20 Haziran 2018 Çarşamba

Seher Ünver

1 Mayıs işçi sınıfının birlik, mücadele ve dayanışma günüdür.

İlginç bir rastlantıdır ki 1Mayıs  Behice Boran’ın da doğum günüdür.

1 Mayıslar onun siyasi yaşamında da hep çok önemli izler bırakmıştır.

İlk aklımıza gelen  1979 1 Mayısıdır.

Yasaklı 1 Mayıs günü Behice Boran’ın verdiği demeç anlamlıdır.

“Önce 1 Mayıs yasaklandı. Sonra sokağa çıkma yasağı ilan edildi.

Aklın alamayacağı bir  terör havası estirilmek isteniyor. Niçin ?

İşçi ve emekçilerin, silahsız ve saldırısız yapmaya hazırlandığı ve geçmişte yaptığı kutlama törenlerini önlemek için.

Hükümetin sıkıyönetim aracılığı ile yürüttüğü anti demokratik baskı politikasını, anayasanın emanet edildiği yurttaşlardan biri olarak  protesto ediyorum. Bu protestomu dile getirmek için sokağa çıkıyorum…”

Behice Boran 69 yaşında sokağa çıkma yasağını delerek Merter’den Taksime uzanan uzun yürüyüşte partili arkadaşlarıyla birlikte en ön saflarda yerini aldı.

Sokağa çıkanların üzerine dipçiklerle saldırıldı.

Sıkıyönetim mahkemelerinde davalar açıldı.

Behice Boran tutuklandı. Davutpaşa Cezaevinde 21 gün tutuldu.

Hakim karşısında;

“-Merter neresi, Taksim neresi, uzun yol, siz yaşlısınız, nasıl gideceksiniz?”

“-Dinlene dinlene” anekdotu hafızalardadır.

Yaşamı boyunca sosyalizm mücadelesini davası olarak benimseyen, eşitlik ve özgürlük kavgasına büyük bir inançla sahip çıkarak bunun gereklerini yerine getiren Boran, TİP Genel Başkanı, sosyalist bir kadın, milletvekili, bilim insanı ve barış savunucusudur.

Sosyalist siyasette ilkleri gerçekleştiren ve önemli bir miras bırakan Behice Boran’ın tespitleri bugün de geçerliliğini korumaktadır.

Bundan tam 41 yıl önce Türkiye’deki durumu işçi sınıfının mücadelesi ve demokratik toplumsal muhalefet açısından değerlendiren Boran, ivedi güncel sorunun tırmanan faşizm olduğunu, sermaye sınıfına ve onun temsilcilerine karşı sosyalist iktidar mücadelesi verilmesinin, her hal ve şartta sosyalistlerin görevi olduğunu belirtmiştir.

Behice Boran devrimi başarmak için  hem bilgili, bilinçli, yetenekli hem de güçlü olmak gerektiğini, umudun  işçi sınıfında ve Türkiye işçi partisinde olduğunu her daim vurgulamıştır.

Bugünün Türkiye’sinde de  işçi sınıfıyla, emekçi kitleleri faşizmin demir ökçesi altıda ezecek saray rejimi tarafından, baskı ve şiddet her geçen gün tırmandırılıyor.

Bu koşullarda  sermaye ile hesaplaşıp, siyasi iktidarı hedefe koyacak olan  güç işçi sınıfı ve onun politik hareketidir.

1 Mayısı bu düşüncelerle karşılıyor, Behice Boran’ı doğumunun 108 .yılında saygıyla anıyoruz.