediği, üstüne düşünmediği, anketi yayımlamadığı 1970’li yıllara götürüyor.

Ülkenin genel siyasi atmosferi bir yana o dönemde herhangi bir sol yapı tarafından gündeme alın(a)mamış olan “Marx’ın İşçi Anketi”, Mart 1970’te Genç Sinema Dergisi’nde yayımlanıyor. “Marx’ın İşçi Anketi”nin neden bir siyasi dergi değil de, bir sinema dergisinde yayımlandığının cevabını ise okur düşünedururken, yazar cevabı kitabın ilk bölümünde Genç Sinema Dergisi ekibinden Ahmet Soner’le yaptığı söyleşide buluyor.

İkinci bölümde “Marx’ın İşçi Anketi” üzerine çalışırken nelere odaklandığı, hangi çalışmaları yaptığı ele alınıyor. Yine kronolojik süreç içinde yaşanan 1871 Paris Komünü, Marx’ın Paris Komünü karşısındaki tutumu da ankete giden yolda önemli bir düşünsel uğrak olarak önümüze çıkıyor. Bugün bile Marksizm/ Anarşizm tartışmasının kökeni olarak kabul görebilecek olan komün deneyimi, Lenin’in de Ekim Devrimi öncesinde kaynak aldığı bir veri olmuşken, aynı deneyimin işçi anketindeki birçok soruya da etki ettiği okur tarafından fark edilecektir.

Komün deneyimi karşısında Marx, Fransız Üçlemesi’ni oluşturan eserlerinden sonuncusu olan, “Fransa’da İç Savaş” kitabında ise şöyle yazmıştı:
“Komün’ün gerçek sırrı şuydu: O, özünde, bir işçi sınıfı hükümeti, üretenlerin mülk edinen sınıfa karşı mücadelesinin sonucu, emeğin iktisadi kurtuluşunun gerçekleşmesini sağlayabilecek olan en sonunda keşfedilmiş siyasi biçimdi.’’

Kitabımızın üçüncü bölümünde “İşçi Anketi” hedef kitlesi olan işçilerin nasıl bir özne olduğu üzerinde duruluyor. Aynı zamanda ankete doğru uzanan tarihsel süreçte – 1880 konjonktüründe- yaşanan tarihsel gelişmeler üzerine yoğunlaşılıyor. Yine bu başlık altında Marx’ın sosyoloji alanına olan etkileri de ele alınıyor. 
“Aslında Kapital, her şeyden önce, sosyolojik tarzda, yani toplumsal kurumların tarihi olarak yazılmış toplumsal tarih çalışmalarının en eski ve en değerlilerinden biridir’’

Bu kısımda ele alınan ve en çok dikkat çeken tarihlerden biri 14 Temmuz 1880 olsa gerek… 

“14 Temmuz 1880’de Tüm Fransız kamu kurumlarının levhalarına ‘Özgürlük, Eşitlik, Kardeşlik’ sloganının yazılması için kanun çıkarıldı.’’ 

Dördüncü bölümde; kurulan Fransız İşçi Partisi ve programı kendine yer bulurken, Guesde, Malone ve Marx Revue Socialiste’de yayınlanacak olan İşçi Anketi’ni hazırlama süreçleri işleniyor. Anketin genel değerlendirilmesi ise yine bu bölümde öznel olarak ele alınıyor. 

Kitabımızın beşinci ve son bölümünde ise kitabımızın esasını oluşturan İşçi Anketi üzerinde duruluyor.

Marx tarafından Fransızca yazılan ve 28 Nisan 1880 tarihli Revue Socialiste’te yayınlanan bu işçi anketi 101 soru ve dört bölümden oluşuyor. Solieste’in yazı işleri ankete şöyle bir not yazıyor:

“Bu çağrı 25.000 nüsha şeklinde basıldı ve tüm işçi derneklerine, tüm sosyalist ve demokratik gruplara ve çevrelere, tüm Fransız gazetelerine ve talep eden tüm kişilere sayısız nüshalar halinde gönderildi.’’

Anketin birinci bölümündeki ilk soru “Mesleğiniz nedir?’’ sorusu bugün gündelik hayatımızın da ilk iletişim cümlelerinden olduğundan oldukça tanıdık gelecektir.
Anketin tamamını okuyan okur için anket, yabancı- uzak bir metin olmanın aksine, olabildiğince tanıdıktır. Bugün birçok alanda farklı şekillerde önümüze gelen bu sorular; kitapta da okur üstüne düşünebilsin ve belki soruları yanıtlayabilsin diye düşünülerek aralıklı bırakılmış görünüyor.

Kitabımızın bir öğretmenin –sevgili Onur Hocanın-  zarif ve detaycı tutumuyla ince ince yazılması okura büyük kolaylık sağlamış. Beş bölümle ve alt başlıklarıyla kronoloji gözetilerek ele alınan başlıklar okurun anlam bütünlüğü içerisinde sağlıklı bir okuma yapmasına olanak tanımış.

Anketin esasında ise okurun rahatlıkla fark edeceği iki temel nokta vardır:

Bunlardan birincisi; Marx’ın işçilerin yaşam alanlarını ve iş yerlerinin mevcut durumuyla, üretim ilişkileri arasındaki dinamiği ve üretim ortamının koşullarına dair sağlam bir birikimi olduğu gerçeğidir. Marx anketi “dışarıdan” bir gözle değil; aksine bildiği, takip ettiği, gözlemlediği bir gerçekliğe dair ‘içeriden’ bir gözle oluşturmuştur. Bu sebeple elimizdeki anket bugün hâlâ emek mücadelesinin esasını ve yöntemini değerlendirmek için bizlere kapı aralarken, çözüm bulma noktasında da geçerliliğini koruyan sorulardan oluşmaktadır. 

Ankete dair ikinci kritik nokta denetim ve bağımlılık denkleminin bugün hâlâ işçi ve işveren üzerinde ne kadar belirleyici olduğu gerçeğidir. Bu durum anketi okuyan ve yanıtlayan okurları kuşkusuz bu konu üstüne düşündürecektir. İşçi üzerindeki denetimin doğrudan işverende olması, işçinin yapısal durumundaki iyileştirmeler için de işverene bağlılığının kanıt ve kayıt altına alınabilmesi işçiden yana bir hukukun ihtiyacını düşündürecektir. 

Asıl üzücü olan ve telafi edilmesi gereken temel nokta;  Türkiye’de 1970 yılında yayımlanan ancak üstüne çalışmaların yapılmadığı, hakkıyla kullanılmayan bu anketin bugün ele alınması zorunluluğudur.

Yazar Onur Bütün, kitabın ikinci bölümünde Marx’ın yoğun çalışma temposunu aktarırken, onu, “kendi hayatının hırsızı’’ olarak tanımlar. Kuşkusuz Marx’ın çalışmaları için giriştiği yoğun fedakarlık süreçleri bu tanımı haklı kılar.

Onur Bütün tarafından kaleme alınan bu kıymetli inceleme kitabı; bugün ülkemizde “kendi hayatının hırsızları’’ olarak gecesini, gündüzünü sınıf mücadelesine, sendikal faaliyete adayan onlarca insan için, sosyalistler, komünistler ve direnenler için bir referans metnidir diyebiliriz. Hâlâ güncelliğini koruyan ve belli ki uzun süre de koruyacak olan “Marx’ın İşçi Anketi”, bugün heyecanla okurlarını beklemektedir.

Bu incelemenin özel bir teşekkürü de hak ettiğine değinmeden geçmeyelim. Bugün erkeklerin sesinin en gür çıktığı ve kadınların görünmek için hırpalandığı onlarca alandan sadece ikisi: edebiyat ve sınıf mücadeleleri alanı…

Kadınların da sınıf mücadelesine taş taşıdığı, bu alanda üretime katkı koyduğu, yazdığı, düşündüğü, sorguladığı ve en önemlisi sorgulattığı bir durum söz konusu. 
Sevgili Onur Bütün, İşçi Anketi’ni fark etmesini sağlayan Dr. Nadir Sevinç’e kitabının önsözünde teşekkür ediyor. 

Biz de hem Nadir Sevinç’e, hem de kendisiyle yapılan bir röportajda:

“Öncelikle kadınım ve bu kimliğimle yazıyorum. Bu ifadeyi kullanmam bile erkeklere oranla dezavantajlı olduğumuzun bir göstergesidir. Bizim görünür olma mücadelemiz hayatın her alanında sürüyor’’ diyen sevgili Onur Bütün’e bu değerli inceleme kitabı için teşekkür etmeyi borç biliriz.   

KÜNYE: Marx’ın İşçi Anketi Üzerine Bir İnceleme, Onur Bütün, Ayrıntı Yayınları, Mayıs 2018, 160 sayfa.